Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Kurumsal yapı ve enflasyon

Türkiye'nin yakın geçmişini ve

Haberin Devamı

Türkiye'nin yakın geçmişini ve bugününü ilgilendiren iki fevkalâde önemli soruya cevap arıyoruz.

Bir: Yüksek ve dalgalı enflasyon neden bu kadar uzun sürdü?

İki: Son dönemde enflasyon neden bu kadar hızlı düşmeye başladı?

İlkini cevaplamadan ikincisinin boşlukta kalacağı çok açıktır. Salt iktisat politikası düzeyinde enflasyonun nedeni gevşek maliye ve para politikalarıdır. Mekanizma biliniyor. Kamu açığının para basarak finansmanı enflasyon yaratıyor. Kamu açığı ya/yada parasal genişleme denetim alınınca enflasyon düşüyor.

Demek ki esas aradığımız, enflasyonist iktisat politikalarının nedenleridir. Tam soruyu sorabiliriz. Hangi siyasi, ekonomik, kültürel, coğrafi, toplumsal vs. koşullarda, kamu otoritesi enflasyona yola açtığı bilinen iktisat politikaları izler?

Geçen yazımızda enflasyonla demokrasi arasındaki ilişkiye değindik. Ampirik olarak demokrasilerde yüksek ve dalgalı enflasyona rastlanmadığını gözledik. Bugün kurumsal yapıdan iktisat politikalarına giden nedenselliği ele alacağız.

İki Türk iktisatçı
Amerikalı iktisatçı Douglass North, Nobel iktisat ödülünü kurumlarla ekonomik yapı arasındaki yakın ilişki üstüne çalışmalarla kazandı. 13 ve 23 Nisan 1995 tarihli yazılarımda kurumsal iktisadı tanıtmıştım. 3 Nisan 1997'de John Waterbury'nin "Sonsuz Yanılgılar Karşısında" (Yapı Kredi Yayınlan, 1997) kitabından söz etmiştim.

North'un başını çektiği kurumsal iktisat giderek daha yaygın uygulama buluyor. Son dönemde, Harvard Üniversitesi öğretim üyesi iki Türk iktisatçının, Dani Rodrik ve Daron Acemoğlu'nun araştırmaları yayınlandı.

Acemoğlu, üç iktisatçı ile birlikte kurumsal yapı ile iktisadi istikrarsızlık (enflasyon, kriz, volatilite, vs) arasındaki ilişkiyi irdeliyor. (www.nber.org/papers/w9124) Ampirik yöntemler kullanarak çok önemli bulgulara ulaşıyor. Yürütmenin kısıtlanması, hukukun üstünlüğü, mülkiyet hakları ve bağımsız yargı gibi demokratik kurumların ekonomik istikrarın temel belirleyicisi olduğunu gösteriyor.

Makro-ekonomik istikrarsızlık kurumsal zafiyetin nedeni değil sonucu çıkıyor. Rodrik'in bir başka iktisatçı ile birlikte yazdığı makale IMF yayını Finance and Development dergisinde (Haziran 2003) çıktı. Kurumlarla gelişmişlik arasındaki ilişkiyi inceliyor.

(www.imf.org/external/pubs/ft/fandd/2003/06/pdf/rodrik.pdf). Kişi başına gelir düzeyinin kurumların gelişmişliğine bağlı olduğunu saptıyor. Aynı dergide Acemoğlu'nun da paralel bir makalesi yer alıyor.

Siyaset ve enflasyon
Siyaset ve onun odağını oluşturan devlet, toplumsal yaşamın en eski kurumudur. Başat sözcüğünü de kullanabiliriz. Ekonomik istikrarı belirleyen kurumların başında siyaset gelir. İktisat politikaları esas olarak siyaset tarafından oluşturulur.

Uzun süren yüksek enflasyon dönemi kadar enflasyondaki ani düşüşü anlamak için mutlaka ilgili dönemlerin siyasi gelişmelerini analize dahil ermemiz gerekir. Önümüzdeki yazılarda bunu yapmaya çalışacağız.

DİĞER YENİ YAZILAR