Güncel gelişmeleri ihmal ederek ekonomiye geniş bir perspektiften bakan yazı dizisi sürüyor. Yeni makro politika ortamını sıkı maliye ve para politikaları ve dalgalı kur rejimi üçlüsü ile tanımlayarak yola çıktık.
Toplumsal hafızada derin izler bırakan 1950-2000 dönemi krizleri ile devam ettik. Kur ve enflasyonu patlatan krizleri gevsek maliye ve para politikalarının sabit kur rejimi ile sürdürülmesine bağladık. Dış ticaret açığı neden değil sonuçtur dedik.
Oradan teoriye geçtik. Makro politikalar arasındaki uyumsuzluğun istisna hallerde krize yol açtığını, kural olarak ekonomiyi resesyona soktuğunu söyledik. Bugünkü durum krize kapalıdır ama resesyona açıktır diye bitirdik.
Para politikası krizleri
Analizi derinleştirelim. Sabit kur rejiminde denk hatta fazla veren bütçeye rağmen kriz oluşabilir mi? Teorik olarak "evet" diyoruz. Kore, Tayland vs. eski Asya Kaplanlarının 1997-98'de yaşadığı mali krizler teoriyi doğruluyor.
Bir konuya açıklık getirelim. Politika uyumsuzluğunun krizle sonuçlanmasında konvertibilite ikincildir. Sadece krizin biçim ve yoğunluğunu etkileyebilir. Örneğin konvertibilite yoksa döviz önce karaborsaya düşer sonra devalüasyon yapılır.
Fazla veren bütçe ile kriz çıkması Türkiye'de yadırganır. Geçmiş popülist uygulamalar tüm sorunların bütçeden kaynaklandığı inancını pekiştirmiştir. Halbuki uyumsuz para politikası en çok raslanan kriz nedenidir.
Anahtar "uyum" sözcüğünde gizlidir. Her makro politika tek başına boşluktadır. Ancak diğerleri ile birlikte anlam kazanır. Tek başına bütçe verilerine bakarak maliye politikası, tek başına gecelik faizlere bakarak para politikası hakkında karar veremeyiz.
Bir gecelik faiz düzeyinde sıkı maliye politikası anlamına gelen bütçe dengesi bir başka faiz düzeyinde gevşek kalır. Keza bir bütçe dengesinde sıkı para politikası anlamına gelen gecelik faiz bir başka bütçe dengesinde gevşek kalır. Uyum denklemine dövizde arz-talep koşullarını ve kur rejimini ayrıca eklemek gerekir.
2001 krizi
Kore, Tayland, vs. bütçe fazlalarına güvendi. Oluşan talep balonlarına rağmen faiz ve kur sabit tutuldu, isterseniz o kur ve faiz düzeyinde bütçe fazlası az kaldı, isterseniz o kur ve bütçe fazlasında faiz düşük kaldı, isterseniz o bütçe ve faiz düzeyinde kur değerli kaldı diyebilirsiniz. Makro politika uyumsuzluğu kriz getirdi. Analiz 2001 krizine de ışık tutuyor. 2000'de toplam kamu kesimi faiz-dışı fazlasında milli gelirin yüzde 4.5'u kadar artişla maliye politikası sıkıldı. Para arzı (dolayısı ile gecelik faiz) ise para kurulu benzeri rijit bir sisteme bağlandı. Kur sabitlendi.
Kriz, para politikasının 2000 sonrasında başta maliye politikası olmak üzere borç düzeyi, bankacılık kesimi sorunları, toplumun programa güveni vs. diğer koşullara kıyasla hem tasanmda hem de uygulamada uyum sağlayamadığının kanıtadır.
Makro politika uyumsuzluğu
Güncel gelişmeleri ihmal edere
Haberin Devamı

