Akademisyenlerin iyi bildiği bir kural vardır. Araştırdığınız alanı daralttıkça doğru cevaba ulaşmak kolaylaşır. Buna karşılık bulguların yararlılığı da azalır. Genel soruların ise cevabı çok zordur. Ama esas onlar önemlidir.
1970-80 arası Adana ili mahkeme mübaşiri eşlerinde ikiz doğum sıklığı" örneğini daha önce de vermiştim. Yeterince titiz bir araştırmacı bütün belgeleri tarıyarak kesin bulguya ulaşır. Ama insanlar ilgilenmez.
Öbür uca gidelim ve çok ilgi çekecek bir genel araştırma konusu saptayalım.
"Müslüman ülkelerin ekonomik azgelişmişliğinde dinin etkisi nedir?" Bu sorunun versiyonları her gün Türkiye'de sorulur. Maalesef cevaplandırılması çok zordur.
Timur Kuran'ın çalışması
Los Angeles'te Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) öğretim üyesi Timur Kuran'dan daha önce bahsettik. Türkçe yayınlanan iki kitabını tanıttık: Yalanla Yaşamak - Tercih Çarpıtmasının Toplumsal Sonuçları; çeviren Alp Tümertekin (Yapı Kredi Yayınlan, İstanbul 2001) ve İslamın Ekonomik Yüzleri; çeviren Yasemin Tezgiden (İletişim Yayınlan, İstanbul 2002).
Journal of Economic Perspectives'in Yaz 2004 sayısında çok ilginç bir yazı çıktı. Dergiyi Amerikan İktisatçılar Derneği yayınlıyor. Teknik konular işlenmiyor. Genel konulara ağırlık tanınıyor. Makalenin başlığı şöyle: "Ortadoğu Neden Ekonomik Olarak Azgelişmiştir: Kurumsal Durağanlığın Tarihi Mekanizmaları" (s.71-90). Timur Kuran böylesine karmaşık bir konuyu 18 sayfada özetliyor.
Söylemeden duramayacağım. Bu tür makaleler beni çok mutlu ediyor. İktisada sevgim ve saygım artıyor. Pekala muhasebe, finans, vs. teknik bir alana hapsolabilirdim. İyi ki iktisatta sebat etmişim diyorum.
Lafı uzatmadan Timur Kuran'a bırakıyorum.
Sorun vazediliyor
"Bin yıl önce, 10'uncu yüzyıl civarında, hayat standardı, teknoloji, tarımsal verimlilik, okuma-yazma oranı ve kurumsal yaratıcılık gibi kriterler itibarıyla Ortadoğu dünyanın iktisaden gelişmiş bir bölgesi idi. Sadece Çin belki Ortadoğu'dan daha gelişmiş olabilirdi.
Ancak, bundan sonraki dönemlerde, Batı Avrupa'nın ekonomik kaynakları ortak bir havuzda toplama, ekonomik faaliyetlerin koordinasyonunu sağlama ve mübadeleyi geliştirme kapasitesinde büyük artışa yol açan kurumsal dönüşümünü izlemeyi beceremedi...
Neticede, 19'uncu yüzyıla gelindiğinde, bütün Ortadoğu kesinlikle Batı Avrupa'ya ve onun yeni dünyadaki uzantılarına kıyasla "azgelişmiş" hale gelmişti; 21'inci yüzyılda ise Uzakdoğu'nun da pek çok ülkesinin gözle görülür şekilde gerisine düşmüştü. "
Kuran makalesine bu şekilde başlıyor. Cevaplarını önümüzdeki yazılarda okuyucularıma aktaracağım.
Ortadoğu'da kurumsal durağanlık
Akademisyenlerin iyi bildiği b
Haberin Devamı

