Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Mundell ve para politikası

Türkiye geçen hafta iktisadın

Haberin Devamı

Türkiye geçen hafta iktisadın önemli ustalarından birini ağırladı. İş Yatırım tarafından düzenlenen son Geniş Açı toplantısında 1999'da Nobel İktisat Ödülü'nü alan Robert Mundell konuştu. Ben soru cevap ağırlıklı tanışma kısmına katıldım. Konferansı metinden izledim.

Ülkeyi yakından tanımayan misafir ile yerli iktisatçının diyaloğu sorunludur. Ustanın kafasında genel sorular ve sorunlar vardır. Türkiye'ye kuşbakışı bakar ve kendi şablonuna uydurur. Yerliler ayrıntılı bilgi sahibidir. Ama Türkiye'yi genel kurallar dışında görme eğilimi çok güçlüdür.

Sonuç biraz sağırlar diyaloğuna benzer. Yerliler ustanın Türkiye'yi anlamadığını, usta ise onların iktisat bilmediğini düşünür. Dolayısı ile yerliler ustaya Türkiye'nin özel halini anlatır. Usta da onlara iktisat teori ve deneyiminin genel kurallarını tekrarlar.

Paranın iç ve dış değeri
Makroiktisat 1940'lardan itibaren hızla gelişmeye başladı. Ancak, ağırlık ekonominin iç koşullarına verildi. Analiz ve modeller dış ticareti, cari işlemler açığını ve döviz kurunu ihmal ettiler. O dönemde bu durum yadırganmadı.

Mundell 1960'tan itibaren makroiktisat teorisinin açık ekonomilere uygulanmasına öncülük etti. Döviz kuru ile konjonktür politikaları arasındaki bağı kurdu. Bugün bile makroiktisat dersinde onun adını taşıyan açık ekonomi modelini öğretiyoruz.

Mundell'in analizinin odak noktası, bir ekonomide paranın iç değeri kadar dış değerinin de konjonktürün belirlenmesinde etkili olduğudur. Buna Mundell'in "büyük sezgisi" de diyebiliriz.

Paranın iç değeri enflasyonun bir başka adıdır. İç değerin korunması fiyat istikrarı yani düşük enflasyondur. Paranın dış değeri ise döviz kurudur. Aynı şekilde paranın dış değerinin korunması döviz kurunda istikrar yani dalgalanmalar olmaması demektir.

İlk bakışta paranın iç ve dış değerinde istikrarın sağlanması aynı olayın iki yüzü gibi durur. Ama öyle değildir. Tam tersine, sık sık iki hedef birbiri ile çelişir. Bu hallerde ekonomi yönetimi zor tercihlerle karşı karşıya kalır. Politika hatalarının maliyeti yükselir.

Para politikası çok önemlidir
O nedenle Mundell'e göre para politikası hayatidir. Konjonktür sorunlarının gerisinde yanlış para politikası tercihleri yatar. Tezini kanıtlamak için dünya ekonomisinin gelmiş geçmiş en büyük ekonomik krizini, yani "Büyük Buhranı" örnek verir.

Kısaca hatırlatalım. 1929 sonundan itibaren başta ABD, tüm sanayileşmiş ekonomilerde üretim, tüketim, yatırımlar ve fiyatlar hızla düşerken işsizlik aynı hızla arttı. Mundell dahil pek çok iktisatçı için Almanya'da Hitler'in iktidara gelmesinin ve dolayısı ile İkinci Dünya Savaşı'nın nedeni yaşanan bu ekonomik bunalımdır.

Neden "Büyük Buhran" oldu? Mundell faturayı Amerikan Merkez Bankası'na (FED) çıkartıyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında fiyatların yükselmesine rağmen FED doların dış değerini korumaya çalışıyor.

Bu amaçla yanlış para politikası uyguluyor. Yani faizi çok yüksek tutuyor. Sıradan bir konjonktür düzeltmesi Büyük Buhrana dönüşüyor. Ayrıntılarını merak edenler Mundell'in Nobel ödülünü kabul konuşmasına bakabilirler.

Paranın iç ve dış değeri arasındaki ilişkinin doğru saptanması ve bu konuda para politikasının sorumluluğunun kavranması Türkiye açısından hayati önem taşıyor. Bu bağlamda TL'de aşırı değerlenme ve dış açık sorunlarını bir sonraki yazıda ele alacağım.

DİĞER YENİ YAZILAR