Sosyal güvenlikte kördüğümler çözülüyor

Haberin Devamı

2008 yılında büyük bir dönüşüm reformu ile kamunun parlayan yıldızı olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) eski uygulamalardan kalan kökleşmiş sorunlarını, kör düğümlerini bir bir çözüyor. Çözülen sorunlarda SGK yönetimi vatandaş odaklı çözümler için alınabilecek bütün inisiyatifleri alıyor. Böylece; vatandaşı yormadan kamu hizmeti sunmak için vatandaş lehine alarak uygulamaya koyuyor. Bu sorunlardan en önemlilerinden biri nihayet çözüldü. Bu şekilde zaman ve emek kaybına neden olarak bu sebeple sigortalıların mağduriyetine neden olan uygulama kaldırılmış oldu.

Bahsettiğim uygulamada; çalışmaları işveren tarafından SGK’ya bildirilmeyen ya da eksik bildirilenlerin işverenleri aleyhine açtıkları hizmet tespit davası neticesinde çıkan primlerin işverene ödetilme imkanı ortadan kalkmış olması halinde sürelerin primlerinden sigortalı sorumlu tutuluyordu. Bu durumda sigortalı iş mahkemesinde açtığı davanın lehinde verilmiş kararlarından yararlanamıyordu. Halbuki Sosyal Güvenlik Sistemi’ne (SGS) göre 4/a’lı (SSK’lı) olarak çalışanların sigorta primlerinin ödenmesinden işverenleri sorumlu. Ancak 1982 yılında yayınlanan bir genelge ile yukarıda belirttiğim üzere; sigortalı iş mahkemesinde açtığı davanın lehinde verilmiş kararına rağmen söz konusu hizmet tespiti yapılan sürelerin primleri işverence ödenmemesi ve buna binaen kendisi de ödememesi halinde mahkeme kararıyla tespit edilen hizmet süreleri dikkate alınmıyordu.

Mahkemeyi kazanmak yetecek

Bu durum vatandaşın hizmet almasını önlediği gibi Kurumun lüzumsuz yargılama giderleri gibi bir konuyla uğraşmasından dolayı zaman ve emek kaybına neden oluyordu. Hem sigortalıların hem Kurum personelinin mağduriyetine neden olan hem de Kurumun yargılama giderleri ile zaman ve emek kaybına neden olan uygulamanın dayanağı olan genelge, Kurum tarafından 16.04.2012 tarihinde yayımlanan 2012/14 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırıldı. Bu genelge ile artık hizmet tespit davasını kazanan vatandaş mahkeme kararıyla tespit olunan hizmet sürelerine ilişkin primlerin işverenden tahsil edilip edilemeyeceğine bakılmadan kazandığı hizmetleri hesabına yazdıracak.

İş-Kur kursiyeri olan eşten dolayı aile yardım ödeneği kesilir mi?

SORU: Eşim İş-Kur’un açmış olduğu meslek edinme kurslarında kursiyer olarak bulundu. Kurs süresince herhangi bir ücret almadı. Ancak iş başında eğitim yaptığı işyeri onu sigortalı göstermiş. Bu sebepten Kurumumdan bu dönem adıma ödenmiş aile yardım ödeneklerinin geri iadesi isteniyor. Bu durumda ne yapmalıyım? (Serkan Ay)

CEVAP: 5510 sayılı Kanun gereği Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile bunlardan bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında ayrıca genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır. Bu kişilerden işsizlik ödeneği almayanlar haricinde uygulamada genel olarak ücret ödenmez, iş öğrenmeleri sağlanır. Sizin eşiniz de kursiyer olarak bu işte bulundu ve herhangi bir ücret almadıysa aile yardım ödeneği almanızda sakınca yoktur. Zira; memur olduğunuz için size 657 sayılı Kanunun 202. Maddesi gereği memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için aile yardım ödeneği ödenir. Eşin menfaat karşılığı çalışması veya emekli aylığı alması halinde aile yardım ödeneği kesilir. Eşiniz çalıştığı dönemde uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortası bildirilmemişse ve herhangi bir ücret almamışsa itiraz edebilirsiniz, diğer türlü aile yardım ödeneğini kurumunuza ödemeniz gerekir.

1 Mayıs’ta çalışan işçinin ücreti farklı olur mu?

SORU: 1 Mayıs İşçi Bayramı’ydı. Emekçiler meydanlarda oyunlarla, halaylarla 1 mayısı kutladı. Ben de bir emekçiyim, işçiyim, ancak 1 Mayıs’ta sanki İşçi Bayramı değilmiş gibi çalıştım, çalışmak zorunda kaldım. Çalışmama hakkım var mıydı? Çalıştığım için ekstra hakkım olacak mı? (Osman Mert)

CEVAP: 2009 yılında yapılan yasal düzenleme ile 1 Mayıs ‘Emek ve Dayanışma Günü’ olarak kabul edilip Ulusal bayram ve genel tatil günlerinden birsi olarak sayılmıştı. Her ne kadar 1 Mayıs işçilerin bayramını daha rahat kutlamaları için bilhassa işçiler için tatil olarak ilan edilmiş olsa da; 1 Mayıs’ta çalışmak zorunda kalan, bu tatil hakkını kullanamayan sizin gibi işçiler ne yazık ki var.

Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işçinin çalışıp çalışmayacağı ile ilgili Zira 4857 sayılı Kanunun 44. Maddesi hükmüne göre işlem yapılır. Buna göre; ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işçinin çalışıp çalışmayacağı ile ilgili işverenle yapılan bireysel iş sözleşmesinde ya da işyerinde varsa toplu iş sözleşmesinde açık bir hüküm olması gerekir. Bu şekilde sözleşmelerde açık bir hüküm yoksa söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gerekli. Bu sebeple siz işvereninizle görüşüp “Ben 1 Mayıs’ta çalışmak istemiyorum” deme ve çalışmama hakkınız vardı. Ancak siz buna rağmen çalıştığınız için, yine aynı madde gereği tatil günü yaptığınız çalışmaya mukabil ücretiniz Kanunun 47’nci Maddesi’ne göre farklı ödenir. Zira 47. Madde de, “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir” denilmektedir. Bu sebeple; maddelerde görüldüğü üzere; 1 Mayıs’ta tatil yapamayan çalışmak durumunda olan işçiye, bu çalışması karşılığında 2 yevmiyelik ücret ödenir. Örneğin yevmiyesi 50 liradan çalışan işçiye 1 Mayıs’ta çalışması halinde 100 lira ödenmesi gerekir.

Sosyal Güvenlik Haftası’nda ‘Güven ve Yarışçı Çocuklar’ başrolde

Sosyal Güvenlik Sistemi’nde (SGS) yapılan reform ile sosyal güvenlik teşkilatlarını tek çatı altında birleştiren 5502 sayılı Kanunun TBMM’de kabul edildiği 16.05.2006 tarihinden dolayı her yıl 16 Mayıs’ı içine alan hafta Sosyal Güvenlik Haftası olarak kutlanıyor. Bu yıl da 14-20 Mayıs tarihleri arasında kutlanacak hafta içi başta merkez teşkilat olmak üzere bütün SGK müdürlükleri hazırlık telaşında. Bu hazırlıklardan biri de bizzat SGK Başkanı Fatih Acar’ın projesi olan ve ilk öğretim çağındaki çocuklara sosyal güvenlik bilincini kazandırmayı amaçlayan “Güven ve Yarışçı Çocuklar” isimli çizgi film ve dergisi. Çizgi film ve dergide “Güven Abi” çocuklara sosyal güvencenin önemini keyifli bir şekilde anlatıyor. Bu film ve dergi MEB tarafından onaylı ve tavsiyeli. SGK, bu projenin hafta boyunca bütün okullarda tanıtılmasını amaçlıyor. Umarım bu çalışma okullarda okutulmasını arzuladığım sosyal güvenlik dersinin temellerini oluşturur.

DİĞER YENİ YAZILAR