Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Nihayet YTL

Türkiye yeni yıla yeni para bi

Haberin Devamı

Türkiye yeni yıla yeni para birimi YTL ile başladı. TL'den altı sıfır atıldı. Milyon bire, milyar bine, trilyon milyona, katrilyon milyara indi. Böylece milyarların zengin olmak için yetersiz kaldığı bir dönem tarihe gömüldü.

Yeni para birimi ile bir hafta geçirdikten sonra birkaç gözlem yapabiliyorum. Günlük yaşamda kağıt banknotları ya da fiyatları karıştırmadım. Çok karıştıran olduğunu sanmıyorum. Bence uyum sağlamak kolaydı.

Buna karşılık hesap birimi olarak beynim hala milyonu kullanıyor. Yıllar boyunca milyonu bir gibi görmeye alışmış. Vazgeçmiyor. Kasiyer 15 YTL deyince hızla bunun 15 milyon lira olduğunu çıkartıyor. Rahatlıyor.

Beynimiz milyonu bir almaya ne zaman gerek duymayacak? Bu işi bilenler iki üç ay diyor. Herhalde öyledir. Geçmiş çabuk unutulur. Rahata çabuk alışılır. Sıfırlarla dolu o dünyayı özleyeceğimizi sanmıyorum.

Değişim korkusu
İnsanoğlu aslında tutucudur. Değişiklik önerilerine daima şüphe ile yaklaşır. Öngörülemeyen sonuçlara yol açmalarından korkar. Durumunun daha da bozulmasından çekinir. Mevcudu be-ğenmese de daha güvenli bulur.

Üstüne Türkiye'nin özgül koşulları gelir. Vatandaş genelde ülkeyi yönetenlere güvenmez. Her yaptıklarında gizli gündemler arar. Komplolar saptar. Değişim bahanesi ile kendisine zarar vereceklerine inanır.

Aylardır YTL hakkında ortalıkta dolaşan felaket senaryolarını hatırlayalım. Ne deniyordu? 50 YTL ve 100 YTL banknotlar bir tür devalüasyondu. Dolar mutlaka patlayacaktı. Tüm fiyatlar yuvarlanırken zamlanacaktı.

Ne oldu? Bırakın devalüasyonu, doların düşüşü ancak Merkez Bankası'nın günlük döviz alım ihaleleri ile engellenebiliyor. KDV indirimi ve petrol fiyatının gerilemesi sayesinde pek çok malın fiyatı düşüyor.

Türkiye para birimi reformunu çok daha önce, 1990'ların ikinci yarısında yapabilirdi. Siyasi iktidarın niyeti vardı. Ama bürokrasinin ezeli ve ebedi tutuculuğu ona da engel oldu. Boş yere zaman kaybedildi.

"Avro" hakkında
Euronun Türkçe adı üstüne tartışmaları dikkatle izliyorum. Nedenlerim var. Yedi küsur yıl önce, 28 Eylül 1997'de Sabah gazetesinde çıkan köşe yazımın başlığı şöyle: "En İyisi Yeni Lira = Avro".

Yazıda para birimi reformu ile TLnin mutlaka terk edilmesi gerektiğini söylüyorum. Yeni para birimine yeni bir ad verilmesini öneriyorum. Mantıklısı euronun Türkçesi olan "avro" olur diyorum.

Euro için avro karşılığını ben mi buldum?

Hayır. Hürriyet gazetesi köşe yazarı sevgili dostum Hadi Uluengin'in bir yazısında rastlamıştım. Onu zikrederek kullandım. Patenti Hadi'ye aittir. Kayda geçmesi için yazıyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR