ŞU derbi denen şeyi adını yeniden koymak lazım.. Özellikle Kadıköy’dekilerin. Durum öyle bir hale geldi ki, F.Bahçe’nin formasını sahaya koysanız galip gelecek.. Bunun tek nedeni Daum’un, Lorant’ın, Zico’nun, Aragones’in yarattığı kahramanlık değil sadece.. Daha çok G.Saray takımının sahaya tabut içinde getirilmiş gibi Kadıköy’e çıkması..Tam bir canlı cenaze durumu.
FUTBOL bilim işi tamam.. Taktikle, teknikle oynanıyor. Mesela ilk yarıda F.Bahçe öyle koştu, mücadele etti ki, koşan 5 adamı 4 km.’nin üstündeydi. G.Saray’da ise ilk 5’in hepsi 4’ün altındaydı.. Koşmakla da olmaz futbol. Doğru koşacaksınız.
MİSAL Kazım Kazım.. Öyle koşular attı ki, Bolt futbola başlamış sandım.. Bir sağa koşuyor, Zan’ı bitiriyor. Bir sola depar, Servet’in beli kırılıyor. Eee, bir takımın iki tandemi ayakları gibidir. Onları keserseniz ne Arda, ne Elano, ne Keita’nın anlamı kalır. Topu onlar kullanamazsa, oyun kuramazsa ve de Ayhan-Sarp gibi iki ön libero da karşısındaki Cristian-Emre önünde ezilirse; maçı asla ve asla kazanamazsınız..
DERBİYİ F.Bahçe lehine çevirmiş gözüken temel hikâye bu.. Kazım bir tercihti.. Daum onu gol atması için değil G.Saray’ın direklerini çökertmesi için oynattı. Güiza, Semih dururken onun oynamasını 100 kişiden 99’u gibi ben de çok saçma buldum. Maçın anahtarı olmasa da akıllıcaydı, tuttu...
TAM bir Daum dahiliği.. Zaten Daum ne yapıyor, ne ediyor G.Saray derbilerinde bir icat yapıyor. 7 lig derbisinde 1 kez yenilmesi onun derbi ustalığını gösteriyor... Tesadüf olamaz ya!
NEDEN Daum derbi kazanıyor peki? Çok iyi taktisyen ya da çok iyi hoca olduğundan mı? Sadece Alman olduğundan.. F.Bahçe derbilere uygun taktikle (4-5-1) oynuyor. Çok agresif, tekmeye kafa vuracak kadar çılgınca saldırıyor. Daha ötesi F.Bahçe’nin olağan G.Saray motivasyonu var.
DÜŞÜNÜN.. Bir gün önce Başkan Aziz Yıldırım “Rahat olun, kazanırız” diyor. Bu lafı duyan onlarca senaryo yazar. Ama bu söz bile bir F.Bahçeli için G.Saray maçının değerini anlatır..
RIJKAARD’A ben bu derbinin çok anlatıldığını ya da onun derbiyi anladığını sanmıyorum.. O kadar psikolojisi bozuk takım çıkardı ki, “İstatistikler kırılmak içindir” lafını bile sudan etmiş... O bile çaresizdi ya, olay bitmiştir.
SERVET-Gökhan Zan ikilisinin ne olduğunu anlatmaktan 3 yıldır dilimde tüy bitti.. Bu kadar defolu iki adamı biraraya getirmek hünerdir.. Keita dışında derbi oynayacak çapta bir G.Saraylı göremedim.. O da çok gaza gelince oyundan atıldı..
LEO Franco için herkesin fikri, harika bir libero kaleci olmasıydı.. Evet, iyi liberoymuş.. Risk alıp sürekli rakibe asist yaptı.. İkinci golü yarattı resmen...
MAÇIN ana fikirlerine dönelim.. Alex’in iki gol atmasının sırrı basit.. Onun yerine Kazım, Emre, Cristian koştu.. Diri kaldı, önde durdu ve tabelayı yazan adamdı.. Arda, Elano, Keita gibi ‘hormonlu yıldızlar’ın olduğu bir maçta dünya yıldızı Andre Santos, Güiza yedekken yine ‘10 numara’lık skor adamlığı rolünü kaptı..
BİR şey daha.. Önce Steaua, sonra G.Saray maçı.. İyi tempo yaptı F.Bahçe.. Fiziken birer aküyü iki maçta da boşalttılar.. 2. yarıdaki sıkıntı da bu yüzdendi.. Skor aslında 3-1 değil de daha farklı (5-1) olmalıydı.. Özetle; F.Bahçe derbiyi hak etti..
ZATEN 1 aydır planlı hazırlanmış, kusursuz bir G.Saray cinayeti işlemediler mi? Alex bu maça saklanmadı mı? Carlos en rahat, Emre Xavi ayarında oyunlarını oynamadı mı? Bu G.Saray derbisine bakışın bir yansımasıdır...

