Para Politikası Kurulu'nun dünkü faiz artırımı cesur bir karardır. Önümüzdeki günlerde kamuoyunda anlamı ve sonuçlan ayrıntılı şekilde tartışılacaktır. Her zaman olduğu gibi iktisatçılar kendi aralarında bölüneceklerdir. Bir bölümü az oldu, başkalan çok oldu diyecek, yanında kura müdahale istiyen ve katiyen karşı çıkanlar olacaktır. O nedenle birkaç gözlemle yetineceğim.
Reel ekonomi cephesinden bakarsak, 1.75 puanlık faiz artırımı şişen iç talep balonunun fiyat istikrarını bozucu boyuta ulaştığının PPK tarafından da kabul edildiğine işarettir. Konjonktürün kritik bir noktasında para otoritesi enflasyonla mücadelede kararlılık sergilemiştir. Mali türbülanstan olumsuz etkilenmesi çok muhtemel iç talebe ek darbe vurmaktan çekinmemiştir. Önemli bir gelişmedir. Sonuçlarının dikkatle incelenmesi gerekiyor.
Mali piyasalarda ise, karar kısa dönemde volatiliteyi azaltıcı etki yapmayacaktır. Borsa, döviz kuru ve bono faizleri özünde yurtdışı gelişmeler tarafından belirlenmekte, iç aktörlerin etkisi sınırlı kalmaktadır. Dolayısı ile kısa dönemde kur ve faizin tekrar yakın geçmişteki değerlerine düşmesi ya da borsa endeksinin tekrar eski düzeylerine yükselmesi beklenmemelidir.
Uzun dönemde, tüketim ve yatırım harcamalarının (yani iç talebin) döviz kurundaki düzeltmeye ve faizlerdeki yükselişe tepkisinin hızı ve yoğunluğu belirleyici olacaktır. Mali piyasaların enflasyonla mücadelede başarı sağlandığı ölçüde istikrara kavuşacaklarını söyleyebiliriz.
Merkez'den cesur bir karar
Para Politikası Kurulu'nun dün
Haberin Devamı

