Salı günü Ağustos ayı enflasyonuna baktık. Tüketici için hayat pahalılığını ya da firma için girdi maliyetlerini ölçen genel endeksleri (TÜFE ve ÜFE) bir kenara koyduk. Konjonktür gelişmelerini ölçen çekirdek enflasyonu kullandık.
Bu tercihin arkasında Temmuz başından itibaren yazılarıma damga vuran bir tema-öngörü yer alıyor. Sanırım dikkatli okuyucularım neyi kastettiğimi biliyor. Gerek teori gerek göstergeler ekonomide ciddi bir resesyon tehlikesine işaret ediyor. Olayı daha ilginç kılan bir boyut var. Konjonktür politikası sorumluluğunu tek başına taşıyan Merkez Bankası tam tersini düşünüyor. O nedenle konjonktüre konan teşhislerdeki zıtlığı vurgulamak özel anlam kazanıyor.
Temmuz başında yayınlanan enflasyon raporundan bir alıntı bu işi yapıyordu. Maalesef sayfaya yerleştirirken bir karışıklık sonucu düşmüş. Yazıyı "sosu unutulan makarnaya dönüştürmüş. Sayfayı düzenleyen arkadaşlar adına özür diliyorum.
Canlanma tehlikesi mi?
"Haziran ayı Enflasyonu ve Görünüm" raporu Sonuç bölümü ilk paragrafı (30) son cümlesi, Merkez Bankası'nın konjonktür değerlendirmesini özetliyor.
"Son bir ay içinde açıklanan veriler ışığında, enflasyondaki düşüş eğilimine ilişkin olarak ifade ettiğimiz kaygılar ekonomideki talebin canlanmaya başladığını ve enflasyondaki düşüş sürecinin ivmesinin azaldığını (siyahlamalar benim) düşündürecek biçimde sürmektedir."
Merkez bankacılığı geleneğinde teşhisler mümkün olduğu kadar yuvarlak ve açık uçlu ifade edilir. Alan Greenspan bu konunun en büyük ustasıdır. Kongre'de konuşması sonrasında bir senatör "Sizi çok iyi anladım" diyor. Greenspan cevabı yapıştırıyor. "Demek ki kendimi çok kötü anlatmışım!"
Alıntıya geri dönelim. Temmuz başı itibanyla Merkez Bankası'nın konjonktür teşhisi çok nettir. Bir: Talep canlanmaya başlamıştır. İki: Canlanan talep enflasyonun düşüş ivmesini azaltmaktadır.
Doğal olarak para politikası bu teşhis üzerine temelleniyor. Gecelik faiz yüzde 14.25'te sabit tutuluyor. Genelde enflasyon ve enflasyon beklentileri düştüğüne göre karar para politikasının sıkılması anlamına geliyor.
Raporun son paragrafı gecelik faizlerin yakın gelecekte de indirilmeyeceğim vurguluyor: "Bugünkü veri seti ışığında, önümüzdeki aylarda kısa vadeli faizlerin eğiliminin aşağı yönlü olma olasılığı bir önceki döneme kıyasla azalmıştır."
Resesyon tehlikesi mi?
Benim teşhisim tam tersi yönde idi. Temmuz başında aynı verilerde ekonomide çok güçlü resesyon eğilimleri görüyordum. Konunun önemini düşünerek uzun bir yazı dizisi hazırladım. Temmuz ayı boyunca önce teoriyi sonra ampirik kanıtları anlattım.
Son iki ayda açıklanan dış ticaret, sanayi üretimi, istihdam ve enflasyon verileri bu teşhisimi doğrulamaktadır. Resesyon eğilimlerinin güçlendiği bir dönemde yanlış bir teşhis sonucu para politikasının sıkılması büyük talihsizliktir.
Zıt teşhisler
Salı günü Ağustos ayı enflasyo
Haberin Devamı

