Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Toparlanma kalıcıdır

Ekonomiden her gün iyi haberle

Haberin Devamı

Ekonomiden her gün iyi haberler akıyor. Dış dünya ile başlayalım. IMF yönetimi Türkiye'ye methiyeler düzüyor. Değerlendirme kuruluşları not yükseltiyor. Hazine'nin yurtdışında sattığı tahvillerin fiyatı artarken faizi düşüyor. Yeni tahvil ihalesine rekor talep geliyor. İçeride de hava çok olumlu. Kur ve faizde aşağı hareket sürüyor. Borsada ciddi bir toparlanma var. Enflasyon beklentileri hedefle uyumlu hale geliyor. Kapasite kullanımı artıyor. İç talepte hissedilir bir canlanma görülüyor. Vatandaş ise bu gelişmeleri tereddütle izliyor. İnanmak istiyor ama tedbiri de elden bırakmıyor. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş. Geçmişte, yapay cennetlerin sonra nasıl cehenneme dönüştüğünü yaşayarak öğrendi. Dersini aldı... Pazar yazımızda herkesin aklındaki soruya giriş yaptık. Ekonomideki toparlanma gene kötü günlerle bitecek bir spekülasyon mu? Yoksa hakikaten kalıcı bir düzelme mi? Kalıcıdır dedik. Biraz açmak istiyoruz.

Çok yol alındı
Türkiye ekonomisinde istikrar arayışı 1999 yazında Ecevit hükümetinin kurulması ile başlamıştır. Örneğin emeklilik yaşı 1999 yazında yükseltildi. Faiz-dışı denge 2000'de artıya geçti. 1999 ve 2000'de gerçekleştirilen çok önemli reformlar şubat krizi yüzünden unutuldu. Dalgalı kura geçiş çok büyük insani, ekonomik ve toplumsal maliyet getirdi. Fakat, aynı zamanda kur korkusu para ve maliye politikalarının daha da sıkılmasını mümkün kıldı. Yapısal reformları hızlandırdı. Özellikle bankacılık kesimindeki büyük kırılganlığın giderilmesi yolunda çok ciddi adımlar atıldı. Ödenen bedelin ve yapılan reformların ilk meyveleri 2002 ilkbaharında ortaya çıkmaya başladı. Ecevit hükümeti müşterek intiharı seçecek yerde programı kararlılıkla uygulamayı sürdürse, bugünkü olumlu ortamı bir yıl önce yakalayabilirdik. Ama yapamadılar. O bakımdan, AKP iktidara şanslı bir konjonktürde geldi. Bedeli bir önceki iktidar ödemişti. Hata yapmadıkları takdirde meyvelerini de onlar toplayacaktı. İlk başlarda biraz tereddüt ettiler. Sonra istikrar programını sahiplendiler. Tek başına iktidar olmanın getirdiği avantajları da kullanarak kararlı şekilde uygulamaya başladılar.

Anahtar bütçededir
Türkiye'yi bugünkü olumlu ortama getiren temel faktör sıkı maliye politikasıdır. Toparlanmayı kalıcı hale getiren de odur. Maliye politikasının kamuoyuna yansıması ise faiz-dışı fazla hedefidir. Şunu hiç tereddütsüz söyleyebiliriz: Hükümet bütçede makul bir faiz-dışı fazla üreterek kamu borcunun reel faizlerini vergi gelirlerinden karşıladığı sürece ekonomideki olumlu gidişat devam edecektir. Üstelik, ekonomideki düzelme reel faizleri düşürdüğü ölçüde istikrar için gerekli faiz-dışı fazla da azalacaktır. Bence Başbakan Erdoğan ve AKP yönetimi bu çıplak gerçeği artık biliyor. Bütçe disiplininin faizleri düşürdüğünü, döviz kuruna istikrar getirdiğini ve ekonomik canlanmanın önkoşullarını sağladığını görüyor. Faiz-dışı fazla hedefini önemsiyor. Bu koşullarda ekonominin içinden kaynaklanan bir çalkantı ihtimali çok düşüktür. Toparlanma kalıcı olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR