Eşinden 30 yaş büyük olan eşler yarım eş mi?

Haberin Devamı

1.10.2008’den önce memur olanlar için halen uygulanan Emekli Sandığı Kanunu’na göre karı veya koca şayet eşinden 30 yaş veya daha büyük ise ölümünde eşine aylığın yarısı kadar aylık bağlanıyor, ancak evlenme akdi en az 10 yıl evvel yapılmış veya çocukları olmuş ise bu indirim yapılmıyor. Bu kanun hükmünin Anayasa’ya aykırı olduğunun saptanması için daha önce yerel mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürülmüştü. Anayasa Mahkemesi de iki üyenin itirazına rağmen oy çoğunluğuyla bu hükmün Anayasa’ya aykırı olmadığını kabul etti. Oysa ki bu durumu SGK reform sürecinde saptamış 1.10.2008’den sonra memur olup 5510 sayılı Kanuna tabi olanlar için kaldırmıştı. Ancak Anayasa Mahkemesi kararı neticesinde; Emekli Sandığı’na tabi memurların ölümünden önceki 10 yıl içinde evlendiği, kendisinden 30 yaş ve daha küçük ve ortak çocukları da olmayarak kalan eşine dul aylığı normal dul aylığına göre yarısı bağlanmaya devam edecek. Oysa ki belirli evlenme yasakları halleri hariç olmak üzere, kimin kiminle evleneceği/evlenmesi gerektiği konusu Medeni Kanun’un ve Anayasa’nın ilgi alanı dışındadır. Çiftler özgür iradelerine göre evlenirler ve aile kurarlar. Burada eşler arasında yaş farkının hiç önemi yoktur. Bu sebeple vefat eden eşinden 30 yaş ve daha küçük olduğu için yarım aylık bağlamak eşi yarım eş mi saymış olmuyor mu? Ki bu durum Miras Hukuku’na da aykırı. Bu şekilde Emekli Sandığı iştirakçisinin ya da emeklisinin kendisinden 30 yaş veya daha küçük kişi ile evlenmesi halinde, bu eşe bağlanacak aylığın, müstehak olduğu tutarın yarısı kadar olacağını öngörmek suretiyle, evlenme iradesi ve serbestisi üzerinde baskı oluşturacaktır. Bu açıdan söz konusu karara itiraz eden Anayasa Mahkemesi’nin iki üyesi Serdar Özgüldür ve Engin Yıldırım’a katıldığımı belirtmek isterim.

Bağ-Kur borcum var diye emekli aylığım kesildi...

SORU: 2009 yılı mart ayında emekli oldum ve 3 ay öncesine kadar aylık almaya devam ettim. Ancak SGK Müdürlüğü tarafından 2008 ekim ayından sonraki 3 ayda şirket ortaklığımdan dolayı 90 günlük Bağ-Kur borcum olduğu saptandı. Ve bunun üzerine geçenlerde aylık almaya müstehak olmadığım belirtilerek aylığımın kesildiği, 2009’dan beridir aldığım aylığın ve bu süreçte yararlandığım sağlık harcamalarını (toplam 30 bin lira) geriye doğru faiziyle ödemem gerektiği belirtildi. Şimdi ben bu borcu ödemek zorunda mıyım? Ne yapmam gerekiyor? (Hakan Zeki)

CEVAP: Sizin durumunuzda ne yazık ki çok kişi var. Bu şekilde bazı emekliler aylığı bağlandıktan sonra bazı hususlardan dolayı aylığı kesilerek mağdur oluyorlardı. Çünkü sizin de belirttiğiniz gibi aylık talebinde bulunan sigortalılarının aylık bağlama koşulların oluşmadığının aylık bağlandıktan sonra tespit edilmesi halinde ise, sigortalıya ödenen aylıklar başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna gidilmekte ve sigortalılara yeniden aylık talebinde bulunmaları halinde ise aylık talep tarihlerini takip eden aybaşından itibaren tekrar aylık bağlanmaktaydı. Ancak SGK sizin durumunuzdakilerin mağduriyetini gidermek için 2011/58 sayılı genelgede düzenleme yaparak için bu şekilde olanların aylıkları kesilmeden çözüm yolu bulundu. Genelgenin “6.2. Aylığa hak kazanma koşullarının oluşmadığının aylık bağlandıktan sonra tespit edilmesi ve aylığın tekrar başlaması” başlıklı bölümünde gerekli çözümler belirtiliyor. Buna göre; siz ve sizin gibi aylık talep tarihinden önce Bağ-Kur borçları olanların prim borçlarını ödenmesi kaydıyla aylıkların başlangıç tarihi değiştirilmeyecektir. Bu sebeple size geriye doğru çıkarılan ve ödemeniz istenilen borç müdürlük tarafından silinmesi gerekir.

Raporlu süreler Kıdem Tazminatı’nda dikkate alınır mı?

SORU: İşyerimizde çalışan personelimizden biri 6 aydır istirahatli. Kendisinin iş akdi sağlık sebeplerinden dolayı feshedildi. İşçimizin istirahat süresi dahil 5 yıl. İşçimize kıdem tazminatını öderken kıdem süresine istirahat süresi eklenecek mi? (Ramazan Kalay)

CEVAP: İşçinizin kıdemine bağlı olarak hesaplanan ihbar süresi İş Kanunu gereği sekiz hafta olduğundan, işçinizin alabileceği istirahat süresi azami (8+6=14) 14 haftadır ve sağlık sebebiyle iş akdi işçinize kıdem tazminatı ödenerek feshedilebilir. Söz konusu Kıdem Tazminatı’nın hesabında 14 haftadan sonraki istirahat süreleri dikkate alınmayacaktır. Zira işçinin işyerinde çalıştığı sırada ihbar süresini 6 hafta aşan ve fesihten önceki dönem içinde alınan ve birbiri ardına gelen istirahat süresi kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz. Ancak istirahat raporu işçinin istirahat süresi ihbar süresini 6 hafta aşmıyorsa kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacaktır. İşçi raporlu iken iş sözleşmesinin sona erdirilmesi halinde fesih rapor süresi sonunda hüküm doğuracağından işçinin kıdemi rapor süresi sonuna kadar ileriye götürülmelidir.

Diğer sigortalılıklar ve Emekli Sandığı hizmeti

SORU: 1997 11. ay SSK girişim var. Toplam 565 günüm var. SSK’dan sonra 2 yıl 10 gün Bağ-Kur sigortalılığım var. Bağ-Kur başlangıç tarihi 04.10.2000’dir. 13.08.2003 tarihinde de Emekli Sandığı’na girişim var. Halen Emekli Sandığı’na bağlı olarak çalışmaktayım. ne zaman emekli olacağımı cevaplarsanız memnun olurum. 1972 doğumluyum. askerlik borçlanması yapmadım. Askerliğim 8 aydır. (Sefa Yazar)

CEVAP: Emekli sandığının öncesinde askerlik hariç SSK ve Bağ-Kur toplam 565+730=1295 gününüz 3 yıl 7 ay 5 gün var. Bu süre geriye doğru Emekli Sandığı başlangıcınız 08.03.2000 olur eğer askerlik borçlanmasını da 6 ay yaparsanız başlangıcınız 08.09.1999 olur buna göre; memur olarak çalışmaya devam ederseniz 25 yıl 58 yaşa göre diğer sigorta sürelerinizle birlikte Emekli Sandığından emekli olursunuz.

Emekli, dul ve yetim aylıkları haczedilemez

SORU: Bankadan kullandığım kredi borcu için PTT’den aldığım emekli aylığımdan benden izin almadan kesinti yapılmış. Emeklinin aylığına haciz olur mu? (Altan Bozoklu)

CEVAP: 5510 sayılı Kanun’a göre emekliler, dullar ve yetimlerin emekli aylıklarından sadece SGK borçları ile nafaka borçları dışında kesinti veya haciz yapılamaz. Zira bu durum Kanunun 93. Maddesi’nde yasal güvenceye bağlanmıştır. Yani hacizi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir. Aylığınızdan yapılan kesinti için ilgili banka ve İcra Müdürlüğü’ne itiraz edin.

DİĞER YENİ YAZILAR