Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Sürdürülmezliğin gerçek tanımı

Okuyuculardan kullandığım kavramlar hakkında sık sık ek bilgi talebi geliyor

Haberin Devamı

Okuyuculardan kullandığım kavramlar hakkında sık sık ek bilgi talebi geliyor. Tek tek cevap yazmaya vakit bulamıyorum. Bazen yazıların içine serpiştiriyorum. Daha önemlilerini doğrudan yazı konusu yapıyorum. “Sürdürülebilir” (dolayısı ile “sürdürülemez”) kavramı bunlardan biri. En çok büyüme sözcüğü ile birlikte geçiyor. Dış dengeye de uyuyor. Ben özellikle konjonktür analizinde öne çıkartıyorum.

Gelen sorular sözcüğün içeriği ve anlamı konusunda olmuyor. İnsanlar kendi iş ve özel yaşamlarından bazı durumların uzun süre gitmediğini yani geçici kaldığını biliyorlar. Bunu ekonomiye uzatmakta zorlanmıyorlar.

Sorular pratik bir ihtiyaçtan doğuyor. Sürdürülemezliği nasıl tanırız? Daha açık soralım. Bir büyüme sürecinin sürdürülemezliğini önceden kestirme olanağını veren göstergeler var mıdır? Hangileridir?

Sanayi, dış açık ve istihdam
Önce bir uyarı. İktisat teorisine “bilim” denir ama ekonomik olaylar doğa muadili kesinkesliğe sahip değildir. İktisat aynı hastaya beş ünlü uzmandan beş ayrı teşhisin olağan karşılandığı tıbba benzer. Aşağıdaki göstergelere bu perspektiften bakılmalıdır.

Gelişmekte olan ekonomiler için basit bir gösterge imalat sanayii üretimi ve milli gelir büyüme hızlarının ilişkisidir. İmalat sanayii milli gelirden hızlı artıyorsa ekonomide sanayinin payı büyüyordur. Sanayi-büyüme ilişkisi sağlıklıdır. Tersi halde ekonomide sanayinin payı küçülüyordur. “Sanayisiz büyüme” hep hüsranla sonuçlanır.

Tüm ülkeler için basit bir gösterge, dış denge eğilimleridir. Uzun dönem ihracat artış hızı ithalat artış hızının üstünde seyrediyorsa dış denge sağlıklıdır. Aksi halde eninde sonunda döviz ve kur sorunu ortaya çıkacaktır.

Nobel ödüllü iktisatçı R. Mundell Türkiye’yi ziyareti sırasında dış ticaretle ilgili bir diğer göstergeye dikkat çekti. Cari işlemler açığının dış ticaret açığına oranı yükseldikçe açığın finansmanı zorlaşır dedi.

Bir başka reel gösterge istihdamdır. Hızlı istihdam artışı büyüme ivmesine destek olur. Bir yandan ek istihdam, ek gelir yani ek talep demektir. Siyasi ortamın yumuşamasının ise uzun dönemde büyüme sürecine çok olumlu katkısı olur.

Enflasyon ve döviz kuru
Büyüme sürecinin en önemli tehdidi ise enflasyondur. Talebin üretimin üstünde seyredip etmediğini saptamak hayati önemdedir. Basit bir gösterge, tüketici enflasyonu ile döviz kurunu karşılaştırmaktır. Dövizin düşmesi enflasyonu aşağı çeker. Ona rağmen yükseliyorsa talep baskısı vardır. Büyümeden vazgeçilmesi gerekir.

Genel bir kural vazedelim. İmalat sanayinin ve ihracatın çektiği büyüme hem istihdam hem de enflasyon dostudur. Dolayısı ile sürme ihtimali daha yüksektir. Tersi, yani hizmetlerin ve iç talebin çektiği büyüme ise enflasyonisttir. Bir süre sonra tökezler.

Bu göstergeler konjonktürün anlaşılmasında çok yararlıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR