Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Mali piyasalarda çalkantı

Mali piyasalardaki çalkantı sü

Haberin Devamı

Mali piyasalardaki çalkantı sürüyor. Frenk kökenli yeni bir sözcük yavaş yavaş yerleşiyor. "Türbülans" deniyor. Sık uçak seyahati yapanlar aşinadır. Ani hava hareketlerine denir. Bence "girdap" yakışırdı.

Birkaç genel gözlemle başlamak istiyorum. Birincisi, mali piyasalar daima ve her yerde dalgalanır. Aksi, yani hiç dalgalanmayan bir mali piyasa düşünülemez. O nedenle mali piyasa dalgalanmalarını fazla ciddiye almamakta yarar vardır.

İkincisi, mali piyasalar ve reel ekonomi birbiri ile özdeş değildir. Mali piyasalar ekonominin içinde ama genellikle kıyısında yer alır. Dolayısı ile mali dalgalanmaların çoğu reel ekonomiyi etkilemez. Ya da çok az etkiler.

Reel ekonominin temel eğilimleri
Şubat krizi sonrası yaşanan büyük güven bunalımı mali piyasanın ekonomiye kısa dönemli etkisini artırdı. Bu duruma "çoklu denge" dedik. Reel koşullar aynı iken karamsar beklentilerin kısa dönemde ekonomiye hasar verebildiğini gördük. Uzun dönemde ise mali piyasaların ve beklentilerin etkisi azalır. Yerini reel ekonominin temel eğilimleri alır. Maliye politikasının borç ve reel faiz düzeyi ile tutarlı şekilde sürdürülmesi bunların şüphesiz en önemlisidir.

Temel sağlam tutulunca beklentiler eninde sonunda ona uyumlu hale gelir. Aradaki mali dalgalanmalar aynen öyle kalır. Çalkantılar bir ekonomik krize dönüşmez. Reel ekonomi üstündeki etkisi de kısıtlı kalır.

Kötü dengeden iyisine geçişe "fazilet dairesi" dedik. 2002 ilkbaharında ilk kez yokladı. Ecevit'in hastalığı ve erken seçim karan tekrar bir kötü dengeyi tetikledi. Irak savaşı sonrasında ise geri döndü. Hâlâ devam ediyor.

Bu analizin kısa dönemli mali dalgalanmalar açısından önemli sonuçlan vardır. Öncelik başta maliye politikası, reel ekonomideki gelişmelerdir. Bunlarda sorun yoksa mali dalgalanmalar yakın geçmişte olduğu gibi geçici ve kısmi kalır. Hatta örneğin döviz bozdurmak için bir fırsat yaratır.

"Sıcak para" ve dış mali konjonktür
Ancak, farklı bir bakış da var. Bazıları ekonomideki düzelmeyi çok farklı bir nedene, yurtdışı mali piyasalardaki olumlu konjonktüre bağlıyor. Çünkü ABD faizleri düşük ve uluslararası likidite çok yüksek.

Bu durum yükselen ülkelere yönelen mali kaynakların artmasına yol açıyor. Türkiye mali piyasaları da bu artan ilgiden paylarını alıyor. Velhasıl son dönemde ekonomide yaşanan iyileşme ülkeye gelen "sıcak para" sayesinde gerçekleşmiştir.

Bu analizin de kısa dönemli mali dalgalanmalar açısından önemli sonuçlan vardır. Öncelik ABD faizlerinde ve dış koşullardadır. Dışarısı bozulunca "sıcak para" kaçar ve Türkiye 2001'deki gibi büyük bir mali krizle baş başa kalır. Bu durumda bir an önce YTL'den dövize geçmek en akıllı tavırdır.

İki temel bakışı ana hatları ile özetledik. Tasarruf sahibi açısından önerilenlerin birbirinin tam zıddıdır. Seçim tasarruf sahibinindir. Çünkü tasarruf da risk de getiri de onundur.

DİĞER YENİ YAZILAR