Bu ülkede sporu yöneten yok mu

Haberin Devamı

İPİN ucu kaçıyor.. Tecrübeyle sabit, futbolun başındakiler böyle kontrolü kaybetmeye başladıkları zaman ilk etkilenen tribünler oluyor.. Kitleler sokaklara dökülüyor, kendilerine hedef seçiyor, bazen organize çeteler işin içine giriyor, kan dökülüyor..

3-5 sene önceyi hatırlayın.. Ahmet Çakar’a 5 kurşun sıktıranları, Ferudun Niğdelioğlu’nu bıçaklatanları, Kaya Çilingiroğlu ve Engin Verel’i vurduranları, Abdullah Çevrim’i dövenleri.. Belki bazıları futbol odaklı değildi ama aynı dönem içinde gazeteciler-yorumcular keklik gibi avlanıyordu.. Çoğu fail-i meçhul kaldı.. Farkında değillerse uyarayım: Bazı kafalar yaptıkları saçmalıklarla avlanma sezonunun yeniden açılmasına çanak tutuyor..

Üst üste gelen birkaç saçmalığı sıralıyorum:

***


TARİH: 15 Aralık 2008..

Bursa’ya ofsayt golle yenildikleri maçtan sonra Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, “Hakemler Eskişehir maçında da hata yaparlarsa, biz bu seyirciyi nasıl durduracağız?” dedi.. Durumdan vazife çıkaran yaklaşık 150 Trabzonlu, Levent Metro Girişi’nde toplanıp federasyon binasına protesto yürüyüşü yaptı.. MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ı kast ederek “Ermeni Oğuz’a Trabzon’da soykırım” diye sloganlar attı.. Pankartların içinde bir tanesi vardı ki, polis marifetiyle indirildi, insanın kanını dondurur: “Yasin’lerle çıktık yola.. Ogün’ler çok yakında...”

Taraftarın bir bölümü Hrant Dink suikasını gerçekleştiren Yasin Hayal’leri, Ogün Samast’ları işin içine karıştırdığına göre, yarın-öbür gün Trabzon’da maç yöneten, Trabzon aleyhine hata yapan bir hakemin başına neler gelebileceğini hayâl edebiliyor musunuz?

Bu konuda hiçbir adli veya idari kovuşturma yapılmadığının da altını özellikle çizelim..

***


TARİH: 22 Aralık 2008..

G.Saray’a 4-2 yenilen Beşiktaş’ın başkanı Yıldırım Demirören, VIP Salonu’nda karşılaştığı PFDK Başkanı Av. Reşat Bostan’a şunları söyledi: “Onun an.... s....m! Bunu Oğuz’a aynen ilet! Maçın bitişini beklemeden kaçtı, kendisine söyleyemedim..”

Aynı maçın bitiminde Beşiktaşlı 5 yönetici, sahanın ortasına kadar inip hakeme tepkilerini gösterdiler.. Her biri 15’er gün, Demirören 3 ay ceza aldı..

***


TARİH: 29 Aralık 2008..

Aziz Yıldırım, özel işleri için Rusya’ya uçarken Atatürk Havalimanı’nda Cihan Haber Ajansı’nın muhabiriyle tartıştı.. Yıldırım’a göre “Defalarca uyarmasına rağmen muhabir çekim yapmaya devam etti.. Kendisi bunun üzerine sinirlendi ve tepki gösterdi..” Muhabire göre ise kamuya açık alanda haber amaçlı görüntü alma hakkını kullanıyordu..

Aziz Yıldırım, o muhabire bütün gazetecileri kast ederek “Hepiniz şerefsizsiniz” dedi.. Araştırdım, gerçekten de aynen böyle demiş..

CHA olayı biraz çarpıtarak servise koydu.. Konu medyaya yansıdı.. Ama Aziz Yıldırım en ufak bir özür dileme nezaketini bile göstermedi..

Kişisel olarak dilediğini yapar.. Ama F.Bahçe Başkanı.. Daha da önemlisi 18 Süper Lig kulübünü temsil eden Kulüpler Birliği’nin başkanı olarak bütün medyanın şerefini sorgulama hakkı taşıdığını düşünmesi sadece Türkiye’de rastlanabilecek bir hastalık..

Bu tarzı canı istediği zaman Başbakan Erdoğan, sinirlendiği zaman Milli Takımlar Teknik Direktörü Terim de kullanıyor.. Maalesef çoğu kişi hiç rahatsız olmuyor.. Ama rahatsız olması gerekenler var..

Bu ülkede futbolun başı yok mu?

Bu ülkede sporun başı yok mu?

Bu medyanın başı yok mu? TSYD var gözüküyor ama “kına”maktan başka bir iş yapamıyorlar.. Onların bu kınamaları yüzünden memlekette kına kalmadı, yine de kimsenin tındığı bile yok..

***


SPORDAN Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, tarihte benim gördüğüm en başarısız Spor Bakanı Mehmet Ali Şahin’den sonra fırtına gibi bir giriş yapmıştı.. Ama o da giderek “şahin”leşiyor..

Hadi medya korkuyor.. Hadi federasyon “Aman yeni geldik, başımıza bela almayalım” diyor..

Peki bu ülkenin spordan sorumlu bakanı niye sorumlu bir ses çıkarıp Aziz Yıldırım’ı kınayamıyor? Başesgioğlu’nun bu 2. vukuatı.. İlkini hatırlayalım..

***


TARİH: 9 Kasım 2008.. Yer: Saracoğlu Stadı Şeref Salonu.. Gözünün önünde F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile G.Saray Asbaşkanı Haldun Üstünel ağız dalaşı yapıyorlar.. Üstünel diyor ki, “O Mahmut’u (Uslu) susturmazsan, gece onu evinden alırım..” Yıldırım karşılık veriyor: “O kadar kolay mı bu işler? Esas ben seni evinden aldırırım..”

Başesgioğlu bu diyaloğu F.Bahçe-G.Saray derbisini izlermişcesine takip ediyor.. Yanında şimdiki Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ve İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah da var..

Üçü de kılını kıpırdatamıyor.. Ertesi gün soruşturma açamıyor.. Ceza veremiyor.. Kınayamıyor bile..

Belki onlar da korkuyor.. O gün susanların, bugün tek laf etme şansları var mı? Edemiyorlar işte..

***


GİDİŞAT kötü.. 6 takım zirve yarışında.. Hakemler ‘saatli bomba’ gibi.. Potadan düşen kulüplerin yöneticileri “Hata bizde” demeyeceğine göre..

İki “olağan şüpheli”yi hedef gösterecekler..

“Hakemler puanlarımızı çaldı.. Medya ise karşı takımı tuttu” deyip aradan sıyrılmaya çalışacaklar.. Taraftar, hakemler ve medya ile karşı karşıya gelecek.. Hep aynı senaryo.. Hep aynı yüzler..

Bakalım bu gidişe hangi babayiğit el koyabilecek?

DİĞER YENİ YAZILAR