Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Küreselleşmenin perileri

Haftanın ikinci yansında günde

Haberin Devamı

Haftanın ikinci yansında gündemi 'Davos' işgal etti. Her yıl Ocak sonunda çok sayıda güçlü ve ünlü insan İsviçre'nin bu küçük kayak kasabasında biraraya geliyor. 'Dünya Ekonomi Forumu' bir tür küresel meşhurlar fuarı oluyor.

Bana da küreselleşme sohbetini sürdürme fırsatını veriyor. Osman Ulagay'ın kitabı için 'Küreselleşmenin Cinleri' başlığını kullandım. Bugün küreselleşmeyi neredeyse insanoğlu için bir kurtuluş yolu gören bir kitabı tanıtacağım.

Kitabın adı bile tahrik ediyor: 'Küresel Kapitalizmi Savunmak' (Liberte Yay. 2001). Yazarı Johan Norberg gençliğinde devletsiz toplum ütopyası anlamında anarşizme meyletmiş sonra liberal düşünceyi benimsemiş bir İsveçli.

Liberte Yayınları, (www.liberte.com.tr) Türkiye'de liberal düşünceyi geliştirmeyi ve tanıtmaya amaçlayan Liberal Düşünce Topluluğu'nun (www.liberal-dtorg.tr) kitaplarını basıyor.

Tanıtmayı arzuladığım başka kitapları da var.

Küreselleşmeye methiye
"Ben insanların özgür olmasını, kimsenin kimseyi baskı altında tutmamasını ve özellikle devletlerin insanların etrafını gümrükler ve sınırlarla çevirmemesini istiyorum. Bundan dolayıdır ki kıraç bir deyim olmasına rağmen 'küreselleşmeyi' seviyorum.

Nedir küreselleşme?

İnsanların, bilginin, mal ve hizmetlerin, yatırımların, demokrasinin ve piyasa ekonomisinin ülke sınırlarını her geçen gün daha fazla aşması sürecidir. Bu uluslararasılaşma haritaları yapanların koyduğu sınırların bizi daha az bağlamasına olanak sağladı."

Norberg, "Ekonomide bireysel özgürlüğü savunuyorum" diyor. Ama "Pek çok liberal gibi Fransız Başbakanı Lionel Jospin'e katılıyorum; ihtiyacımız olan piyasa ekonomisidir, piyasa toplumu değildir" diye ekliyor.

Kitabın ilk sayfalarından yaptığım bu alıntılar ana temaları tahmin etmeyi kolaylaştırıyor. Hızlı büyüme, fakirliğin gerilemesi, artan eğitim olanakları, daha çok demokrasi, gelir dağılımının düzelmesi, kadınların özgürlüğü, vs. tüm temel konularda küreselleşmenin etkisinin çok olumlu olduğunu verilerle anlatıyor.

Asya'nın engellenemez yükselişi
Kitabı okurken hızla bir husus berraklaşıyor. Küreselleşmeye son yarım yüzyıl açısından bakınca, tüm olumlu sonuçların gerisinde Asya kıtasının yattığı derhal görülüyor. Küreselleşme Asya sayesinde olağanüstü başarılı duruyor.

1965'ten bugüne dünyada kişi başına gelir iki katına çıkıyor. Ancak kıtadan kıtaya dağılımda büyük farklılıklar var. Bati ülkelerinde yüzde 40, Latin Amerika'da yüzde 60, Afrika'da yüzde 80 artmış. Hepsi dünya ortalamasının altında.

Ya Asya ülkeleri?

Sıkı durun: Kişi başına gelir Asya'da yüzde 300 artmış. Yani dünya verilerini Asya'nın mucizevi performansı yukarı çekiyor. Böylece hızlı büyüyen Asya ülkelerinde küreselleşme karşıtlığının neden yaygınlaşmadığını anlayabiliyoruz.

Küreselleşme süreci ve sorunları ile ilgilenenlerin bu kitaptan çok yararlanacağına eminim. Bu süreçte Türkiye'nin nisbi yerine bir başka yazıda bakacağım.

DİĞER YENİ YAZILAR