Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Yoksulluk araştırması

Maalesef yakın geçmişe kadar T

Haberin Devamı

Maalesef yakın geçmişe kadar Türkiye'de gelir dağılımı ve yoksulluk hakkında güvenilir veri azdı. Sonuçlardan çekinen siyasi iktidarların bu alana kaynak ayırmadıklarını söyleyebiliriz.

Son yıllarda bir ilerleme görülüyor. Yeni fiyat endeksleri için geliştirilen Hanehalkı Bütçe Anketi bu amaçla kullanılabilir hale getirildi. Gelir dağılımı ve yoksulluk hakkında biraz daha güvenilir veriler çıkmaya başladı.

İlk Yoksulluk Çalışması TÜİK tarafından Mayıs 2005'te yayınlandı. 2002 ve 2003'ü kapsıyordu. Bu sütunda değerlendirdik. Geçen hafta 2004 sonuçları açıklandı. Kısaca bakmakta yarar gördük.

Açlık ve yoksulluk
Araştırma 2002, 2003 ve 2004 yıllarını kapsıyor. Yoksulluk ve gelir dağılımı gibi yapısal boyutu ağır basan sorunlarda bir yıldan öbürüne değişim sınırlı kalır. Yani yıllar arasında karşılaştırma fazla anlam taşımayabilir. O nedenle 2004 sonucunu ele alacağız.

2004 yılı toplam nüfus 70.3 milyon kişi tahmin ediliyor. Bu nüfus 17.1 milyon haneden oluşuyor. Böylece ortalama hanede 4.1 kişinin yaşadığını öğreniyoruz. Yoksulluk için iki farklı tanım kullanılıyor.

Birincisi gıda yoksulluğu yani açlıktır. Araştırmaya göre 909 bin kişi açlık sınırının altında gelir elde ediyor. 660 bini (yüzde 70) kırsal kesimde, 249 bini (yüzde 30) kentlerde yaşıyor. Nüfusun yüzde 1,3'ünün açlık çekmesi bence vahim bir durumdur.

İkincisi gıda + gıda dışı yoksulluğudur. 3.5 milyon hane ya da 18 milyon kişi daha geniş yoksulluk sınırının altında kalıyor. Nüfusun yüzde 25,6'sına tekabül ediyor. Dört kişiden biri daha genel yoksulluk tanımına giriyor.

Kırsal kesimde yoksulların nüfusa oranı yüzde 40'a yükseliyor. Kırsal kesimde neredeyse iki kişiden biri yoksuldur. Kentlerde oran yüzde 16,6'da kalıyor. Kentlerde bile altı kişiden birinin yoksul olduğu anlaşılıyor.

Yoksulluğun nedenleri
Çalışma Türkiye'de yoksulluğun nedenleri hakkında önemli bilgiler taşıyor. Bekleneceği gibi, hane büyüklüğü, eğitim düzeyi, istihdam türü ve ekonomik sektör gibi sosyal ve ekonomik göstergelerle yoksulluk arasında bire bir ilişki var.

18 milyon yoksulun yüzde 33,4'ü (6 milyon kişi) 5-6 kişilik, yüzde 40'ı (7.2 milyon kişi) 7 ve daha kalabalık hanelerde yaşıyor. Yani 5 kişiden büyük haneler yoksulluk sınırı altında kalanların yüzde 73'ünü oluşturuyor.

Kırsal kesim ve büyük aile dışında yoksulluğu en çok eğitim düzeyi etkiliyor. Yüksek eğitim görenlerin sadece yüzde 1,6'sı yoksulluk sınırının altında kalıyor. Buna karşılık yoksulluk oranı ilkokul mezunlarında yüzde 21,6'ya, okuryazar ama okul bitirmeyenlerde yüzde 33,2'ye okur-yazar olmayanlarda yüzde 44,1'e tırmanıyor.

TÜİK'in gelir dağılımı ve yoksulluk konularında daha kapsamlı çalışmalara yönelmesinde yarar görüyoruz. Veri seti zenginleştikçe iktisat politikası tartışmalarında yoksullukla mücadele boyutu da öne çıkabilecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR