Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Üç farklı ekonomik gelişme serüveni

Küreselleşme tartışmasına Osma

Haberin Devamı

Küreselleşme tartışmasına Osman Ulagay'ın "Tepki Cephesi - Piyasa İmparatorluğuna Karşı" (Timaş, İstanbul 2005) kitabını tanıtarak başladık. Jan Noberg'in "Küresel Kapitalizmi Savunmak" (Liberte Yay. 2001) kitabı ile devam ettik.

Bir nokta hemen dikkatimizi çekti. Küreselleşme sürecinden yararlanma açısından bölgeler, daha doğrusu kıtalar arasında çok büyük farklar görülüyordu. Örneğin Güney ve Doğu Asya ülkeleri (istisnalar var) çok başarılı, Latin Amerika ülkeleri (Şili hariç) çok başarısızdı.

Tarih bir anlama iktisatçının laboratuvarıdır. Ekonomilerin farklı gelişme performanslarının gözlenmesi ilginç bir olaydır. Bunu açıklamaya çalışırken bilgi hazinemiz de zenginleşecektir.

Nitekim son dönemde uzun dönemli büyüme ve gelişmeyi belirleyen toplumsal, siyasi ve ekonomik etkenleri anlama yolunda önemli teorik açılımlar gerçekleşti. Önemli gördüklerimi okuyucularımla paylaşacağım.

Bir karşılaştırma
Asya-Latin Amerika zıtlığı akla derhal Türkiye'nin bu iki gruptan hangisine daha çok benzediği sorusunu getiriyor. Karşılaştırma ekonominin geçmişini ve bugününü daha iyi kavramanın yolunu açacaktır.

Elimizde Dünya Bankası'nın özenle hazırladığı ekonomik göstergeler var. Satın alma gücü parkesine göre hesaplanan cari dolarla kişi başına GSYİH'yı kullandık. Seri 1975'le 2004 arasındaki otuz yılı kapsıyor.

Bu dönemde dolar enflasyonu da olduğu için mutlak değerler fazla anlamlı değil. Onun yerine her yıl kişi başına geliri ABD kişi başına gelirine oranladık. Zenginliği ve fakirliği ABD'ye kıyasla tanımladık.

Asya'da üç ülke aldık: Çin, Hindistan ve Kore. İlk ikisi zaten dünya nüfusunun yüzde 40'ını temsil ediyor. Latin Amerika'da iki büyük ülkeye baktık: Arjantin ve Brezilya. Konjonk-türel dalgalanmaların etkisini sınırlamak için karşılaştırmayı 5 yıllık dönem ortalamaları ile yaptık. Sonuçlar aşağıdaki grafiktedir.

Asya, Türkiye ve Latin Amerika
Grafikte Türkiye'yi çubuklar gösteriyor. Kişi başına gelir dönem boyunca ABD'nin yüzde 20'si düzeyinde sabit kalmıştır. Trend değeri çok küçük bir gerileme veriyor. Her halükârda artış yoktur. Arjantin'de kişi başına gelir 1975'te ABD'nin yüzde 55'i iken 2004'te yüzde 31'ine düşmüştür. Arjantin 20'inci yüzyılın en büyük fiyaskosudur. Daha az olmakla beraber Brezilya da irtifa kaybetmiştir.

Kore'nin 1975 kişi başına geliri Türkiye'den az, 2004'te ise iki buçuk katıdır. Çin'in kişi başına geliri 1975'te Türkiye'nin yedide biri, 2004'te ise çok yakındır. Hindistan 1990'a kadar durağan gitmiş ama son 10 yılda yükselen trend yakalamıştır.

Manzara açıktır.

Türkiye Asya ile Latin Amerika'nın arasındadır ama Latin Amerika'ya daha yakındır. "Yüksek faiz değerli kur-dış açık" sarmalından kısa sürede kurtulmadığı takdirde Latin Amerikalılaşması devam edecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR