Genelde bilmeceleri severim. Çelişen gözlem ya da hipotezleri açıklama arayışı bilimsel adını verdiğimiz düşünce biçiminin ortaya çıkışında ve gelişmesinde anahtar role sahiptir. Daha karmaşık ve zor olsa da, toplumsal bilimlerde de kullanılır.
Geri planda insanoğlunun çok ilginç özelliklerinden biri yatar. İnsanlar açıklanmamış olay sevmezler. Doğru ya da yanlış, her olaya bir açıklama getirirler. Zaman içinde bunların önemli bölümünün yanlış olduğu ortaya çıkar. Ama yenileri gelir.
Bir an için tektanrılı dinler öncesinde Anadolu'ya gidelim. Bir deprem oluyor. Sağ kalanlar nedenini biliyor mu? Evet. Hangi tanrının kime kızmasının ya da hangi kralın hangi günahının depreme yol açtığının ayrıntılarını rahiplerden öğreniyor.
Bu bilgi doğru mu? Bizim için değil. Ama o devir insanı için doğru. Depremi açıkladığına inanıyor. Dolayısı ile davranışlarını da bu bilgiye göre ayarlıyor. O bilgi uğruna adaklar yapıyor. Eziyet çekiyor.
Bilimsel düşünce ve hurafeler
Bilimsel düşüncenin son üç yüzyılda hızlı gelişimi doğanın anlaşılmasını bu tür hurafelerden büyük ölçüde temizledi. Güneş'in ve Ay'ın neden tutulduğu, depremlerin nasıl olduğu vs. doğal olayların nesnel nedenselliği genel kabul görüyor.
Genel diyorum çünkü orada bile istisnalar oluyor. Hemen akla gelen, biyoloji ve evrim teorisidir. Dini inançları ile çeliştiğini düşünen çok sayıda insan bunları reddediyor. "Yaratılış" ya da "akıllı tasarım" teorilerine inanıyor.
Maalesef toplumsal olayların açıklanması hurafelere daha müsaittir. Her toplumda, tanım icabı, bireyler, iradeleri ve iktidar olgusu var. Böylece her çeşit hurafe ve komplonun yeşermesine müsait bir ortam oluşuyor.
Lafı uzattım. Baştan niyetim siyasetle ekonomi arasında kurulan bire bir ilişki ile alay etmek, çelişkilerini göstermekti. TL neden değer kaybetti? Faiz neden yükseldi? Borsa neden düştü? Cevap hazır: Siyasi sorunlar. Liste uzun: Son dönemde muhakkak olan siyasi olayları say.
TL neden değer kazandı?
Bu haftanın gelişmelerine bu açıdan bakmak istiyorum. Mayıs sonrasında kur-faiz-borsa üçgeninde yaşanan çalkantıda gene uzun siyasi analizler yapıldı. Hükümetin hataları ayrıntılı şekilde sayıldı. Yani mali çalkantıya neden olarak siyaset gösterildi.
Son bir haftadır kur-faiz-borsa üçgeninde işler iyi gidiyor. Aynı mantığı izlersek, mayıs ortasına göre siyasette olumlu gelişmeler olması gerekiyor. Etrafıma bakıyorum. Ben bulamıyorum. Bir de siz deneyim. Aşağıdakiler içinden olumlu haberi seçin.
İsrail'in Lübnan'a müdahalesi mi? Rice'ın yeni Orta Doğu haritası açıklaması mı? PKK şiddetinin tırmanması mı? Kuzey Irak'a askeri müdahale ihtimalinin yükselmesi mi?
İsteyenler listeye iç siyasi gelişmeleri de ekleyebilir. Sonuç değişmez. Mayıs ve sonrasında yaşanan çalkantıda siyasetin etkisi yoktu. Bugünkü toparlanmada da siyasetin etkisi yok. Her ikisi de ekonomi içi süreçlerden kaynaklandı. Gerisi hurafedir.
Siyaset, ekonomi vs...
Genelde bilmeceleri severim. Ç
Haberin Devamı

