Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Tahminlerde revizyon üstüne

Temmuz benim için sakin bir aydır. Üniversitede sınavlar bitmiş, sonuçlar idareye verilmiştir. Diploma törenleri ve referans mektupları kalır. Televizyon programı zaten haziran sonunda kesilir. Konferans talebi yok denecek kadar azalır

Haberin Devamı

Temmuz benim için sakin bir aydır. Üniversitede sınavlar bitmiş, sonuçlar idareye verilmiştir. Diploma törenleri ve referans mektupları kalır. Televizyon programı zaten haziran sonunda kesilir. Konferans talebi yok denecek kadar azalır.

Bu fırsatı temel makroekonomik göstergeler için tahminlerimi gözden geçirmeye kullanırım. Sayılar içinde kaybolacak kadar zaman olmasınını keyfini çıkartırım. Senaryo yazar, senaryo bozarım.

Bu yıl işler karıştı. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Benden kaynaklanan bir bölüm de var. Bazı özel konular araya girdi. Temmuz boyunca hesaplara yoğunlaşacak zamanı bulmakta zorlandım.

Ancak temmuz programının bozulmasına esas katkıyı ekonomideki gelişmeler yaptı. Konjonktür değişimi tam yaz başına denk geldi. Yeni eğilimleri yansıtan verilerin yokluğunda tahmin yapmanın anlamı kalmadı.

Tahmincilik cilveleri
Hepsi bu kadar değil. İçimi sıkan bir başka sorun daha var. Tahmincilik çok riskli bir meslek. O riski taşıyacak bir kişilik de gerektiriyor. Çünkü risk sözcüğü daima iki zıt hali, bir fırsatı ve bir tehlikeyi özetliyor.

Bir analizin öngördüğü sonuçların fiiliyatta gerçekleşmesi analizi yapan için inanılmaz bir keyiftir. Onu dünyanın tepesine taşır. Kendini akıllı, parlak, güçlü vs. velhasıl çok iyi hissetmesini sağlar. Mesleğine hakimdir. Kanıtı ortadadır.

Ne var ki, yaşam çok renkli ve o ölçüde zalimdir. Bilinmezlik ve öngörülemezlik tüm toplumsal olayların özünde mevcuttur. En yetenekli tahminci için bile doğru tahmin istisna, yanılgılar ise kuraldır.

Yanılmış olmak çok tatsız bir duygudur. Gerçek tahminden farklı çıkınca yapacak fazla bir şey yoktur. Yanılgı yanılgıdır. Aslında su götürür tarafı yoktur. Ona rağmen iktisatçılar yanılgılarını laf kalabalığı içinde gizlemeye meraklıdırlar.

Yanılgılar da ikiye ayrılır. Genellikle yanılgının yanlış analizle beraberliğine raslanır. Öğretici etkisi sınırlıdır. Daha tatsızı doğru analizden yanlış tahmin üretmektir. İnsanı çok üzer. Geçen yıl böyle bir olay yaşadım. Kısaca anlatmak istiyorum.

Bir yanılgı hikâyesi
2003 sonrasında yapılan büyük para politikası hatalarının ekonomide hasarı hemen görülmedi. "Yüksek faiz-düşük kur lobisinin" tam saha presi bir süre etkili oldu. Ama 2005 başında ilk işaretler belirdi. 2005 yazında bunların analizine giriştim. "Sanayisiz, ihracatsız, istihdamsız ama enflasyonist büyümeyi" topa tuttum.

Analiz doğru çıktı. Yanlış para politikasının ekonomiyi "sıcak para bağımlısı" yaptığı, yapay "saadet zincirleri" kurduğu şimdi genel kabul görüyor. Ancak ben bir sonraki adımda vahim bir hata yaptım. Analizden yanlış bir tahmin ürettim.

2005'in ikinci yarısında resesyon öngördüm. Tam tersi oldu. Yanlış para politikasının desteği ile bir iç talep balonu şişti. Yani ben de fena şiştim. Düşmanlarım bayram etti. Neyse, yerim bittiğine göre devamı bir başka yazıya...

DİĞER YENİ YAZILAR