Türk futbolunun takkesi 12 Ağustos akşamı düştü, başımızdaki havaalanını anımsatan büyüklükteki ‘kel’ yeniden ortaya çıktı..
12 Ağustos Pazar günü, Turkcell Süper Lig’in ilk hafta maçında Trabzonspor ile Sivasspor karşılaştılar.. Maç 1-0 Trabzonspor’un galibiyetiyle sürerken çıkan olayları hepiniz biliyorsunuz.. Bitime 27 saniye kala Trabzonlu taraftarların sahaya girmesi üzerine hakem Bülent Demirlek hakem odasına gitti ve maçı tatil etti..
Haluk Ulusoy Federasyonu’nun başına büyük dert olan gelişmeler, işte tam bu dakikalarda başladı..
Trabzonspor Başkanı Nuri Albayrak, stadın Şeref Tribünü’nden direkt olarak ‘yakın dostu’, ‘kardeşi’ Haluk Ulusoy’u aradı ve şunları söyledi:
“Bak başkan, burada tatsız olaylar çıktı. Biz seni zor durumda bırakmak istemiyoruz, tek isteğimiz adalet.. Hakem içeri gitti, sahaya dönecek mi, bilmiyorum. Ama eğer dönmezse bu olay, ilerde bazı şeylere emsal teşkil eder. Yarın-öbür gün F.Bahçe-G.Saray maçında sahaya biri atlarsa, maçları tatil etmek zorunda kalırsınız.. Biz burada ne hatamız varsa çekeriz.. Ama sahadaki 3 puan bizim hakkımız.. Hakem dışarı çıksın, maçı bitirsin, ondan sonra bize ne ceza verirseniz boynumuz kıldan ince olur..”
Ulusoy’un yanıtı ise “Abi, ben lavabodaydım. Senin telefonun üzerine çıktım. Ne olduğunu bir öğreneyim, hemen sana geri dönüyorum..”
İki başkan o akşam bir değil, iki değil, tam 6 defa konuştular. Ulusoy, her seferinde Albayrak’a “Tamam abi merak etme, hemen hakemlerle konuşuyorum, maçı devam ettireceğim” dedi..
Ama sonuçta maç tatil edildi, Trabzon 5 maç, Sivas 250 milyar lira ceza aldı.. Maçın sonucu ise en geç bu hafta sonu Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu tarafından ilân edilecek.. Muhtemelen de Trabzon 3-0 hükmen mağlup ilân edilecek..
Kimse yanlış anlamasın..
Futbol Federasyonu’nun Trabzonspor’a verdiği cezayı eleştirmiyorum..
Ama böyle kriz anlarındaki ‘Hallederiz’ refleksinin Türk futbolunu düşürdüğü kaos ortamını kabul edemiyorum..
Bizim, koskoca Türk futbolunun, Trabzonspor Başkanı aradığında “Nuri Bey, sakın kusura bakma! Sizinkilerin yaptığı da iş değil.. İster kız, ister darıl, ben burada hakemleri ve futbolun geleceğini düşünürüm. Bu maçı da tekrar başlatmam” diyebilecek kadar dirayetli bir başkanı niye yok?
Ya da Federasyon 2. Başkanı Affan Keçeci, 2-1 biten Kasımpaşa maçında yanında oturan Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in kendisine “Bıktık artık bu hatalardan.. Siz ne biçim federasyonsunuz” diye fırça attığında niye susup kalır? En azından tribünü terkedip en medeni ve kararlı tavrı niye sergileyemez?
Niye biliyor musunuz?
Çünkü bu federasyon o kulüplere göbeğinden bağlı..
Çünkü Ulusoy, 19 Ocak 2006’daki kazandığı seçimde Beşiktaş ve Trabzon’un 7’şer oyuyla başkan seçilebildi..
Çünkü bu iki kulüp olmasa, ne kadar FIFA’yı arkasına alırsa alsın, Haluk Ulusoy kalmamıştı, bitmişti, tükenmişti..
Bu nedenle onlardan biri yüzlerine püskürdüğü zaman, yağmur yağdı numarası yapıyorlar..
Ama nereye kadar?
Federasyon yönetimi eğer maçı 1-0 Trabzonspor lehine tescil etmezse, Trabzon camiası topyekün Ulusoy’a savaş açacak.. Henüz 2. haftadan hem de..
Trabzon’daki 6 profesyonel futbol kulübünün toplam 12 oyu var.. Buna Trabzon’un 7 oyunu da eklerseniz, Haluk Ulusoy görünürde genel kuruldaki en az 20 oyluk desteğini kaybedecek.. Görünmeyen zarar bence daha da büyük..
Eğer maç Trabzonspor’un 3-0 hükmen mağlubiyetiyle tescil edilmezse ise bu sefer bütün krizlerde Ulusoy’un arkasında duran Sivasspor başta olmak üzere, sahası 5 maç kapatılan G.Saray ve diğerleri bağırmaya başlayacak..
Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.. (Ama surata gelirse yağmur!)
Şu tablonun neresinde futbol var? ‘Futbola siyaset sokmayız’ diye atıp tutanlar, AKP ile cebelleşenler, aslında kendi siyaset oyunlarını oynamıyorlar mı? Bütün çabaları, bu oyuncağı kaptırmamak değil mi?
Bir de maçı deplasmanda oynayan Sivas’a verilen 250 milyarlık ceza var..
Herkes kapalı kapılar ardında şunu fısıldaşıyor: “Sivas zaten maçı kaybetmişti.. Hükmen galip gelirlerse, havuzdan 270 milyar lira galibiyet primi kazanacaklar.. Bu parayı kesmek için Sivas’a göstermelik ceza uygulanıyor.. Yani federasyon, 270 milyarı da Sivas’a yedirmeyecek.. Kamuoyuna ‘Bakın, Sivas’a da ağır ceza verdik, onları kollamadık’ diyecekler..”
Ben bu 250 milyar cezayı hiç anlamadım.. Cezanın sebebi, sahaya giren taraftarlara Sivaslı futbolcuların fiili eylemde bulunması..
Madem bu kadar bariz bir fiili eylem var, Sivas’ı hükmen mağlup etsene o zaman.. Aksine sen Sivaslı 3 oyuncuya 1’er maç ceza veriyorsun, o kadar.. Ama para cezası, Türk futbol tarihinde görülmemiş oranda büyük..
Niye büyük? Çünkü o para da nasılsa Süper Lig havuzundan gelecek.. Sivas’ın kasasından para çıkmayacak..
Dedik ya, ligin henüz 2. haftası..
Trabzon “Federasyon bizi hükmen mağlup ederse, Haluk Ulusoy’dan bunun hesabını sorarız. Onu nasıl göreve getirdiysek öyle göndeririz (bu cümleye dikkat!!)” diyor..
Sivas aportta bekliyor, “maçı 3-0 hükmen kazanmazsa, Ulusoy’dan desteğini çekeceğini” açıklıyor..
Beşiktaşlılar hakemi beğenmeyip federasyon 2. başkanına Protokol’de ‘fırça’ atıyor.. Yetmiyor, başkan stadı terkediyor..
Geçen sene çok rezalet yaşanmıştı..
Perde kaldığı yerden açıldı..
Peki bu olaylar, bu kavgalar sezonun 34. haftasında olsa, kan çıksa, millet birbirini kesse ne olacak? Bu rezaletin bitmesi için biz neyi bekliyoruz?
Ey Futbol Federasyonu’nun oluşturan kurul üyeleri..
Lütfen gidin..
Arkanıza bakmadan gidin hem de..
Yoksa sizi her seçimde ipten alan ‘cankurtaran’ kulüpleriniz, sizleri tüküre tüküre, döve döve gönderecekler..
Kimlerin desteğiyle geldiyseniz, onların desteğiyle gideceksiniz..
Kendi gururunuzu düşünmüyorsanız, Türk futbolununkini düşünün..

