Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

MÜSİAD'ın cevabı

24 Kasım tarihli yazımın başlı

Haberin Devamı

24 Kasım tarihli yazımın başlığı "Hiperenflasyona Davetiye" idi. MÜSİAD'ın hükümete yaptığı teklifi değerlendirmiştim. Hazine tarafından bütçenin yüzde 5'i kadar Merkez Bankası avansı kullanılması öneriliyordu.
Öneriye karşı çıktım, iki opsiyonu değerlendirdim. Avansla sadece borç geri ödenirse Hazine faiz tasarruf edecekti. Ancak bu likidite Merkez Bankası'na gideceğinden net faiz etkisi olmayacaktı. Bu duruma "abesle iştigal" dedim.
Avans kamu harcamalarına giderse bence durum vahimdi. Ek likiditenin dövize kayması kaçınılmazdı. Tekrar enflasyon-yüksek faiz sarmalı pekâlâ Türkiye'yi hiperenflasyon uçurumuna itebilirdi.

Haklı eleştiriler
MÜSİAD Başkanı Ali Bayramoğlu bana cevap yazmış. Araya Şeker Bayramı girdiği için hemen değinemedim. Dün Radikal'de Neşe Düzel'le mülakatını okuyunca cevaba cevap zamanının geldiğini anladım.
Bayramoğlu'nun haklı bir eleştirisi ile başlamak istiyorum. Tam metni okumadan, gazetelerde çıkan haberler üstüne yazdığımı söylüyor. Maalesef bu doğru. Kendisinden ve okuyucularımdan özür diliyorum.
MÜSİAD'ın teklifi: "Merkez Bankası kanununda değişiklik yapılarak Hazine'nin kısa vadeli avans kredi kullanımı, üçer aylık dönemler içerisinde kapatılmak şartıyla bütçe gelirlerinin yüzde 5'ine kadar mümkün kılınmalıdır."
Benim okuduğum haberler iki ayrıntıyı kaçırmış. Bütçe giderleri değil gelirleri imiş. Devamlı değil, üç ayda bir kapatılmak üzere imiş. İlki avansı benim tahminimin altına indiriyor, ikincisi ise işi daha da karıştırıyor.
Üç ay sonunda Hazine avansı hakikaten kapatacaksa ilk opsiyonda etkisi daha da az olacaktır. Abesle iştigal ifademi güçlendirir. Yok, ikinci opsiyonda Hazine bir takım hesap oyunları ile avansı kapatmayacaksa durum anlattığım kadar vahimdir.
Neyse, bu konuyu fazla uzatmak istemiyorum. Onun yerine Bayramoğlu'nun bana yazdığı cevaptan alıntı yapmak istiyorum.

Üslubu garipsiyorum
"Ekonomi sadece kitaplarda okunmakla yahut okutulmakla öğrenilmiyor. Eğer öyle olsaydı, o zaman dünyadaki tüm ülke ekonomilerinin başında birer iktisat profesörü olması yeterli olurdu. Bizim ülkemizde geçmiş yıllarda böyle bir tecrübe yaşandı ve sonuçlarını beraberce gördük..."
"Türkiye'de son üç yıldan bu yana uygulanan, önce çapalı kur sistemine dayalı program ile, Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı hakkında öngörüleri ve teşhislerinde tam isabet kaydeden yegane iş dünyası kuruluşu MÜSİAD'dır...
Halbuki bugün kamuoyunda televoleci iktisat profesörleri olarak anılan ve televizyonlarda sözde ekonomi programı yapan şahıslar ise, gerek çıpalı kur sisteminin faziletlerini anlata anlata bitiremeyerek, gerekse de Güçlü Ekonomiye Geçiş Programına methiyeler düzerek, her şeyin çok güzel gittiğini anlata anlata, ekonomimizin içine düştüğü iflas tablosunun suç ortakları konumuna düşmüşlerdir.
Dolayısıyla, 3 Kasım seçim sonuçları, IMF güdümlü bu iki programı sürekli savunanlar ile, bunları uygulayan siyasi iktidar partilerinin halkın vicdanında nasıl mahkum olduklarının açık bir delilidir."

DİĞER YENİ YAZILAR