ÜNLÜ YAPIMCI BİROL GÜVEN SORDU:
Şu sıralar yavaş yavaş fenomen olmaya başlayan ‘Seksenler’ dizisinin yapımcısı Birol Güven gönderdiği mailde sanatçılar için uygulanacak olan 5510 sayılı Kanunun Ek-6. Maddesi’ndeki kolay sigortanın nasıl uygulanacağını, bu sigorta uygulamasına göre işverenin (yapımcının) hangi sorumluluklarının olacağını soruyor. Birol Güven’in soruları çerçevesinde sanatçıların kolay sigortalılığının nasıl uygulanacağını izah edelim.
Kolay sigorta uygulaması 6111 sayılı Kanunla getirilen ve 01.03.2011 tarihinden beridir yürütülen bir uygulamadır. Hatırlarsanız bu konuya daha önce bir yazımda değinmiş, bu uygulamanın sanatçılar için basit ve kolay şekilde sigortalı olmalarını sağladığını yazmıştım. Biraz daha ayrıntılı izah edecek olursak, bu düzenleme ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca belirlenecek alanlarda işverenin yanında 10 günden az olan sanatçıların sigortalılıkları, bu madde kapsamında kendileri tarafından 30 gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle sağlanacak.
Kolay sigortaya göre dizi, filmlerde kısmi süreli olarak çalışan ve çalışması 10 günden az olan sanatçıların sigortalılıkları, kendileri tarafından 2011 yılı için 18 günlük prim ödeyerek 30 gün üzerinden sigortalı olmaları sağlanıyordu. Bu süre her yıl bir yıl arttırılarak uygulandığı için 2012 yılı için bir gün arttırıldı 19 gün oldu. Diğer ifade ile kolay sigortadan bu yıl yararlanmaya başlayacak sanatçı gerekli müracaatları SGK İl Müdürlüğü’ne yaptıktan sonra 19 günlük prim ödemesi gerekiyor. Müracaat yapabilmesi için kısmi süreli çalışmalarını işverenleriyle yapacakları kısmi süreli iş sözleşmesiyle ispat etmeleri ve bu sözleşmenin de ekinde yer alan Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi ile ilgili SGK İl Müdürlüğü’ne müracaat etmesi gerekiyor.
Bunun sonucunda bu kişiler 4/a sigortalısı (SSK’lı) olacak ve malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ve Genel Sağlık Sigortaları yardımlarından yararlanması diğer bir ifade ile emekli olması ve sağlıktan yararlanması sağlanacaktır. Bu kişiler; zorunlu sigortaya tabi olacak şekilde çalışmaları (SSK’lı Bağ-Kur’lu ve Emekli Sandığı’na tabi), isteğe bağlı sigortalı olmaları, aynı işyerinde sözleşmeye rağmen 10 günün üstünde çalışmaları halinde kolay sigortaları sona erecektir.
Yapımcıya yük getirir mi?
Kolay sigorta daha çok dizi, film vs. sektöründe figüran ve yan rollerde oynayıp sigortası olmayan oyuncular için düşünülmüş ve bu kişilerin sosyal güvencelerinin sağlanması amaçlanmış. Bu sektördeki kayıt dışılığı bitirmek için oluşturulmuş. Bu, işverenler açısından ek yük getiriyor mu? Sorusunun cevabı ise şu:
Bu uygulama neticesinde işveren oyuncunun sigortasını ödemeyecek ama ödediği ücret için sadece vergi yükümlülüğünü üstlenecek ve stopajını vergi dairesine yatıracak. Bunun haricinde 4857 sayılı Kanun gereği işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi tazminatları ve hakları yerine getirmek zorunda ve çalışma süreleri, iş güvenliği gibi çalışma şartlarını kanuni standartlara göre yapmak zorundadır. Bu son kısım bir ek yükümlülük olmayıp kanunen, ahlaken, vicdanen bütün işverenlerin yerine getirmesi gereken en temel işveren yükümlülükleridir.
Düzenleme yakında
Kanunda da kolay sigortalının uygulanacağı bölümler Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca belirleneceği belirtildiği için bakanlık bu konuyla ilgili çalışmasını yürüttüğü düzenlemeyi bitirme sürecinde, bu düzenleme bittiğinde kolay sigortanın uygulaması daha netlik kazanacaktır. Ancak bu düzenleme bitmemesine rağmen kolay sigortadan yararlanan sanatçılar bulunmaktadır.
Çocuk işçiliğe hayır!
Keşke hiçbir çocuk çalışmasa... Çocuksu düşlerini hayatın yalın ve acı gerçekleri karartmasa... Ancak bazen yoksulluktan, bazen aile baskısından bazen lüzumsuz gerekçelerden çocuklar çalışmak, çalıştırılmak zorunda oluyorlar...
En kötüsü sokaklarda çalışan çocuklar. Minik elleri üşüyerek çalışan çocuklar... Şu sıralar televizyonlarda çocuk işçiliğin yanlışlığını anlatan bir kamu spotu dönüyor. Tabii ki bu çalışmayı beğeniyorum, destekliyorum ama bunun daha büyük bir kampanya şekline getirilmesi ve kamu kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin kısacası toplumun bütünün buna destek vermesi gerektiğini düşünüyorum...”
Çocuk İşçiliğe Hayır!”
1 Mayıs’a doğru
İşçilerin ağır çalışma şartları altında çalıştırılmalarına karşı 1 Mayıs 1886’da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde başlatılan direniş, daha sonra işçiler için sembol bir gün oldu ve tüm dünyada ‘Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ olarak kutlanmaya başlandı. Ülkemizde de 2009 Nisan’ında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilen önergeden sonra 1 Mayıs “Emek ve Dayanışma Günü” ve tekrar resmi bayram olarak kabul edildi. 2 gün sonra yine yeni “1 Mayıs İşçi Bayramı” olacak. Yine başta sendikalar olmak üzere bütün emekçiler işçi bayramını kutlamak için meydanlara akın edecek. Umarım herhangi bir aşırılık olmadan geçen seneki gibi bayram havasında geçer.
İş-Kur Genel Müdürü atandı
Hopa Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü görevini yürüten ve akademisyen olarak hizmet veren Yard. Doç. Dr. Nusret Yazıcı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’ne atanmıştır. Değerli hocamıza ve kuruma atamanın hayırlı olmasını dilerim. Tebrik ederim.

