Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Verimlik, ücret ve rekabet gücü

Türkiye'de dış rekabet gücü ağ

Haberin Devamı

Türkiye'de dış rekabet gücü ağırlıklı olarak döviz kuru bağlamında tartışılır. Özellikle ihracatçılar her fırsatta TL'yi aşırı değerli ilan ederler. İhracatçının sıkıntılarını anlatırlar. İhracatın gerileyeceğini savunurlar.
Devletten devalüasyon talep ederler. Ama ihracat hızlı artışını sürdürür.

Öte yandan, ücret düzeyi çalışanların satın alma gücü bağlamında tartışılır. Özellikle çalışan kesim temsilcileri ücretin yetersizliğini vurgular.

Çalışanların geçinme zorluklarına örnekler verirler. Devletin ücretleri artırmasını talep ederler. Halbuki vatandaşın esas sorunu ücret değil işsizliktir.
Rekabet gücü sadece döviz kuruna mı bağlıdır? Reel ücret düzeyini ne belirler?

İktisatçılar bu iki soru arasındaki bağlantıyı bir başka kavramla kurarlar. Söz konusu olan "verimlilik" kavramıdır.

Bir çalışma
Dünya Bankası kapsamlı bir Türkiye raporu yayınladı: "Makroekonomik İstikrar ve Sürdürülebilir Büyümeye Doğru". Ankara'da kamuoyuna tanıtıldığı toplantıda ben de bir konuşma yapmıştım. Fırsattan istifade raporu ve hazırlık çalışmalarını okudum.

Bilkent Üniversitesi'nden Doç.Dr.Fatma Taşkın otomotiv sanayi ve ihracat potansiyelini araştırmış. Tablolarından biri özellikle ilgimi çekti. 16 ülkede otomotiv sanayinde verim ve ücret düzeyi karşılaştırılıyor.

Buradan emek maliyeti açısından rekabet gücü hesaplanıyor. 1981-1992 dönemine ait bazı sayıları özetlemek istiyorum.

Japonya'da otomotiv sanayinde bir işçinin ücreti Türk işçisinin tam 5.8 katı. Buna karşılık Japon işçinin verimi Türkiye'nin 7.3 katı.

Japon otomotiv sanayi 5.8 katı ücret vermesine rağmen Türkiye'den yüzde 13 daha düşük işçilik maliyeti ile çalışıyor.

Almanya'da da işçi ücreti Türkiye'nin 5.3 katı. Ama Alman işçisinin verimi Türk işçisinin sadece 2.1 katı. Almanya'da işçi maliyetleri Türkiye'den yüzde 59 daha yüksek çıkıyor.

Türkiye'de işçi ücreti Hindistan'ın 2.7 katı. Ama Türkiye'de işçi verimi de Hindistan'ın 3.7 katı. Yani çok daha düşük ücret ödemesine rağmen Hindistan'da işçilik maliyeti Türkiye'den yüzde 23 daha yüksek oluyor.

İlginç sonuçlar Önce ücret düzeyi açısından sayıları değerlendirelim. Ücretle verimlilik arasında birebir ilişki var. Yüksek verimde ücret yüksek, düşük verimde düşük oluyor.

Verimlilik artmadan ücreti artırmak ancak rekabet gücü kaybı ile mümkün olabiliyor.

Rekabet gücünü ücretin mutlak düzeyi belirlemiyor. Verimliliğe kıyasla ücret düzeyi belirliyor. En yüksek ücreti ödeyen Japon otomotiv sanayi işçileri aynı zamanda en verimli oldukları için rekabet gücüne sahip.

Düşük ücret ödeyen Hindistan'ın ise işçi verimi daha da düşük olduğu için rekabet gücü yok.

Görüldüğü gibi rekabet gücü ve ücretler hakkında konuşabilmek için mutlaka verimlilik düzeyine bakmak gerekiyor. Yüksek verim düzeyini yakalayan sanayici, kur ne olursa olsun hem işçisine yüksek ücret veriyor hem de dış dünyada rekabet edebiliyor.

Verim, ücret ve rekabet gücü ilişkisi doğru anlaşılınca kimilerini şaşırtan ihracat artışını açıklamak da kolaylaşıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR