Türkiye'nin yüksek enflasyon tarihinde çok özel bir yılı bitirdik. 1970 yılından bu yana ilk kez yıllık tüketici enflasyonu 2004'te tek haneye indi. Bir enflasyon düşmanı olarak kutlanması gereken bir olay kabul ediyorum.
Kısaca hatırlatalım. Ortalama tüketici enflasyonu 1971-2000 arasında yüzde 51,1990'larda ise yüzde 80'dir. Üç yıl önce, 2001'de yüzde 68,5'ti. 2004'de yüzde 9,3'e geriledi. Yedi buçukta biri eder. Enflasyonun kolayca indirilebileceğine kanıttır.
Ayrıca üç yılda ekonomi yüksek büyüme hızları tutturmuştur. Böylece enflasyonu hızlı büyümenin sonucu zannedenlerin yanıldığı ortaya çıkmıştır. Enflasyon düştükçe büyüme hızlanmış, büyüme hızlandıkça enflasyon düşmüştür.
Üstelik, dönem boyunca enflasyon hedefleri ıskalanmıştır. Ancak, aşağıdan ıskalanmıştır. Yani fiili enflasyon hükümet hedefinin altında çıkmıştır. Gelecek açısından bu konu çok önemlidir.
Farklı bir bakış
Mutlak sayıların medyada yeterince analizi yapıldı. Farklı bir yaklaşım deneyeceğim. Son üç yılda gerçekleşen fiili enflasyonu hedeflenen ve beklenen enflasyonla karşılaştıracağım.
Elimizde üç seri var. Biri hedef enflasyon. Son üç yılda sırası ile yüzde 35, yüzde 20 ve yüzde 12 idi. Diğeri fiili enflasyon. Aynı sıra ile yüzde 29,7, yüzde 18,4 ve yüzde 9,3 oldu. Üçüncüsü yılbaşında o yıl için beklenen enflasyon. Sırası ile yüzde 47,8, yüzde 24,9 ve yüzde 13,2 çıktı. Üç serinin kendi arasındaki ilişkilere bakabiliriz. Fiili enflasyonu hedef enflasyona bölünce, hedef gerçekçiliğine ulaşırız. Bekleneni hedefe bölünce hedefin inanılırlığını buluruz. Bekleneni fiiliye bölünce beklentilerin gerçekçiliğini elde ederiz. Sonuçlar gazetedeki köşemde yayımlanan tablodadır. "Fiili/hedef oranı" 100'den küçüktür. Yani fiili enflasyon hep hedefin altında kalmıştır. Ya da hedef yüksek tutulmuştur. En çok sapma da 22 puanla 2004 yılındadır.
"Beklenen/hedef oranı" 100'den büyüktür. Yani piyasa aktörleri enflasyon hedefine inanmamıştır. Ancak aradaki fark giderek azalmaktadır. 2005 için hedef ve beklenti çok yakın hale gelmiştir. Doğallıkla bu durumda "beklenen/fiili oranı" da 100'den büyüktür. En çok sapma bu oranda görülmektedir. Beklentiler hiç gerçekçi değildir. Daha da ilginci, beklentilerdeki yanılgı 2003'te azalmış fakat 2004'de tekrar artmıştır.
Bazı çıkarsamalar
Türkiye deneyimi enflasyonla ilgili pek çok önyargının yanlışlığını kanıtlamaktadır. Yukarıda enflasyon büyüme ilişkisine değindik. 2004'te milli gelirde rekor büyüme, enflasyonda hedeften rekor aşağı sapma ile beraber gerçekleşmiştir.
Bir diğer önyargı, enflasyonun düşmesi için önce enflasyon beklentilerinin kırılması gerektiğidir. Sayılar açıkça enflasyonun beklentilere hiç aldırmadığını göstermektedir. Hatta, zorlarsak tersine bir ilişki bile bulabiliriz.
Geriye enflasyon hedefleri kalıyor. Bu uzun konuyu başka bir yazıya bırakıyorum.
TÜFE'de hedef, gerçekleşme ve beklentiler
Türkiye'nin yüksek enflasyon t
Haberin Devamı

