Okuyucularım benim sayıları sevdiğimi bilir. O kadar ki, Ekodiyalog ortağım Deniz Gökçe "otistik" olduğumu iddia ediyor. Sözcüğü bilmeyenlere Yağmur Adam filminde Dustin Hoffman'ın dört destede iskambil kağıtlarını sayan bir otistiği oynadığını hatırlatalım.
Sayıları sevmek beni sık sık hatalardan korur. Birbirinden farklı gibi duran sayı dizileri arasındaki ilişkiyi kolay teşhis ederim. Döviz kurundan dış dengeye, ekonomik tahminlerde çok işime yarar.
Bazen de durduk yerde başıma dert açıyor. DİE tarafından son yayınlanan gelir dağılımı verilerine bakarken de öyle oldu. Gözüme nüfus verileri ilişti. Bir süredir gözlediğim ilginç bir durum tekrar dikkatimi çekti.
Hangisine inanalım?
Sorunu şöyle özetleyelim. Uzun süredir Türkiye'nin nüfusu hakkında yayınlanan veriler arasında ciddi tutarsızlıklar var. Üstelik nüfus sayılan sürekli değişiyor. Hangisini ne zaman kullanacağımızı şaşırıyoruz.
Hemen DİE sitesine girdim ( www.die.gov.tr ). 2000 Nüfus sayımı hakkındaki son tablolan indirdim ve bastım. Elimde daha önce gene aynı yerden aldığım tablolar vardı. Onlarla karşılaştırdım. Genellikle güvenerek kullandığım Dünya Bankası verilerini de kontrol ettim.
Şubat 2002'de aldığım tabloda, 2000 yılı toplam nüfusu 69,7 milyon kişi olarak gözüküyor. Dünya Bankası ise 2002 yılında yayınladığı CD'de Türkiye'nin nüfusunu 65,3 milyon kişi veriyor. Arada küçümsenmeyecek bir fark (4,4 milyon kişi) söz konusu.
DİE'den bugün aldığım tabloda ise 2000 yılı nüfusu 67,8 milyon kişi gözüküyor. Demek ki Şubat 2002'den bugüne DİE 2000 yılı nüfusunda 2,1 milyon kişilik bir azaltmaya gitmiş. Böylece Dünya Bankası ile arasındaki fark 2,5 milyon kişiye inmiş.
DİE'nin yayınladığı gelir dağılımı araştırmasında 2002 yılı nüfusu 68,4 milyon kişi olarak veriliyor. Halbuki Eylül 2003'de yayınlanan Dünya Bankası raporunda Türkiye'nin 2002 yılı nüfusu 70 milyon kişi. Yani bu kez Dünya Bankası daha yüksek.
Nüfus artış hızı
Devam edelim. DİE'nin yayınladığı Nüfus ve Kalkınma Göstergeleri tablosunda, 2001 ve 2002 için yıllık nüfus artış hızı sırası ile yüzde 1.61 ve yüzde 1,57 olarak veriliyor. Bunlar 1990-2000 için verilen ortalama yıllık nüfus artış hızı ile (yüzde 1,83) tutarlı duruyor.
2000 yılı nüfus sayımı sonucunu bu artış hızları ile çarpıyoruz. 2000 yılı için nüfusu 70 milyon kişi buluyoruz. Dünya Bankası'nın nüfusu bu şekilde hesapladığını böylece anlıyoruz.
Sonra tersinden gidiyoruz. DİE'nin yayınladığı 2002 ve 2000 yılı nüfus sayılarını birbirine bölüyoruz. İki yılda toplam nüfus artışı yüzde 0,87, yıllık ortalama nüfus artışı ise yüzde 0,43 çıkıyor. Bu hesaba göre 2000 yılı sonrası Türkiye'si düşük nüfus artış hızına sahip ülkeler arasına giriyor.
Eminim bunların makul açıklamaları vardır. Ama bu durumun kafa karıştırdığı da bir gerçektir. Neticede şu anda hesaplarımda Türkiye'nin 2002 yılı nüfusu için hangi sayıyı kullanmam gerektiğini bilmiyorum.
Nüfus bilmeceleri
Okuyucularım benim sayıları se
Haberin Devamı

