Bir soru ile yola çıkalım. Türkiye ekonomisinin geçmişte yaşadığı büyük sorunların kaynağında hangi neden yatar? En yaygın cevabın tereddütsüz "bütçe açıkları" olacağını söyleyebiliriz.
Sorumsuz maliye politikalarının oluşturduğu devasa kamu kesimi açıkları geçmişte Türkiye ekonomisini gerçekten çok hırpaladı. İç ve dış piyasadan borçlanma ihtiyacı reel faizleri yükseltti. Merkez Bankası'ndan finansman enflasyonu tırmandırdı.
Kamu açıkları bir süre sonra son derece tehlikeli kısır döngüler yarattı. TL "dandik para" haline dönüşünce para ikamesi (dolarizasyon) yaygınlaştı. Sıcak para hareketleri ekonomiyi iyice kırılgan hale getirdi. Mali krizler birbirini izlemeye başladı.
2000'de devreye giren enflasyonla mücadele programı kamu maliyesine büyük bir değişim getirdi. Faiz dışı fazla borç yükü ile tutarlı düzeye yükseltildi. Bütçe disiplini tesis edildi. Olumlu sonuçları yavaş yavaş da olsa görülüyor.
Üçüncü çeyrekte bütçe
Geçen yıla kadar bütçe gerçekleşmelerini her ay ele alma gereğini duyuyorduk. Çünkü kamuoyunda bütçeye disiplin geldiğine inanmıyordu. Ay ay izleyip durumu okuyuculara yansıtmak gerekiyordu.
Geçen yıl zaman aralığını çeyreklere (üç ay) çektik. Yani yılda oniki yerine dört bütçe yazımız çıkıyor. Bütçe disiplini böyle devam ederse önümüzdeki yıl yarıyıla (altı ay) indirme olanağına kavuşacağımızı sanıyorum.
Maliye Bakanlığı Eylül sonu itibarıyla konsolide bütçe gerçekleşmesini açıkladı. Ben iyimser diye bilinirim. Özellikle bütçe açığı sayısının benim beklentilerimden bile daha olumlu geldiğini kabul etmek zorundayım.
İlk dokuz ayda konsolide bütçede gelirler 95.5 milyar YTL, faiz-dışı giderler 68.5 milyar YTL, dolayısı ile faiz-dışı fazla 27 milyar YTL olmuş. 35.2 milyar YTL faiz ödemesi yapılınca bütçe 8.2 milyar YTL açık vermiş.
2004'le karşılaştırma için enflasyonu temizleyerek reel değişimi buluyoruz. Geçen yıla kıyasla gelirler yüzde 11.7, faiz-dışı giderler yüzde 14.7, faiz-dışı fazla yüzde 4.7 artmış. Faiz ödemeleri yüzde 27.3, bütçe açığı yüzde 63.8 küçülmüş.
2005 bütçesi 29.1 milyar YTL açık öngörüyor. Dokuz aylık gerçekleşme yüzde 28'dir. En kötü ihtimalle son çeyrekte bütçe açığı geçen yılla eşit gerçekleşse yıllık açık 17 milyar YTL'ye ulaşır. Milli gelire oranı yüzde 3.5 civarındadır.
Disiplin istikrar getiriyor
Son günlerde dış dünyada tatsız gelişmeler oluyor. Örneğin yüksek petrol fiyatları sadece Türkiye'nin dış açığını büyütmüyor. Amerika'da enflasyonu artırıyor. Amerikan faizlerinin yükselmesi gündeme geliyor.
Bugün dış olumsuz koşullar Türkiye'de büyük bir mali çalkantıya yol açar mı? Bu soruya "Hayır" cevabı veriyorsak, nedeni bütçede yakalanan disiplinde yatmaktadır. Kararlılıkla sürdürülen sıkı maliye politikası Türkiye ekonomisinin temel kırılganlığını gözle görülür şekilde azaltmıştır.
Maliye politikası ve istikrar
Bir soru ile yola çıkalım. Tür
Haberin Devamı

