Zaman hızla akıyor. VATAN'da yazmaya başlayalı 1.000 gün geçmiş. 33 ay ediyor. Neredeyse üç yıl. Pazartesi yazı günüm değildi. 1001'inci günde ben de birşeyler yazma ihtiyacını hissettim.
Zafer Mutlu'nun yeni bir gazete arayışında olduğunu 2002 yazında önce dedikodu kanalından duydum. Babıali rivayetlerine pek iltifat etmem. Ama kulaklarım dikildi. Çünkü beni de yakından ilgilendiriyordu.
Temmuz sonu olmalı, rivayet ciddiyet kazandı. Bana da yeni gazeteye katılmam teklif edildi. Fazla naz yaptığımı söyleyemem. Gazete köşe yazarlığımı Zafer'e borçlu idim. Sabah'ı bıraktım. VATAN'a geçtim.
Bu kararım çevremde yadırgandı. 2002 yazında yeni bir gazete projesi çoğu insan için başarısızlığa mahkum bir macera gibi duruyordu. Doğrusu ya bana öyle gelmiyordu. Türkiye'nin bağımsız gazetelere ihtiyacı vardı. Bu ekip onu yapabilirdi. VATAN başarıya mahkumdu.
"Onlar" ve "biz"
Gazeteleri esas işi gazetecilik olan kadrolar çıkartır. Gazetenin heyecanını onlar yaşar, yükünü onlar çeker, keyfini de onlar sürer. Aynı mekanı uzun süre paylaşmanın getirdiği birliktelik duygusunu taşırlar.
Esas işi gazetecilik olmayan köşe yazarlarının durumu farklıdır. Tanım icabı dışarıdadırlar. Arkadaşlıkları esas işlerinde oluşur. Gazeteye kırk yılda bir giderler. Tabir caizse, gözden ırak kalırlar. Müşterek faaliyetlerde biraz mahzun görünürler.
Nereden çıkti bu diyeceksiniz. 1.000'inci gün eklerini okurken resimlerde, karikatürlerde, "bizden" kimse olmadığını aniden farkettim. Hep "onlar" vardı. Hikaye onların hikayesi idi. Bize üvey evlat muamelesi yapılmıştı.
Kızdığım ya da alındığım sanılmasın. Bu sonuç bana çok doğal geliyor. Onlara hak veriyorum. Ama biz de varız. Birinin çıkıp bunu hatırlatması gerekiyordu. Diğer dışarıdan köşe yazarları adına bu göreve talip oldum. Beni gönülden desteklediklerine inanıyorum.
Her şey çok farklı
4 Eylül 2002'den bu yana geçen 1.001 günde Türkiye'de ve özellikle ekonomide yaşanan değişiklikleri o gün tahayyül etmek bile zordu. VATAN'ın ilk günündeki ekonomik manzarayı hatırlamakta yarar görüyorum.
Dolar 1.65 YTL'nin üzerinde bir yerde idi. Yıllık enflasyon yüzde 40'ın, gecelik faiz yüzde 50'nin altına yeni inmişti. Yıllık ihracat 33 milyar dolar, yıllık ithalat 45 milyar dolardı. 11 milyon turist bekleniyordu.
VATAN gazetesinin 1.001 gününün ve bu arada benim yazdığım 370 köşe yazısının yaşanan olumlu gelişmelere küçük de olsa bir katkı yaptığını düşünüyorum. Değerli okuyucularıma, gazeteme bana verdikleri destek için minnettarım. Daha nice 1.000 günlerde beraber olma umudu ile...
VATAN'da 1001 gün
Zaman hızla akıyor. VATAN'da y
Haberin Devamı

