Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Para politikası sorumludur

Bugünü anlamaya yönelik analiz

Haberin Devamı

Bugünü anlamaya yönelik analizi bitiriyoruz. Önce üçüncü çeyrekte gerçekleşen hızlı büyümenin kalitesine baktık. Sanayi, ihracat, dış açık, enflasyon ve istihdam açısından olumsuz bir tablo bulduk, iç talebin şişirdiği bir balon bulduk.

Nedenlerini araştırdık. Karşımıza döviz kuru çıktı. Son 12 ayda TL'nin yüzde 20 ile 25 arasında değer kazandığını saptadık. 'Ülke parasının kısa sürede böyle değerlenmesi reel ekonomi için ağır bir şoktur' dedik.

Ancak döviz kuru nihai neden olamaz. Çünkü kendisi bir sonuçtur. Makro politikalar tarafından belirlenir. Demek ki bu noktaya TL'ye hızlı değer kazandıran politikalar uygulandığı için gelinmiştir. Bunları arayıp bulmalıyız.

Para politikası ve kur
Temmuz başında ayrıntılı anlattık. Kısa tekrar gerekiyor. Makroekonomik büyüklükler öncelikle iki makro politikaya bağlıdır. Bunlar maliye ve para politikalarıdır. Özellikle aralarındaki uyum çok önemlidir.

Türkiye'de yüksek borç oranı maliye politikasında manevra alanı bırakmadı. Yüzde 6.5 faiz dışı fazla hedefi geldi. Konjonktür para politikasına kaldı. Dalgalı kur rejimine de para politikasını rahatlatmak için geçildi.

Para politikasının temel bir açmazı son dönemde ünlendi. Konvertibilite varsa Merkez Bankası ya gecelik faizi ya da döviz kurunu belirleyebiliyor. Diğeri piyasada arz-talep koşullarına tabi oluyor.

Dalgalı kur rejiminde Merkez Bankası gecelik faizin mutlak hakimidir. İstediği gibi saptar.
Ekonomik aktörler bu faiz düzeyini maliye politikası ve uluslararası koşullarla karşılaştırarak döviz arz-talep kararlarını alırlar. Faiz yükselince net döviz arzı artar, para değer kazanır. Faiz düşünce tersi olur.

Ancak, para politikasının konjonktür etkisi gecikmelidir. Buna "lag" denir. Altı ayla bir yıl arasında olduğu kabul edilir. 2005'i anlamak için 2003 ve 2004'e bakılır.

Bu faize kur dayanmaz
2003-04 dönemi para politikası tabloda özetleniyor. İlk sütunda Merkez Bankası gecelik faizi (borç alma, basit), ikinci sütunda on iki aylık hedef enflasyon, üçüncü sütunda o gecelik faizin stopaj sonrası yıllık reel getirişi var. Dördüncü sütun bir yıl sonra gerçekleşen enfasyonu, beşinci sütun ise gerçekleşen enflasyona göre o gecelik faizin yıllık reel getirişini gösteriyor.

Tablonun ilk satırını okuyalım. Tem.O3'te gecelik faiz yüzde 35, hedef enflasyon yüzde 15.3, geceliğin yıllık reel getirişi yüzde 15.2'ymiş. Bir yıl sonra enflasyon yüzde 9.6 ile hedefin 5.7 puan altında kalınca gerçekleşen reel getiri yüzde 19.9'a tırmanmış.

Merkez Bankası'nın 2003 ve 2004 yıllarında ödediği reel getiriler inanılmazdır. Banka'nın kendi enflasyon hedefine bile hiç inanmadığı açıktır. Bir gecelik TL riskine ödenen bu faiz Türkiye'yi sıcak paraya teslim etmiştir. Sorumlu tereddütsüz bellidir.

Not: hesapları borç alma faizi ile yaptık. Borç verme faizi bugün bile borç alma faizinden 4 puan daha yüksektir. Diğer ülkelerde ise ikisi az çok aynıdır. Karşılaştırma yaparken bu husus da göz önünde tutulmalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR