Dün, kendilerine 'futbolu karanlık güçlerden kurtarma' misyonunu biçen AKP'li kadronun federasyon seçimlerinde çizdikleri zigzaglarla ortamı nasıl kaosa sürüklediklerini anlatmaya çalışmıştım, yaşanmış olayları aktararak...
Kimlerden kurtaracaklardı? Haluk Ulusoy, Mehmet Ali Yılmaz, Aziz Yıldırım'dan...
Kafanızı çevirip bir bakın. Son olaylarda en masum ve mağdur figürler, daha önce potansiyel tehlike olarak görülenler değil mi? Aziz Yıldırım kendini pozitif işlere adayınca F.Bahçe'yi artık ayrı bir kulvara soktu, gücüne güç kattı. Ulusoy, hayatında yapmadığı kadar sağlam bir stratejiyle başkanlık yoluna girmesine rağmen AKP'nin gadrine uğradı. Mehmet Ali Yılmaz "3813 sayılı futbol yasasını hazırlayarak futbola özerklik getirmekle halt etmişim" diyecek kadar kendinden utandı.
Tamam, futbol dünyası kirliydi ama siyasetin getirdikleri de çok çabuk kirlendiler.
Şimdi bu AKP'li karakterleri tanıyalım:
Hasan Doğan (RAMSEY firmasının ortağı, Tayyip Erdoğan'ın futbolu emanet ettiği yakın dostu, Federasyon Başkan Vekili)
Mehmet Ali Şahin (Başbakan Yardımcısı ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı)
Melih Gökçek (Ankara B.Şehir Bld. Bşk-Ankaraspor Onursal Başkanı)
Mehmet Özhaseki (Kayseri Belediye Başkanı)
Murat Aksu (İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'nun oğlu, Beşiktaş 2. Başkanı)
Nuri Albayrak (Trabzonspor Başkanı, Başbakan'ın yakın dostu)
Başbakan'ın İstanbul'da yaptığı son toplantıda Şahin dışındaki ekibin tamamı var.
Hasan Doğan genelde tek kaldı. Diğerleri hep "Hasan Doğan futboldan ne anlar? Tayyip Bey'e bizim kadar yakın olamaz" diyerek kendi bildiklerini yapıp bir yetki karmaşası doğmasına neden oldular. Doğan, Başbakan'dan "Şenes Erzik" mesajını almasına karşın, Erzik seçime girmek ve AKP'nin müdahalesine uğramamak için bunu kabul etmediğinden 'mecburen' Ayhan Bermek'i destekledi.
Gökçek, Albayrak ve Aksu ise ortak hareket ederek Haluk Ulusoy'un önünü açtılar, Şahin'in 2 gün önceki açıklamasına kadar onun sırtını sıvazlayarak "Hadi büyük başkan, önün açık" dediler.
YA FIFA BİZİ İZLERSE?
Ama Hasan Doğan, Bahçelievler'deki evinde Başbakan'la pazar günü yediği akşam yemeğinden sonra açık desteği ve kontrolü eline aldı. Hem bu üçlüyü, hem de Ulusoy'u taca attı. Halbuki diş macunu tüpten çıkmış, AKP'nin parmak izleri yayılmıştı. Hani Blatter yarın bir basın toplantısı yapıp "Türkiye'deki hükümet Futbol Federasyonu'na müdahale ediyor Bu, FIFA teamüllerine kesinlikle aykırı" dese kimin söyleyecek nesi olabilir merak ediyorum...
Aklıma başka sorular da geliyor:
Ayhan Bermek seçime girerken kendi listesini yapabilecek mi? Doğan'ın kontenjanından kaç yöneticiyi listesine alacak?
Bermek'in dürüstlüğüne kimsenin sözü yok. İyiniyetine de... Ama bu modelin Bıçakçı modelinden ne farkı olacak?
Bermek, 1 ay önce Fatih Terim'le ilgili konuştuklarını bir haklasın... Şimdi ise Terim'le yola devam edeceğini söylüyor. Fikrinin değişmesine kim ve neden sebep oldu? Futbol dışındaki tüm branşlarda da Türkiye'ye çöküş yaşatan AKP'li spor kadrosu, neden istifa edip kenara çekilmiyor? Bu sorum Mehmet Ali Şahin'e... Hakkında dava dosyalan olduğu için Ulusoy'a bu kadar net tavır koyan Başbakan Yardımcısı, Bermek'in listesine de bir göz atan. Aynı durumdaki tanıdıklara rastlayabilir belki!
Ve son not: Bu ekip Bermek ve Ulusoy'un çekilmesini sağlayıp Şenes Erzik'i aradan çıkarırsa, kimse şaşırmasın...
'AK'ıl oyunları
Dün, kendilerine 'futbolu karanlık güçlerden kurtarma' misyonunu biçen AKP'li kadronun federasyon seçimlerinde çizdikleri zigzaglarla ortamı nasıl kaosa sürüklediklerini anlatmaya çalışmıştım, yaşanmış olayları aktararak...
Haberin Devamı

