Böylece kriz sonrası dönemin en ilginç ekonomik bilmecesine geliyoruz. Bir yandan herkes iç talepteki durgunluktan şikayet ediyor. Halbuki aynı anda devasa bir dış açık görülüyor. Yakından bakınca dış açığın stoklara gittiği anlaşılıyor.
Bilmece ile uzun süredir uğraşıyorum. "Gizli gündem" sahibi olduğumu düşünenler var. Özetle, durgun iç talebe rağmen büyük dış açıklar ve devasa stok artışları oluşmasını sermaye kaçağına atfediyorum. Lafı dolaştırmayacağım. Aslında dış açık görünenin çok altında, hatta belki de hiç yok demeye getiriyorum.
Stokta 51 milyar dolar
Yöntemi açıklayalım. 2002 başından itibaren üç aylık milli gelir verilerini dönem ortalama kuru ile dolara çeviriyoruz. Sonra stok değişimi kalemini topluyoruz. Bu şekilde 2002-2004 arası dönemde üretilmiş ya da ithal edilmiş ama satılmayarak stoklarda tutulan malların değerine ulaşıyoruz.
Gazetedeki köşemde yer alan grafikte üstteki düz çizgi, birikimli stok miktarını milyar dolar cinsinden ifade ediyor. Son üç yılda firmaların depolarında biriktirdikleri mal miktarının 51 milyar dolara ulaştığı görülüyor.
Bu çok büyük bir meblağdır. 2004 yılında stoğu yapılabilecek toplamlar üreten sektörlerin (tarım, sanayi ve inşaat) cari fiyatlarla yarattıkları katma değerin 113 milyar dolar olduğunu hatırlatalım. Biriken stok yıllık mal üretiminin yüzde 45'ine gelmektedir.
Grafikte altta yer alan kesikli çizgi, birikimli cari işlemler açığını ifade etmektedir. Cari işlemler açığının üç yıllık toplam değeri 21 milyar dolardır. Yani toplam dış açık stoklardaki değişimden 30 milyar dolar daha küçüktür.
Resmin tümüne bakıyoruz
Bütün bu sayıların anlamı nedir? Daha açık anlatmaya çalışalım. Son üç yılda iç kaynaklar toplam tüketim ve yatırıma yetiyor. Üstüne, biriktirilen 51 milyar dolar tutarındaki stokların da yüzde 60'ı (30 milyar doları) iç kaynaklardan finanse ediliyor. Dış kaynak için sadece biriken stokların geri kalan yüzde 40'ı (21 milyar dolar) gerekiyor. İsteyen sayılan kontrol eder. Üç yılın GSMH toplamı 731 milyar dolardır. Aynı dönemde tüketim harcamaları (özel ve kamu) 585 milyar dolar, yatırım harcamaları 122 milyar dolar, ikisinin toplamı 707 milyar dolar yani milli gelirin 24 milyar dolar altındadır. Tasarruf yetersizliğinin tek nedeni 51 milyar dolarlık stok birikimidir.
Sayıların bize söylediği çok açıktır. Türkiye kriz sonrası dönemde rekor düzeyde dış kaynağı rekor düzeyde stok biriktirmek için kullanmıştır. Sormadan edemiyorum. Neden bu kadar çok stok tutuluyor? Nerede tutuluyor?
Nerede bu stoklar?
Böylece kriz sonrası dönemin e
Haberin Devamı

