Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Yoksulluk profilleri

Türkiye'de gelir dağılımı ve y

Haberin Devamı

Türkiye'de gelir dağılımı ve yoksulluk verileri yakın geçmişe kadar çok yetersizdi. Bir neden, doğrudan bunları ölçmeye yönelik araştırmalara kısıtlı kaynak ayrılması olabilir. Sanırım siyasi iktidarlar sonuçlardan çekiniyordu.

Son dönemde bu konuda önemli ilerlemeler kaydedildi. Yeni fiyat endeksleri için geliştirilen kapsamlı Hanehalkı Bütçe Anketi gelir dağılımı ve yoksulluk hakkında güvenilir verilere ulaşılmasını kolaylaştırdı.

2003 Yoksulluk Çalışması DİE tarafından 25 Mayıs 2005'te açıklandı. Doğallıkla kamuoyu yakından ilgilendi. Konunun önemini düşünerek bazı gözlemler yapmakta yarar gördüm.

Yoksulluk tanım ve oranları
Araşürma 2002 ve 2003 yıllarını kapsıyor. Yoksulluk ve gelir dağılımı gibi yapısal boyutu ağır basan sorunlarda bir yıldan öbürüne değişim sınırlı kalır. Yani iki yılın karşılaştırılması fazla anlam taşımayabilir. O nedenle 2003 yılına bakacağız.

2003 yılı toplam nüfus 68.4 milyon kişi tahmin ediliyor. Bu nüfus 16.5 milyon haneden oluşuyor. Böylece ortalama hanede 4.15 kişinin yaşadığını öğreniyoruz. Yoksulluk için iki farklı tanım kullanılıyor.

Birincisi, gıda yoksulluğu yani açlıktır. Araştırmaya göre 894 bin kişi açlık sınınnın altında gelir elde ediyor, l milyona yakın vatandaşın açlık çekmesi vahim bir durumdur. Bunların üçte ikisi kırsal kesimde, gerisi kentlerde yaşıyor. İkincisi, gıda+gıda dışı yoksulluğudur. 3.7 milyon hane ya da 18.4 milyon kişi daha geniş yoksulluk sınırının altında kalıyor. Nüfusun yüzde 26.7'sine tekabül ediyor. Dört kişiden biri yoksulluk tanımına giriyor.

Kırsal kesimde yoksulların nüfusa oranı yüzde 34.5'e yükseliyor. Kırsal kesimde üç kişiden biri yoksul. Kentlerde oran yüzde 22'de kalıyor. Kentlerde de beş kişiden birinin yoksul olduğu anlaşılıyor.

Kimler yoksul
Araştırmanın tablolarından Türkiye'de yoksulluğun profili hakkında önemli bilgiler elde ediyo-
ruz. Hane büyüklüğü, istihdam türü ve ekonomik sektör gibi sosyal ve ekonomik göstergelerle yoksulluk arasında çok yakın ilişki var.

18.4 milyon yoksulun yüzde 36'sı (7 milyon kişi) 5-6 kişilik, yüzde 35'i (6.9 milyon kişi) 7 ve daha kalabalık hanelerde yaşıyor. Yani 5 kişiden büyük hanelerin yüzde 71'i yoksulluk sınırı altında kalıyor.

İstihdam açısından bakınca, 18.4 milyon yoksulun yüzde 7.3'ü (1.4 milyon kişi) ücret-maaş karşılığı çalışanlardan, yüzde 21.5'i (4.2 milyon kişi) ücret-maaş dışında çalışanlardan oluşuyor.

Demek ki ücret-maaşla çalışanların yoksullar arasındaki payı yüzde 25 çıkıyor, istihdam edilen yoksulların geri kalan yüzde 75'i kendi hesabına çalışan, ücretsiz aile işçisi, yevmiye ile çalışan ve işverenlerden oluşuyor.

Yoksulların yüzde 54'ü (3 milyon kişi) tarım kesiminde, geri kalanı (2.6 milyon kişi) sanayi ve hizmetlerde istihdam ediliyor. Nihayet, issizler, çalışmayanlar ve 15 yaşından küçükler yoksul nüfusun yüzde 68'ini (12.8 milyon kişi) oluşturuyor.

DİĞER YENİ YAZILAR