Davos toplantıları ile ünlenen World Economic Forum tarafından hazırlanan rekabet gücü endekslerine bakıyoruz. Büyüme ağırlıklı ilk endeksin 2005 sonuçlarını geçen yazıda ele aldık. 117 ülke arasında Türkiye genel sıralamada 66'ıncı sırada yer alıyordu. Alt endekslerde ise teknoloji transferinde 29'uncu çıkmasına karşılık makroekonomik istikrarda 111'inci idi. Yüksek enflasyonun Türkiye'nin rekabet gücünü nasıl aşağı çektiğini vurguladık.
Bugün ilk kez açıklanan Küresel Rekabet Gücü endeksini ele alıyoruz. Yeni endekste mali piyasaların etkinliği, emek piyasası esnekliği, eğitim kalitesi, sağlık sistemi, kamu ve özel kesimde etik değerler vs. ekonomik performansı doğrudan etkileyen etkenler de kapsanıyor.
Türkiye'nin yeri
Endeks üç kategoride toplanmış dokuz alt endeksten oluşuyor. Alt endekslerde altı ülke birincilik alıyor. ABD, Japonya ve Singapur ikişer alt endekste, Danimarka, Şili ve Finlandiya birer alt endekste birinci çıkıyor. Genel endekste ilk üç sırada ABD, Finlandiya ve Singapur görülüyor.
Türkiye 117 ülke arasında 71'inci geliyor. Daha iyi durumdaki ülkeler arasında Mısır (52), Azerbaycan (62), Romanya (67), Ukrayna (68) ve Endonezya (69) dikkatimizi çekiyor. Nedenlerini arama ihtiyacını duyuyoruz.
Birinci kategori "temel gereksinimler:" Türkiye 89'uncu. Alt endekslere bakıyoruz: Kurumlar 56, altyapı 64, sağlık ve ilk eğitim 93 ve makroekonomi 116. Makroekonomide sadece Malavi Türkiye'nin altında...
İkinci kategori "etkinlik zenginleştiricileri:" Türkiye 54'üncü. Alt endekslere bakıyoruz: Yüksek öğrenim ve eğitim 55, piyasa etkinliği 57, teknolojik hazırlık 50. Türkiye tümünde yukarıdaki beş ülkeden daha iyi çıkıyor.
Üçüncü kategori "yenilik unsurları:" Türkiye 44'üncü. Alt endekslere bakıyoruz: İş alemi gelişmişlik derecesi 41, yenilik 51. Gene Türkiye tümünde yukarıdaki beş ülkeden daha iyi çıkıyor.
Bilinen zafiyetler
Küresel rekabet gücü endeksinde Türkiye'yi hangi etkenlerin aşağı çektiği çok açıktır. En önemli zafiyet ilk endeksle aynıdır ve bu kalemde Türkiye sondan ikincidir: Yüksek enflasyon ve beraberinde gelen makroekonomik istikrarsızlık.
Diğer sorunlu alan sağlık ve ilk eğitimdir. Endeksin kullandığı göstergeler arasında çocuk ölümleri, yaşam beklentisi, sıtma ve veremin yaygınlığı yer alıyor. Türkiye'nin özellikle ilk ikisinde verilerinin çok kötü olduğu bilinmektedir.
Bütçe disiplini ve enflasyondaki düşüş önümüzdeki dönemde makroekonomik istikrar endeksinde Türkiye'nin hızla yükselmesini mümkün kılacaktır. Sıra temel sosyal göstergeleri düzeltmek için benzer bir kararlılığın ortaya çıkmasına gelmektedir.
Küresel rekabet gücü
Davos toplantıları ile ünlenen
Haberin Devamı

