Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Tatil dönüşü

Önce okuyucularımdan özür dile

Haberin Devamı

Önce okuyucularımdan özür dilemek istiyorum. Enflasyon üstüne dört yazılık bir diziye başlamıştım. Üçü yayınlandı. Sonra aniden bir hafta yazılara ara vermek zorunda kaldım. Niyet öyle değildi. Ama özdeyişteki gibi, evdeki hesap çarşıya uymadı.

Kaldığım yerden devam etmeyi düşündüm. Üçünü okuyunca kopukluk olacağını anladım. Dizinin son yazısını temmuz enflasyonunu değerlendirirken kullanmanın daha makul olduğuna karar verdim.

Bir hafta boyunca doğrusu ekonomi ile hiç ilgilenemedim. Televizyon seyretmedim. Gazeteleri bile biriktirip birkaç gün gecikme ile okuyabildim. Anlayacağınız bilgisayar başına geri dönmek zor oldu.

Gündemdeki konular Geçen hafta iki önemli veri yayınlandı. Biri ocak-mayıs ödemeler bilançosu.

TLnin değer kazanması ile birlikte cari işlemler dengesine olan ilgi arttı. Genel beklenti cari dengede büyük bir açığın oluşacağı şeklinde. Ayrıntılı analizini yapacağız.

Diğeri ocak-haziran bütçe gerçekleşmesi. AKP Hükümeti'nin bütçe disiplinini gevşeteceği beklentisi piyasalarda çok yaygın. O nedenle bütçe gerçekleşmesi hem piyasalar hem de IMF tarafından büyük bir dikkatle izleniyor.

Geçen haftanın önemli olayı Merkez Bankası'nın gecelik faizlerde üç puanlık yeni bir indirime gitmesi idi. Stopaj öncesi basit gecelik faiz yüzde 35'e düştü. Stopaj sonrası bileşiği yüzde 36'ya geliyor. Beklenen enflasyonun yüzde 25'in altında olduğu düşünülürse reel faizin hâlâ çok yüksek yani para politikasının çok sıkı olduğunu söyleyebiliriz.

Bir diğer önemli olay Merkez Bankası'nın döviz piyasasına müdahalesi idi. Gazetelerden Merkez Bankası'nın bir günde 600-700 milyon dolar civarında döviz satın aldığını öğrendik. Fakat müdahale kur üzerinde pek etkili olmadı.

Döviz kurunun seyri kamuoyunun en çok ilgisini çeken konu olma özelliğini sürdürüyor. Dolardaki düşüş pek çok kişiyi şaşırtıyor. Ortalıkta dolaşan tefsir ve hipotezleri de bir ara ele almak istiyorum.

IMF ile anlaşma
Bu arada IMF ile görüşmeler de sona erdi. Zaten bir sürpriz beklenmiyordu. Artık AKP Hükümeti'nin üslubunu öğrenmeye başladık. Önce bütçe tahdidini küçümseyerek bir takım ek harcama yapıyorlar. Faiz dışı fazla hedefi tehlikeye giriyor.

Ama IMF bütçe tahdidine uyulması için bastırıyor. Hükümet bir süre ayağını sürüdükten sonra gerekli tedbirleri almak zorunda kalıyor. Biraz harcamalardan kısıyorlar. Gerisini de ek vergi halinde vatandaştan topluyorlar.

Bir haftanın özet görüntüsü böyle. Ayrıntılarla devam edeceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR