Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Yeni sezonu açıyoruz

Ağustos’un ikinci yarısında ekonomi ve siyaset genellikle sakindir. Bu, köşe yazarı için ideal yıllık izin ortamı demektir. Yorucu bir kış öncesinde pillerini doldurur

Haberin Devamı

Ağustos’un ikinci yarısında ekonomi ve siyaset genellikle sakindir. Bu, köşe yazarı için ideal yıllık izin ortamı demektir. Yorucu bir kış öncesinde pillerini doldurur.

Ancak “genellikle” sözcüğü, potansiyel terslikler barındıran bir sözcüktür. “Daima” ile karıştırmamak gerekir. Ağustos’un ikinci yarısının ekonomi ve siyasette fevkalade hareketli hatta neredeyse fırtınalı geçtiği varittir.

Eylül başından hayat aniden hızlanır. Güzün ilk yağmuru havayı soğutur. Dolapta yorgan aranır. Çocukluğumda “yazlıkçı kaçıran fırtınası” denirdi. Ardından okullar açılır. Trafik kilitlenir. Siyaset ve ekonomi ısınır.

Zaten hoca takımının takvimi farklıdır. Yıl sonbaharda derslerle başlar. Yaz tatilinin sonunda biter. Örneğin Fransa’da tatil yörelerinden Paris’e geri dönüş anlamına kullanılan “La Rentrée” adeta gayriresmi yılbaşıdır.

Siyasette gerginlik
Önümüzdeki on iki ayın gündeminde ilk göze çarpan, siyasetin ön plana geçmesi. Siyasi açıdan son on küsur yılın en kritik dönemine girdiğimizi söyleyebiliriz.

İç siyasetle başlayalım. 2007’de son derece önemli iki seçim var. Mayıs’ta Meclis Cumhurbaşkanı’nı seçecek. En geç Kasım ayında vatandaş milletvekilleri için oy kullanacak. Gelecek on iki ay tüm Türkiye bu iki seçime kilitlenecek.

Bazı gözlemler yapabiliriz. Her ikisi de aslında olağan yani tarihi önceden saptanmış seçimler. Ancak olağan olmaları onları sıradan kılmıyor. Tam tersine, her ikisi de kutuplaşma eğilimleri taşıyor. Cumhurbaşkanı seçimine yönelik kampanyalar daha ilkbaharda başladı. Genel seçim için düğmeye yazın basıldı. Gerginliği yüksek bir kampanya dönemine hazırlıklı olmak gerekiyor.

Gelelim dış dünyaya. Orta Doğu’da istikrarsızlık Türkiye’yi olumsuz etkiliyor. Çok kısa dönemde Lübnan’a asker gönderme konusu öne çıktı. Onu başka sorunlar izleyecektir. Dış gelişmeler içeride siyasi gerginliği artıracaktır.

Ekonomide belirsizlik
Bu siyasi tansiyonu yüksek döneme ekonomi nasıl giriyor? Maalesef 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasının yol açtığı ciddi konjonktür sorunları ile giriyor. Sorunlar iki cephede odaklanıyor. Biri enflasyonun başını tekrar yukarı çevirmesi. Diğeri dış açığın ulaştığı boyut. İki konuda da büyük bir belirsizlik var. Bunlar en önemli belirsizlik nedenleri. Üstüne dünya ekonomisi de bir konjonktürel kırılma yaşıyor. Ne yöne evrileceğini kestirmek zor. Türkiye dış kaynak ihtiyacı üstünden dış mali piyasa gelişmeleri karşısında kırılgandır. Bu da önemli bir ek belirsizlik.

Dün gazetemizin dördüncü yılını kutladık. Tüm VATAN camiasını kutlarım. Bize verdikleri destek için okuyucularımıza minnettarım.

DİĞER YENİ YAZILAR