Geçen hafta üç yazımızı da döviz kuru hakkında kamuoyunda sık rastlanan bazı görüşlerin değerlendirilmesine ayırdık. Okuyucularımızın dikkatini olayın farklı boyutlarına çekmeyi amaçlıyorduk. Dalgalı kur rejiminde ülke parasının yabancı paralar karşısındaki değeri döviz piyasasında arz ve talep tarafından belirlenir. Yani döviz kurunun nasıl seyredeceğini öngörmek için döviz arzını ve döviz talebini etkileyen etkenlere girmek gerekir. Örneğin enflasyon ve dış açık birbiri ile bağlantılı şekilde döviz arz ve talebini etkiler. Çünkü nisbi enflasyonun yüksekliği dış açığın büyümesine yol açabilir. Dış açık ise döviz arzını düşürürken döviz talebini yükseltecektir. Dış açık nedir? Dış ticaret, turizm, faiz, işçi dövizi, navlun, vs. döviz gider ve gelirleri arasındaki farktır. Ödemeler dengesinin cari işlemler hesabı tarafından yansıtılır. Ancak, ödemeler dengesinin bir de sermaye hesabı vardır.
Sermaye hesabı
Öğrencilerime cari işlemler hesabı ile sermaye hesabı arasındaki farkı şu şekilde anlatırım. Eğer bir mal ya da hizmet karşılığında döviz el değiştiriyorsa cari işlemler hesabına girer. Yani sattığımız mal ya da hizmet karşılığı gelen döviz artık bizimdir. Satın aldığımız mal ya da hizmet karşılığı giden döviz ise artık bizim değildir. Bunun karşısında bir mal ya da hizmet karşılığı olmayan döviz giriş ve çıkışları vardır. Bunlar varlık akımlarına tekabül eder. Bir şirket borç alınca ülkeye döviz girer. Yani döviz arzı artar. Ama giren döviz kadar döviz yükümlülüğü oluşmuştur. Başka biri dış borç ödeyince ülkeden döviz çıkar. Yani döviz talebi artar. Ama çıkan döviz kadar döviz yükümlülüğü azalmıştır. Sermaye hesabında hangi kalemler yer alacak? Başta dış borç işlemleri geliyor. Dış dünyaya borçlanan/borç veren banka sistemi, devlet, ithalatçı/ihracatçı firmalar ya da şahıslar olabilir. Döviz talebi ve arzı açısından kimin dışarıda varlık yada yükümlülük sahibi olduğu önemsizdir. İkinci önemli kalem portföy yatırımlarıdır. Uzun vadeli tahvilleri ve hisse senetlerini kapsar. Örneğin devlet dışarıda tahvil satınca döviz girer. Döviz arzı artar. Bu tahvili Türkiye'de oturan gerçek ya da hükmi şahıslar satın alınca döviz çıkar. Döviz talebi yükselir. Üçüncüsü, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıdır. Mantık gene aynıdır. Bir yabancı firma içeride fabrika kurunca döviz girmektedir. Döviz arzı artar. Ama fabrikanın mülkiyeti yabancı firmanındır. Dolayısı ile döviz girişi sermaye hesabına yazılır.
İşin püf noktası
Dalgalı kur rejiminde döviz kurunun seyrini tahmin etmeyi zorlaştıran temel etken sermaye hareketleridir. Cari dengede büyük bir açık düşünelim. Ama aynı anda daha da büyük bir sermaye girişi olsun. Döviz arzı talebin üstüne çıkınca ülke parası değer kazanır. Tersi de mümkündür. Büyük bir cari denge fazlası olan ülke alalım. Dışarı giden sermaye cari dengedeki fazladan büyükse döviz talebi arzın üstüne çıkar. Dış fazlaya rağmen ülke parası değer kaybeder. Türkiye dalgalı kur rejimine 2001 Şubat'ta geçti. O günden bu güne döviz kuru tamamen ve sadece sermaye hareketleri tarafından belirlenmiştir. Bu mekanizmanın bugünden yarına değişmesi söz konusu değildir. Görünür gelecekte sermaye hareketlerinin yönünü doğru tahmin eden döviz kurunu da doğru tahmin edecektir.
Sermaye hareketleri
Geçen hafta üç yazımızı da döv
Haberin Devamı

