Bunun adı yaprak dökümü

Birinin masası, birinin kütüphanesi, birinin sahnesi… Türkiye’nin estetik, hafıza ve sanat dünyasında iz bırakan üç isim: Ali Nur Velidedeoğlu, İlber Ortaylı ve Canberk Uçucu art arda göçüp gitti...

Estetiğin Aykırı Dehası: Ali Nur

Ali Nur Velidedeoğlu, reklamcılığı sadece bir pazarlama aracı değil, bir görsel devrim olarak gördü. O, 80’lerin ve 90’ların gri Türkiye’sine renkli bir vizyon enjekte eden adamdı. Detaylara olan tutkusu, keskin zekası ve "olmaz" denileni yapan tarzıyla bize sadece markaları değil, dünyayı izlemeyi öğretti. Onun masası boşaldığında, yaratıcı dünyada yeri dolmayacak bir estetik boşluk kaldı.

Hafızamız: İlber Hoca

İlber Ortaylı’nın gidişi ise bir devrin "kütüphane sessizliğine" bürünmesi demek. O, sadece Osmanlı’yı ya da Cumhuriyet’i anlatmadı; bize "insan olmanın kültürel sorumluluğunu" hatırlattı. "Cahilliğe" olan öfkesi, aslında bu topluma olan büyük aşkındandı. Arşivlerin tozunu bizim için sildi, tarihin tozlu raflarını oturma odalarımıza taşıdı. Şimdi o gür ses sustu ama bıraktığı o muazzam miras, "Lütfen okuyun" diyen o kararlı bakışı her zaman rehberimiz olacak.

Haberin Devamı

Ve son olarak sahnenin beyefendisi: Canberk Uçucu

Ve Canberk Uçucu... Tiyatronun o eski, vakur ve disiplinli ekolünün son temsilcilerinden biri. Gösterişten uzak, sadece işine ve sanatına odaklı o duruş, genç kuşaklar için bir okul niteliğindeydi. Geçirdiği kalp krizinin ardından kurtarılamayarak hayata veda etti. Perde 57 yaşındaki Uçucu için son kez kapandı...

DİĞER YENİ YAZILAR