Bir kalp iki kişi için de atarmış, öğrendik

Yıl 2014… Gökyüzünde kızılın her tonu var…

Yıllar öncesinden hayalini kurup, ‘Adı Masal olur’ dediğimiz kızımız hayatımıza dahil oldu.

Hayat başka bir yöne evrildi, zaman başka akmaya başladı…

Bir insanın en fazla ne kadar sevilebileceğini de Masal ile öğrendik.

Uykusundan feragat edemeyen ben her gece nefes alışını kontrol etmek için uyandım mesela…   İnsanlık için küçük, benim için büyük mesele…

Hasta olduğunda saatlerce gözünü kırpmadan bekledim başında…

Yeniden yürümeyi, yeniden koşmayı öğrendim…

Doğum izni bitip işe başladığım gün patiklerini götürdüm yanımda…

Evde bensiz ağlamasın diye ‘anne kokan’ tişört koydum başucuna…

Uyumadığı günler boşa akan sütlerle görüntülü arayıp ninni söyledim…

8-9 aylıktı her gün işten gelişimi beklemek için anneannesinin kucağında  camlara çıktığında…

Bir gün ‘anne’ demiş ben yanında yoktum…

Başka bir gün yürüyerek karşıladı beni…  İlk adımında da işteydim…

6 yaşına kadar kolumda uyuttum, odasına götürmedim… Yatağına yatırmadım..

Uzmanmış, psikologmuş umurumda değil. Ben ayrı kaldığım saatlerin acısını çıkardım.

Haberin Devamı

2019’da sıradan bir aralık günü 4 kişi olacağımızı öğrendik…

Doktor ‘erkek bebek geliyor’ dedi… Öylesine erkek çocuk hayalim yok, öylesine aman erkek istemem diyen biriydim ki ‘bir daha bakın kızdır o’ dedim…

Alışmam 3-4 ay sürdü… Son kontrole kadar hala bir umut kız bekledim.

Maskelerin, mesafelerin gündem olduğu zamanlarda Sarp’ı kucağımıza aldık.

Kadife gibi teni, çipil çipil bakışları…

‘Nasıl da utandıracağım seni, erkek istemediğine pişman olacaksın’ der gibiydi…

Öyle de oldu!

Anne deyip koşmaları, durup dururken sarılıp öpmeleri, yüzümdeki en ufak değişimde ‘üzüldün mü sen’ diye sorup, gönül almaya çalışmaları…

Mesela kızdığında ya da kırıldığında hiç ‘seni sevmiyorum’ demez, ‘Sen beni sevmiyorsun artık’ deyip bütün vicdan yükünü karşısındakine bırakır…

Masal büyürken ben düzenli işe giden bir anneydim, Sarp pandemi çocuğu.

Yine çalışıyorum ama evden… Bu kez çocuğumun her anına şahit olabildim…

Tabii bu durum Masal’a karşı olan vicdan azabımı daha çok arttırdı.

Onun neden yanında olmadım ki? Al işte büyüdü… Genç kız oldu…

Haberin Devamı

İnsan anne olunca olmayacak şeyleri düşünüp ağlarmış, inanmazdım…

‘Saçmalama be daha bebek, asker olacak diye mi ağlıyorsun?’

‘Ohoooo üniversiteye gelene kadar bir asır var… Şimdiden neyin dertlenmesi bu?’

Bunlar hep benim kınama cümlelerim…

Geçen akşam yemek yerken, ‘Bir gün bu masada yalnız kalacaksın Elif’ diye ağladım…

Sarp rüya görüp korkmuş, Masal da onu yanına çağırıp uyutmuş… İkisini sarmaş dolaş yatarken görünce ‘Ya bir gün aydı yerlere düşerlerse’ diye düşünüp ağladım…

Masal 12 yaşında, 6-7 sene sonra üniversiteli, başka şehre gider de onu her gün göremezsem?

Bakın bu da bir ağlama sebebi 😊

Bunun gibi onlarca hatta yüzlerce şey…

İhtimaller ve gözyaşları…

Bu yıl Anneler Günü’nü yine bir yanımda Masal diğer yanımda Sarpiko ile kutlayacağım. Hayatımda oldukları için şükrederek…

Ayaklarına taş değmesin, gözlerinde yaş süzülmesin… Allah acılarını göstermesin diyerek…

Birlikte ne kadar zamanımız var bilmiyorum. Ama şunu biliyorum; siz benim bu dünyada sahip olduğum uğruna her şeyden vazgeçeceğim, sorgusuz – sualsiz, koşulsuz sevdiğim mucizelersiniz…

Haberin Devamı

O minik, merhametli kalplerinizden öperim çocuklarım!

 Anneniz sizi çok seviyor…

 

 

DİĞER YENİ YAZILAR