Geçen yıl Kurban Bayramı'nın ilk günü pazara rastladı. Yazıma "Nerede Eski Enginarlar" başlığını koydum (1 Şubat 2004). Biraz nostaljik takılmıştım. Derindeki anlamını sonradan kavradım. İhtiyarlığa geçişimi simgeliyordu.
Yaşlılıkta özlenen, geçmişte yaşanan gerçeklik değildir. 40 yıl öncesine; bilgisayarın, televizyonun, telefonun, otomobilin, by-pass ameliyatının, hatta elektriğin, yolun, okulun vs. olmadığı ortamı kimse özlemez. Gözlemcinin özlediği kendi gençliğidir.
O nedenle Şeker Bayramı'nda yazı tonunu değiştirdim. "Güneşli Günün İçinden" (14 Kasım 2004) geçmiş yerine geleceğe bakmayı denedim. Ezeli ve ebedi iyimserliğimi bir kez daha kağıda dökmeye çalıştım.
Bu kez yazım gene Kurban Bayramı'nın ilk gününe rastladı.
Bayramı sessizce geçiştirmeye gönlüm el vermedi. Yaşımı yüzüme vuran eski patlıcanlara dönmek de işime gelmedi. Gözümü daha umutlu yarınlara diktim.
Düşük faiz bayramı
Türkiye bu bayrama geçmişe kıyasla çok daha umutlu bir ortamda giriyor. Örneğin Şeker Bayramı'nda 17 Aralık AB zirvesinden çıkacak kararın gerginliği vardı. En iyimserler bile tedirgindi.
İki bayram arası 65 günde çok şey değişti. Önce hükümetin üç yıllık ekonomik programı açıklandı. Ardından IMF ile yeni bir stand-by için anlaşıldı. Ve AB zirvesinden kabul edilebilir bir karar çıktı. Merkez Bankası gecelik faizde 3 puan indirime gitti.
Kamuoyu ve mali piyasalar bu gelişmelere olumlu tepki verdi. Borsa yükseldi. Merkez Bankası'nın tekrar döviz alımına başlamasına rağmen TL nominal değer kazandı. Hazine'nin döviz ve TL borçlanmasında faizler düştü. Vade uzadı.
Bu açıdan, hafta başında gerçekleşen iki ihale çok önemlidir. Üç yıl vadeli tahvilin faizi yüzde 17'ye gerilemiştir. Bu vadede bu faiz sanırım kimsenin hatırlayamayacağı kadar eski bir tarihte olmalı...
Ne kadar vurgulasak azdır. Türkiye ekonomisinin en büyük sorunu yüksek nominal ve reel faizlerin oluşturduğu kısır döngü idi. Çok uzun süredir ilk kez kısır döngünün kalıcı şekilde kırılması ihtimali belirdi. Hayırlı bir bayram hediyesidir.
Az sıfırlı ilk bayram
YTL ile 20 gün geçti ama hâlâ milyon ve milyarla konuşmaya ve düşünmeye devam ediyoruz. Yazıdan önce mahallede alışverişe çıkmıştım. 'Kaça?' diye sordum. Satıcı "Üç buçuk milyon" dedi. "Üç buçuk" olur ama milyon olmaz dedim. Gülüştük.
Tek haneli enflasyon, tek haneli reel faizler ve az sıfırlı fiyatlar... Bence bu bayrama umutlu girmekte haklıyız. Okuyucularımın mübarek Kurban Bayramı'nı kutlar, sağlık, refah ve huzur dilerim.
Umutlu bir bayram
Geçen yıl Kurban Bayramı'nın i
Haberin Devamı

