Bütün tersine rivayetlere rağmen ekonominin mantığı aslında basittir. İyi iktisatçı bağımsız duran olaylar arasındaki ilişkileri araştırır. Neyse ki, her iktisadi olayın etkisi birden fazla göstergeye yansır. Farklı ekonomik verilerin birbiri ile karşılaştırması önemli ipuçları sağlar.
Örneğin milli gelir hesapları bir yanda üretilen katma değeri, diğer yanda kazanılan gelir ve yapılan harcamaları kapsar. Her üretim tanım icabı aynı miktarda gelir ve harcama demektir. Bu özdeşlik sayesinde yayınlanan verilerin içsel tutarlılığı denetlenir.
Stok değişimi
Harcamalar yöntemi ile hesaplanan milli gelir dört ana kalemden oluşur: Özel tüketim harcamaları, kamu tüketim harcamaları, yatırımlar ve net ihracat. Makro iktisat derslerinde bu dörtlüye milli gelir denklemi (ya da özdeşliği) denir. Özel tüketimi hanehalkı, kamu tüketimini devlet, yatırımı hanehalkı, devlet ve firmalar yapar. Net ihracat ise mal-hizmet dış ticaretinin dengesidir. Yatırım harcamaları kendi içinde ikiye bölünür: Gayrisafi sermaye birikimi ve stok değişimi.
Stok değişimini firmaların yaptıkları üretimi kendilerinin satın alması şeklinde düşünebiliriz. Üretim yapılmış fakat üçüncü şahıslara satılmamıştır. O anlama firma açısından yatırımdır. Milli tasarrufları kullanır. Kriz dönemlerinde ilginç bir durum oluşur. Ekonomi küçülürken üretim talepten daha hızlı düşer. Üreticiler azalan talebin bir bölümünü stoklarını eriterek karşılar. Büyüme başlayınca süreç tersine döner. Üretim talepten daha hızlı artar. Üreticiler sattıklarından fazla üreterek stoklarını tekrar olağan düzeye çekerler.
Nerede bu stoklar?
2003 yılında 360 ktr.TL GSYİH üretilmiş. Bunun 76 ktr.TL'si madencilik ve imalat sanayi sektörlerine ait. Ayrıca tarımda 40 ktr.TL ve inşaat sanayinde 13 ktr.TL tutarında katma değer yaratılmış. Hepsini toplayınca 131 ktr.TL toplam mal üretimi yapıldığını buluyoruz.
Gelelim harcamalara. Özel ve kamu tüketimi, gayrisafi sabit sermaye yatırımı ve net ihracata toplam 334 ktr.TL harcanmış. Geri kalan 26 ktr.TL ise stoklardaki artışa gitmiş. İkisinin toplamı 360 ktr.TL tanım icabı GSMH'ya eşit. Şimdi oranlara bakalım. Stokların GSMH'ya oranı yüzde 7.3 çıkıyor. Ancak milli gelirin içinde stoklanması olanaksız hizmetler yer alıyor. Mal üretimi ile kıyaslayınca, stokların oranı yüzde 20.1'e çıkıyor. Sadece madencilik ve imalat sanayini alırsak yüzde 34.7'ye tırmanıyor.
Evet, doğru okudunuz. Milli gelir verilerine göre, mal üretiminin beşte biri satılmıyor, stokta biriktiriliyor. Tarım ve inşaat kesimlerini hariç tutarsak, bu oran üçte bire çıkıyor. Bu kadar sto-ğu üreticiler nerede saklıyor acaba? Üstelik 2002 yılında da GSMH'nın yüzde 4.7'si, madencilik ve imalat sanayi katma değerinin ise yüzde 22.4'ü kadar stok artışı gerçekleşmişti. İlginç, değil mi?
Milli gelir ve stoklar
Bütün tersine rivayetlere rağm
Haberin Devamı

