Saadet zincirleri internetin ilk günlerinde çok popülerdi. Biliniyor ama kısaca hatırlatmak istiyorum. Bir tanıdığınızdan masum gibi duran bir mektup alıyorsunuz. Sonunda isim ve adres listeleri bulunuyor.
Liste başındakiler! küçük bir para yollayıp listeden siliyorsunuz. liste sonuna kendi isminizi yazıyorsunuz. Yeni mektubu liste sayısı kadar tanıdığınıza yolluyorsunuz. Bunu yapınca kısa süre içinde büyük bir servet garanti ediliyor. Mevduat faizlerinin serbest bırakılmasından önceki dönemde "bankerler" böyle çalışıyordu. Sisteme yeni girenlerin paraları ile eskilere yüksek faiz ödeniyordu. Bir gün taze para girişi durdu. İskambilden kurulan bina yıkılıverdi.
Yüksek faiz, düşük kur
Sistemin kuralı basittir. Saadet zincirini ilk başlatanlar, arada kopukluklar olsa bile mutlaka kâr eder. İkinci dalgada katılanlar, şanslı iseler anaparalarını kurtarırlar. Trene son binenler ise hava alırlar. Konjonktürle ilgili analizim ve ekonominin sorunlarına getirdiğim teşhis biliniyor. Son dönemde her yazımda 2003 sonrası uygulanan yanlış para politikasının olumsuz etkilerine değiniyorum.
Konuyu kısaca hatırlatalım. Seçimi kazanan hükümet IMF ile yapılan programa sahip çıkıyor. Sıkı maliye politikasını benimsiyor. Bütçe üst üste rekor düzeyde faiz dışı fazla veriyor. Kamu borcu reel olarak düşmeye başlıyor. O arada AB üyeliği somutlaşıyor. İçeride ve dışarıda Türkiye'nin geleceğine güven artıyor. Paralelinde dış dünyada likidite bolluğu yaşanıyor. Uluslararası mali piyasalar yüksek getiri peşine düşüyor. Riskler küçümseniyor. Biraz da sürü davranışı etkisi ile kaynaklar daha riskli yatırımlara yöneliyor.
Uluslararası varlık balonu oluşuyor.
İşte tam bu noktada devreye para politikasında yapılan vahim hata giriyor. Kısa vadeli faizler çok yüksek tutuluyor. Neye kıyasla yüksek? Maliye politikasında sağlanan disipline ve uluslararası mali piyasada oluşan balona kıyasla çok yüksek. Sonrasını hep beraber yaşadık. İlginç bir çevrim oluştu. Yüksek faiz dış fonları getirdi. Giren döviz kuru aşağı çekti.
Kurun inişi dış yatırımcının getirişini yükseltti. Giren kaynak arttı. Üç yıl böyle geçti.
Mızrak ve çuval
Bob Dylan bir şarkısında Başkan lincoln'e atfen şöyle der: "Bazıları daima aldanabilir; herkes bazen aldanabilir, ama herkes daima aldanmaz" . Bence çok gerçekçi bir gözlem. Bize de uyuyor. Önce küçük bir azınlık para politikasındaki vahim hatalara işaret etti. Kamuoyu etkilenmedi. Ama kaçınılmaz olumsuz sonuçlar zamanla gelmeye başladı. Kamuoyunda seslerini yükseltenler de arttı.
Tekrar edelim. 2003 sonrasında para politikası çok yanlıştı. Zararının saklanması mümkün değildi. Yanlış politikanın tetiklediği saadet zinciri şimdi tekliyor. Bir gün kopacak. Mızrağın çuvala girmediği daha iyi kavranacak.
Saadet zinciri tekliyor
Saadet zincirleri internetin i
Haberin Devamı

