GÜİZA için Atletico Rentistas’a ödenen 5.3 milyon Euro’nun sebebini sorguluyoruz bir süredir.. F.Bahçeli yöneticiler sağolsunlar, sorularımıza bazı belgelerle yanıt vermeye çalışıyorlar ama konuyu yanlış yere bağlayıp bizi F.Bahçe taraftarının önüne atıyorlar.. Nasıl mı?
İŞTE geçen cuma günü taraftarla ekranda yapılan sohbet sonrası fenerbahce.org’da çıkan Şekip Mosturoğlu açıklaması:
“GÜİZA’NIN fiyatı 15 milyon 300 bin Euro ve 3 taksitte ödenecek.. Yayınlanan belge 3. taksidi kapsıyor.. Anlaşmada F.Bahçe, Güiza, A.Rentistas ve Mallorca’nın imzaları var.. Rentistas’a ödeme yapılmasını Mallorca istedi.. Güiza için 5 menajere para ödendiği söyleniyor.. Hayır, bakın işte menajerlik sözleşmesine.. 3 şirketle anlaşma imzaladık ve komisyonu kendi aralarında paylaştılar..”
VE can alıcı bölüm: “Kulüp tarafından doğrulatılmayan haberlerle iletişim bize zarar veriyor. Bunu yapanların niye yaptığı konusunda, F.Bahçe taraftarının her şeyin farkında olduğunu düşünüyorum.”
ALİ Koç da Appiah konusunda kulaklarımızı çınlatıyor: “FIFA nezdinde Türkiye’nin durumu ortada.. Bu konjonktürde Appiah’tan 2.2 milyon Euro almamız büyük başarı.. Ama bazı gazeteler bunu ‘Büyük başarı’ olarak lanse ederken, bazı gazeteler ‘Başarısızlık’ olarak gösteriyor.. Bunların arkasında kimlerin olduğunu biliyoruz ve zamanı gelince adreslendireceğiz.. Taraftarımız da bunları biliyor..”
BU iki açıklamanın meali şu:
* Bizi bilinçli olarak yıpratmak isteyen medyacılar var..
* Bunların arkasında F.Bahçeli bazı muhalifler bulunuyor..
* 2 konuda da açığımız yok ama özel bilgilerimizi kamuoyuyla paylaşmak canımızı sıkıyor..
* Taraftarımız her şeyi biliyor.
ŞİMDİ gelin de kayıtsız kalın o basın toplantısına..
KONUYU fazla dağıtmadan direkt adres göstererek bazı tespitleri yapmamız gerek..
1 GÜİZA’NIN fiyatını F.Bahçe resmen 14 milyon Euro olarak açıklamıştı.. Bu rakam aslında 15.3 milyon Euro imiş..
2 BU transferde Juan Figer’in paravan kulübünün yer almasını Mallorca istemiş.. Aynı kulüp, Alex ve Maldonado transferlerinde de var.. Bu Figer bana güven vermiyor.. F.Bahçe’nin umarım bir bildiği vardır..
3 BİZ sayfalarımızda hem kendi belgelerimize ve sorularımıza, hem de F.Bahçe’nin savunmasına yer veriyoruz.. Oysa F.Bahçe bize, 2 saniye ekrana gösterildiği için içeriğinin ne olduğunu bilemediğimiz bazı belgelerle ve suçlayıcı bir üslupla yanıt veriyor.. Biz F.Bahçe’nin bir suistimali olduğunu öne sürmedik ki hiç.. Sadece kulübün bu ilişkileri açıklamasını istedik.. Ne yazdığımızı bilmeyen F.Bahçe kamuoyu ise bu şekilde bize tepkiye koşullandırılıyor..
4 APPIAH’I 8 milyon Euro’ya Juventus’tan satın aldıktan sonra 2.2 milyon Euro’ya elinden kaçırmak başarı sayılıyorsa, bunu söyleyenler ya F.Bahçe’nin büyüklüğünün farkında değil ya da F.Bahçe Appiah davasında yüzde 100 haklı değil.. Olsa olsa F.Bahçe’nin Appiah için ödediği 8 milyon Euro’ya yakın bir parayı kurtarması başarı sayılabilir.. Ötesine beni kimse ikna edemez..
5 EN aklı başında yöneticiler bizi böyle taraftara şikayet eder ve “Taraftarımız her şeyin farkında” derse bu, “Bunlar bize düşman” anlamına gelebilir rahatlıkla.. Bu tarz, Sayın Koç ve Sayın Mosturoğlu ile aramızdaki hukuka hiç uymuyor..
GELELİM en önemli mevzuya..
F.BAHÇELİ 2 yönetici “VATAN gazetesinin haberlerinin arkasında kimlerin olduğunu biliyoruz” diyerek haberlerimizin arkasında Tahir Kıran, H.Bilal Kutlualp, Sadettin Saran, Şadan Kalkavan gibi muhalifler olduğunu ima ediyorlar galiba.. Burada net olarak kendimi bağlayayım da yarın-öbür gün tatsızlık çıkmasın..
* TAHİR Kıran’ı hayatta 2 kere görmüşlüğüm var, hiç tanımam.. Ayrıca kendisi bizi hiç sevmez daha önce yaptığımız haberlerden dolayı.. F.Bahçe’ye başkan veya yönetici olabilecek kalibrede olduğunu da düşünmüyorum..
* KUTLUALP futbol şubesine iyi hizmet etmiş bir yöneticiydi.. Transfer işlerini van Hooijdonk, Anelka, Alex gibi örneklerden dolayı iyi bildiğine inanıyorum.. Ama şu an o da başkan olamaz..
* SARAN eski bir dostumdur.. Ama F.Bahçe’de kendisine bir gelecek kurmaya çalışmasının hem F.Bahçe, hem de kendisi için zararlı olacağı aşikârdır..
* ŞADAN Abi’yi yakın dostu olan yazarımız Selim Soydan’dan dolayı iyi tanırım.. Adaylığına saygı duyuyorum.. Yine de eğer F.Bahçe kongre üyesi olsam, Yıldırım ile Şadan Kalkavan arasında geçecek bir seçimde, oyumu Yıldırım’dan yana kullanırdım..
YANİ bazı beyefendilerin buyurduğu gibi değil her şey; bu gazetenin ve benim ima ettikleri insanlara yakınlığım/uzaklığım ancak bu kadardır.. Ötesi de yakışıksızdır ve iftiradır..
* ŞUNU da belirteyim, Sayın Koç ve Sayın Mosturoğlu ile tanışıklığım/yakınlığım sözü edilen 4 kişiden fazladır.. Ve.. Şu ana kadar adını andığım insanlar içinde, Yıldırım’ın görevi bırakması halinde F.Bahçe Başkanlığı’nı hakedecek kişi tektir: Ali Koç.. Kendisi de böyle düşündüğümü gayet iyi bilir..
O ZAMAN nereden çıkıyor bu imalı dokundurmalar? Niye tartışmaya açılan her konu veya sorulan her soru böyle büyük suçlamalar ile geri iade ediliyor?
TÜRKİYE’DE gazetecilik yapmak ne kadar da zor..
G.SARAY taraftarları F.Bahçeli yaftası vurup “Aziz Yıldırım’ın tetikçiliğini yapıyorsunuz” diye bizi suçluyor.. Çünkü durumları şu anda ortada olan yöneticileri buna çanak tutuyor..
F.BAHÇE taraftarları “Aziz Yıldırım ve F.Bahçe düşmanısınız” diye kızıyor.. Çünkü “Muhalefetin adamısınız” diyen yöneticileri buna çanak tutuyor..
BEŞİKTAŞ muhalifleri “Yıldırım Demirören’i kolluyorsunuz” diye şikayet ediyor.. Demirören “Beni çok eleştiriyorsunuz, küstüm” diyor..
MAALESEF medyayı mitralyöz gibi kullanmak alışkanlık olmuş.. Kimse doğrudan yana değil.. Kendi yanlışlarına gösterilecek tepkiyi medyaya kanalize etmek galiba kolaylarına geliyor..

