OECD harfleri Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü" karşılığıdır. 1961'den önce OEEC "Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü" deniyordu.
Savaş sonrasında, Marshall yardımını dağıtmak üzere Paris'te kuruldu. Türkiye kuruluşundan bu yana örgütün en fakir üyesidir.
OECD için "zenginler kulübü" denir. Üyelerin büyük çoğunluğu gelişmiş sanayi ülkeleridir. Türkiye ve Yunanistan, Soğuk Savaş'ın ilk günlerinde Sovyet yayılmacılığına karşı koruma amacı ile üye yapılmışlardı.
Örgütün ekonomi tarihimizde önemli yeri vardır. Soğuk Savaş döneminde NATO ekonomik yardımlarını ve imtiyazlı kredilerini koordine etti. Yardım konsorsiyumlarını yönetti. Ekonomik konularda Türkiye'nin Batı ittifakındaki muhatabı oldu.
Ülke raporları
OECD Sekretaryası her yıl üye ülkelerin bir bölümünün ekonomilerini inceler. "OECD Economic Surveys" serisinde ayrı ayrı kitapçıklar halinde yayınlar. Her ülkeye iki-üç yılda bir sıra gelir.
Raporlarda eleştirellik dozu tam kıvamındadır. Bir yandan analiz edilen bir üye ülke ekonomisidir.
Öte yandan örgütün saygınlığı tarafsızsızlığına bağlıdır. Sekretarya bu zor dengeyi tutturmaya çalışır.
Türkiye raporlarını hep çok önemsedim. 1980'ler ve 1990'larda OECD'nin Türkiye raporları birer hazine değerini taşırdı.
Verilere güvenirdik. Analizleri beğenirdik. Çok şey öğrenirdik. Öğrencilerimize mutlaka okuturduk.
Son yılların gelişmeleri raporlara kamuoyunun ilgisini azalttı. İnternet devrimi veri ve araştırmalara ulaşmayı kolaylaştırdı.
İstikrar programları IMF-Dünya Bankası'nı öne çıkarttı. Piyasanın ihtiyacı konjonktür araştırmalarını yaygınlaştırdı.
Neticede 1999 ve 2001 yıllarında çıkan Türkiye raporları eskisine kıyasla çok daha az ses getirdi.
Kütüphaneme baktım.
1980'lerden 1999'a tüm Türkiye raporları var. Ama "Turkey 2001" için özetle yetinmişim.
Türkiye yol ayırımında
"Turkey 2004" bu hafta Paris'te yapılan bir basın toplantısı ile açıklandı. Hemen www.oecd.org sitesinden tam metni indirdim. Bastım ve okumaya başladım. Doğrusu ya, okudukça heyecanlandım.
Lafı dolaştırmaya gerek yok. Rapor konjonktür analizinin çok ötesine geçiyor.
Türkiye ekonomisinin yapısal gündemini ayrıntılı şekilde ele alıyor.
Gerçekleşen büyük dönüşümün hakkını veriyor. Ne kadar önemli bir yol ayırımında olduğunu anlatıyor. Hayati uyarılar yapıyor. Dört dörtlük bir yol haritası çiziyor.
Bu noktada OECD Türkiye masası şefi Rauf Gönenç'i bu olağanüstü kapsamlı ve kaliteli çalışma için özellikle kutlamak istiyorum.
Belli ki önümüzdeki günlerde bu rapordan çok yazı malzemesi çıkacak.
Eski pehlivan tefrikaları misali OECD raporunu yazacak ve konuşacağız.
"Turkey 2004"
OECD harfleri Ekonomik Kalkınm
Haberin Devamı

