AZİZ Yıldırım’ın önceki gün düzenlediği basın toplantısını değişik bir gözle izledim.. Yıldırım’a sadece F.Bahçe Başkanı olarak değil sıradan bir ‘insan’ olarak da baktım.. Böyle bakarken en fazla dikkatimi çeken şey konuşurkenki vücut dili oldu.. Onu 11 senedir ilk defa bu kadar ‘bezmiş’ gördüm.. Hayattan bezmesi için aslında geçerli sebepleri var Yıldırım’ın..
TRANSFERLERİN hiçbiri (Güiza, Emre, Aragones, Burak vs.) bekleneni veremedi.. F.Bahçe gibi kulüplerde transferde yüksek isabet sağlayamazsan, üstelik de “Ben hem inşaattan anlarım, hem futboldan” diyen iddialı bir başkan için işler zorlaşır.. Geçen sene Avrupa’yı titreten takımın yerinde yeller esiyor.. Bırakın Avrupa’yı, Türkiye’deki durumları bile tartışılır.. Beğenmedikleri Zico ile Chelsea’ye kafa tutan F.Bahçe, toplam maliyeti 100 trilyonu bulan harcamaya rağmen daha geçen hafta 10 kişilik İstanbul B.Ş. Belediyesi’ne bile boyun eğdi.. Zirveyle fark şimdiden 7 puana çıktı.. Şu global krizde yaşanması muhtemel ekonomik zorluklardan ise söz etmiyorum bile.. Çünkü her kulüp aynı şeylerle uğraşıyor.. Sağlık sorunlarından bahsediyorlar, ben bildim bileli Aziz Yıldırım’ın bazı rahatsızlıkları vardı..
BEL ALTI SALDIRILAR
HERHANGİ bir tanesi bile normal bir bünyeyi bezdirebilecek bu gelişmelerin, Aziz Yıldırım’ı öyle derinden etkileyeceğini sanmıyorum.. Bana kalırsa Yıldırım’ın esas derdi F.Bahçe Kulübü içinde neredeyse 6-7 senedir esamesi bile okunmayan muhalefetin hareketlenmesi.. “Bana ve aileme saldırı oldu.. Bunlar bel altı hareketler.. Muhtemeldir ki, başka saldırılar da olacak” diyerek önemli bir noktaya dikkat çekiyor Yıldırım.. Internette dolaşan “F.Bahçe Başkanı yasak aşk yaşıyor” haberi belki de bu saldırıların işaret fişeği..
İŞTE bu nokta çok önemli.. Eskiden F.Bahçe’de başkanlık için yarışan rakipler birbirlerine gözdağı vermek için akla hayâle gelmedik yöntemler kullanırdı.. Çoğunlukla bel altına inilir, seviye kasıtlı biçimde aşağı çekilirdi.. Bunlar da normal karşılanırdı.. Benzer görüntüleri G.Saray, Beşiktaş veya Trabzonspor başkanlık seçimlerinde de gözlemlerdik, gözlemliyoruz da hâlâ..
AMA artık F.Bahçe çok değişti.. Eğer F.Bahçe camiasının iddia ettiği gibi bu kulüp kurumsallaştıysa, büyük bir marka değeri taşıyorsa, herkes başkana şimdiye kadar hiçbir liderin görmediği kadar büyük saygı gösteriyorsa, bu yarışın daha ‘fair’ geçmesi ve daha sağlam kriterlere göre cereyan etmesi gerekiyor. Son günlerde Aziz Yıldırım’la ilgili onlarca söylenti dolaşıyor ortalıkta.. Bunları ortaya atanlar, belki de “Aziz Yıldırım aynısını defalarca bize uyguladı” şeklinde savunma geliştiriyor olabilirler.. Ama yanlışa yanlışla cevap vermek hiç akıl kârı değil..
KILIÇLA YAŞAYAN...
FUTBOL takımı bu şekilde kötü futbol oynar ve en büyük favori olarak başladığı şampiyonluk yarışında geri düşmeye devam ederse, tekrar aday olması halinde Aziz Yıldırım’ın başı çok ağrıyacaktır zaten.. Ama iş spor dışı başka mecralara çekilirse, bundan Aziz Yıldırım dışında, başta futbol takımı olmak bütün camianın zarar göreceği de muhakkak.. F.Bahçe’de yönetimin sözünü ettiği kadar ‘derin’ bir muhalefet olup olmadığını bilemiyorum.. Ama bildiğim tek bir şey var:
HERKESİN aklını başına devşirmesi gerek.. Yıldırım’ı ‘derin’ yöntemlerle alaşağı etme hayâli kuranlar, “Kılıçla yaşayanın kılıçla öleceğini” de hesap etmeli.. Bugün Yıldırım’a lâyık gördükleri muamele, bakarsınız gelecekte bu tezgahları kuranların da başına gelebilir.. Kaybeden her seferinde F.Bahçe olur..
Aziz Yıldırım’ı nasıl gördüm?
Haberin Devamı

