Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Mundell'in Türkiye analizi

Nobel ödüllü ünlü iktisatçı Ro

Haberin Devamı

Nobel ödüllü ünlü iktisatçı Robert Mundell'i Türkiye'ye davet eden İş Yatırım'a teşekkür ediyorum. Geniş Açı toplantıları bizlere çok önemli düşünürleri yakından tanıma fırsatını veriyor.

Açık ekonomide iktisat politikası deyince akla önce Mundell gelir. Geçen yazıda özetledim. Açık ekonomide para politikasının zorluğunu vurgular. Örneğin Büyük Buhrana Fed'in uyguladığı yanlış para politikasının neden olduğunu savunur.

Mundell'in konuşma başlığı Türkiye'deki tartışmanın da tam göbeğine oturuyor: "Değerli TL, Cari Açık ve Enflasyon Hedeflemesi." Ustayı kutlamak gerekiyor. Genel bir tema üstüne konuşmanın kolay yolunu seçmemiş. Riskli ve zor olmasına rağmen, Türkiye'nin güncel konjonktür sorunlarına bodoslamadan girmiş.

TL aşırı değerli mi?
TL'nin değeri sadece akademik bir konu değildir. Büyük çıkar çatışmalarının odağıdır. Dış piyasa için çalışanlar daima TL'nin değer kaybetmesinden yanadır. İç piyasaya çalışanlar ve mali kesim ise tam tersi görüştedir.

Yaygın yöntem dövizkuru- enflasyon karşılaştırmasıdır. Merkez Bankası'nın yayınladığı TERK bu yöntemle hesaplanıyor. Örneğin Mundell, IMF'nin "özel Çekim Hakkı" (SDR) bazında 2000'den bugüne TEnin yüzde 58 değer kazandığını buluyor.

Ancak ülke parasının değerini doğrudan ölçme sorunlarını bildiği için dolaylı yöntemleri de kullanıyor. Kendi kendine "aşırı değerli paranın ekonomik sonuçları ne olurdu?" diye soruyor. Cevaplardan TL aşırı değerli sonucuna ulaşıyor.

"Bir: Sanayi üretiminin GSYH büyümesinin altında kalması. İki: Doğrudan yabancı sermayeden ziyade, ülkeye ağırlıklı olarak portföy yatırımlarının gelmesi. Üç: Kötüleşen dış ticaret açığı ve dış ticaret açığının cari işlemler açığına oranı. Dört: İşsizlik oranındaki artış.

Tüm bu yaklaşımlar, Türkiye örneğinde kurun aşırı değerli olduğuna işaret ediyor." (s. 18)

Bir, iki ve dördü ben de son yıl içinde sık kullandım. Üç daha önce aklıma gelmemişti. Hemen hesapladım. Örneğin dış ticaret açığının cari işlemler açığına oranı yüzde 57 ile 1993'ün (1994 krizi öncesinin) 11 puan üstüne çıkmış. Haberiniz olsun.

Perşembe'nin gelişi...
Geri planda açık ekonomide enflasyonla mücadele ile döviz kuru hareketleri arasındaki karmaşık ilişki yatar. Maliye ve para politikasının eşanlı sıkılığı sermaye girişini arttırır. Para değer kazanır, enflasyon düşer, cari işlemler açığı patlar.

Sonra ne olur? Mundell Kanada, Brezilya, Meksika, ABD ve İngiltere'den örnek veriyor. Bir süre sonra paranın dış değeri denge düzeyine geri dönüyor. Yani ciddi bir kur düzeltmesi yaşanıyor.

Analiz "yüksek faiz-düşük kur mücahidi iktisatçılar" için can sıkıcıdır. 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasını başarılı diye pazarlayanlan zorlamaktadır. Ben size söylüyorum. Bu mızrak bu çuvala sığmaz...

DİĞER YENİ YAZILAR