Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Kurumlar ve gelişme

İncelemeye başladığımız makale

Haberin Devamı

İncelemeye başladığımız makalenin adı "Orta-Doğu Neden Ekonomik Olarak Azgelişmiştir: Kurumsal Durağanlığın Tarihi Mekanizmaları". Yazarı Timur Kuran. Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde iktisat profesörü. Journal of Economic Perspectives'de yayınlanmış (Yaz 2004).

Bilinen bir gerçekten yola çıkıyor. Bin yıl önce Ortadoğu ekonomik açıdan dünyanın en gelişmiş bölgesi. Sonra duraklıyor. Batı Avrupa onu yakalayıp geçiyor. Ortadoğu azgelişmiş bir bölgeye dönüşüyor. Bu yüzyılda Doğu Asya da öne geçiyor.

Doğallıkla bu konu bizi yakından ilgilendiriyor. Coğrafi, tarihi, kültürel ve dini anlamda Ortadoğu'nun parçası olduğumuz açık. Özellikle dini unsurların geri kalma sürecine katkısı çok merak ediliyor.

Kurumlar gelişmeyi belirler
Genel sorulan ancak elimizde genel teoriler varsa cevaplandırabiliriz, iktisat, sosyoloji, siyaset vs. toplumsal bilimlerde teorinin aynı zamanda toplumsal evrimi de açıklaması gerekir.

Örnek olarak Marksizmi alabiliriz. Tarihi maddeciliğe göre üretim güçlerinin gelişme düzeyi üretim ilişkilerini belirliyordu. Sınıflar arası çatışma ise değişimin motoru oluyordu.

Daha yakın zamanda, ekonomik gelişme ile kurumsal yapı arasında kurduğu nedensellik ilişkisi ile Douglass C. North Nobel aldı. North'un geliştirdiği analitik çerçeveye "kurumsal iktisat" deniyor. Yazılarımızda sık sık değiniyoruz.

Toplumsal kurumlar nelerdir? Toplumu oluşturan bireylerin birbirleri ile ilişkilerini düzenleyen yazılı ve yazılı olmayan kurallar kümeleridir. Dolayısı ile hukuk, siyaset, ideoloji, din vs. toplumsal faaliyetin farklı yanlarını kapsarlar.

Analizde mülkiyet hakları ve devlet anahtar role sahiptir. Batı Avrupa'nın farklılığı özel mülkiyetin ortaya çıkmasına izin vermesidir. Bu ise tanım icabı yetkisi hukukla sınırlanmış bir siyasi otorite ile mümkündür.

Kurumlar gelişmeyi engeller
Makalede kurumsal iktisat okulunun analitik araçlan kullanılıyor. Ortadoğu'da ekonomik gelişmeyi engelleyen kurumlar araştırılıyor. Neticede dini kökenleri de olan üç kurum bölgenin evrimsel darboğazlarında öne çıkartılıyor.

Hangi üç kurum?

Bir: tslami miras hukukunun nesilden nesile ticari servetlerin bölünmesine yol açması.

İki: islam hukukunun hükmi şahsiyetlere (şirketlere) kapalı gerçek şahıs anlayışı.

Üç: Büyük miktarda toplumsal kaynağı uzun dönemde işlevsiz hale getiren İslamî vakıf sistemi.

Maalesef bugünlük yerimiz bitti. Ama devam edeceğiz. Timur Kuran'ın yukarıda sayılan üç kurumsal engelle ilgili olarak açıklamalarım ve örneklerini okuyucularımla paylaşacağım.

DİĞER YENİ YAZILAR