Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yıllar önce sağlık karnesini kaldırmayı ve vatandaşların T.C. kimlik numaraları ile istedikleri hastaneden hizmet almaları ile ilgili çalışmayı başlattığını duyurduğunda hemen hemen herkes yeni uygulamanın zor olacağını, sorunlar yaşanacağını iddia etmişti. Geçen zamanda herhangi bir sorun yaşanmadı ve hastaneye giderken yanımızda “veresiye defteri” gibi götürdüğümüz sağlık karnesi artık tarih oldu.
Avuç izi yöntemi
SGK, sağlık yardımı için teknolojinin getirdiği uygulamalarına bir yenisini daha ekliyor. Bunlardan ilki; sahte hasta,sahte rapor vs. gibi suistimallerin önlenmesi için bir avuç izi damar tarama yöntemiyle kimlik doğrulaması yapılacak. Buna göre hasta hastanede cihaza avuçiçini taratacak ve ona göre kendisi adına provizyon alacak.
e-reçete uygulaması
Avuç içi tarama yöntemi ile provizyon alınan hasta için hekim tarafından yazılacak olan reçete elektronik reçete olarak yazılacak. Aynı sağlık karnesinde olduğu gibi kağıt reçetede uygulamadan kaldırılacak. Bu konuyla ilgili açıklama yapan SGK Başkanı Sayın Fatih Acar, “Elektronik reçete uygulaması sayesinde reçete üzerinden yapılan usulsüzlükler önemli ölçüde azalacaktır. Bu uygulama sayesinde hastanede muayene olmayan kişiler adına reçete düzenlenmesi artık mümkün olmayacaktır. e- reçete uygulamasına aile hekimleri de dahil tüm sağlık hizmet sunucularında 01.07.2012 tarihi itibarıyla geçmeyi planlıyoruz” dedi.
Bu uygulama sonucu; e- reçete doğrudan eczacının bilgisayarındaki sistemde görülecek ve ona göre hastaya ilaç verilecek. Bu şekilde; verilmeyen sağlık hizmetinin kuruma fatura edilmesi, genel sağlık sigortalısı olmayan kişilerin genel sağlık sigortalıları üzerinden hizmet verilmesi, sağlık hizmetlerinin gereksiz yere abartılarak kuruma fatura edilmesi, muayene katılım payından kurtulmak için acil olmadığı halde ‘acilmiş’ işlemi yapılması, ilaç katılım payından muaf olmak için usulsüz raporların düzenlenmesi, belirlenen ilave ücretten daha fazla hastalardan ilave ücret alınması, doktor-ilaç firması ve eczane arasındaki menfaat ilişkisi kurularak suni talep oluşturulması gibi sağlık alanında yaşanan suistimaller önlenmiş olacak.
Müfettişler denetleyecek
Bu şekilde sistemsel olarak alınan önlemlerin yanında sistemin kontrollerini denetime gidilen hastane veya eczanenin usulsüz faaliyetlerini daha doğrusu SGK’yı zarara uğratacak riskli uygulamalarını SGK Müfettişleri denetleyecek.
Hem dul hem yetim aylığı herkes için değil
Gündem ne kadar ağır olursa olsun sosyal güvenlikle bilhassa aylıklarla ilgili bir haber bir anda gündemin ilk başlıklarından birisi oluveriyor. Bu durum sosyal güvenlik bilinci için güzel bir sonuç. Geçen hafta da böyle oldu. Yoğun gündem maddeleri arasında medyada kocası ve babası vefat etmiş kadınların hem dul hem de yetim aylığını birlikte alabileceklerine dair haberler yer aldı. Bu haber yapılırken de Yargıtayca verilmiş bir karara atıf yapıldı. Ancak söz konusu Yargıtay kararı, belirli dönemde vefat etmiş baba veya koca için geçerli. Mevcut mevzuata göre, kadına hem dul hem de yetim aylığını bağlanmasının imkanı yok. Her ikisini de hak etse dahi bunların yüksek olanı kadına ödenir. Ancak Yargıtay kararına göre; dul kadının hem eşinden hem babasından aylık alabilmesinin ön koşulu, çalışmaması ve emekli olmaması, ayrıca kadının kocası veya ana-babasından en az birisinin 6.8.2003 gününden önce vefat etmiş olması gerekir.
Daha önce farklıydı
06.08.2003 tarihinde geçerli olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Ölüm Aylığı” şartlarını düzenleyen, “Eş ve Çocuklara Aylık Bağlanması” başlıklı 68 inci maddesi 6.08.2003 günü Resmi Gazete’de yayımlanan 4958 sayılı Kanun ile değiştirilmiş ve maddeye 4958 ile “buralardan gelir veya aylık almaya” ibaresi getirilmişti. Bu değişiklik öncesi alma hakkı olduğu için, Yargıtay’ın son kararı ile kocası veya aylık alacağı ana-babası 6.8.2003 gününden önce ölmüş olan dul kadınlara hem kocasından hem de ana-babasından aylık alma hakkının olduğuna karar verilmiştir.
SGK sağlık harcamalarını e-reçete ile kontrol edecek
Haberin Devamı

