Pazartesi günü ilginç bir toplantıya katıldım. Galatasaraylı kardeşim Aykut Eken’in organizasyonu ile Türkiye-Belçika Ticaret Odası ünlü Amerikalı iktisatçı Profesör Hanke’yi ağırladı. Sevgili dostum Ege Cansen’le birlikte yorumculuk yaptık. Steve Hanke bizim mesleğin en renkli kişiliklerinden biridir. Türkiye’nin tıp alanındaki başarıları ile yakından tanıdığı John Hopkins Üniversitesi’nde uzun süredir hoca. Uygulamalı İktisat Enstitüsünün de müdürü.
ABD’de akademik iktisatçıların kamuda görev almaları olağandır. Bernanke, Fischer, vs. çok örnek gösterebiliriz. Hanke de onlar arasında. Başka ülkelere de (Bulgaristan, Arjantin, vs.) danışmanlık yapmış.
Medya ve özel teşebbüste yer alan ise daha azdır. Hanke ünlü Forbes dergisinde yazıyor. Yükselen piyasalara yönelen yatırım fonlarında yöneticilik deneyimi var. Fonlara danışmanlık veren bir şirketin de ortağı.
Sabit kur ve para kurulu
Steve Hanke dalgalı kur rejimine karşı sabit kuru savunan iktisatçılar arasında yer alıyor. Örneğin Nobel iktisat ödülü sahibi Robert Mundell ile benzer görüşleri savunuyor. Piyasa ve özel teşebbüs yanlısı bir iktisatçı olarak tanınıyor.
Döviz kurunu sabitlemek için Hanke “Para Kurulu” rejimini tercih ediyor. Çünkü döviz kurunun hükümet yada Merkez Bankası tarafından idari anlamda sabitlenmesini yeterli bulmuyor. Sabit döviz kuruna kanunlar hatta anayasa düzeyinde garanti istiyor. 1990’ların ikinci yarısında “Para Kurulu” Türkiye’de de tartışıldı. Ben 1998 ilkbaharında para kuruluna geçilmesini önerdim. Bürokratik atalet izin vermedi. Hala önemli bir fırsatın heba edildiğine ve ekonominin boş yere büyük bedel ödediğine inanıyorum.
Velhasıl Hanke bugün de Merkez Bankası yerine “Para Kurulu” tesis edilmesini öneriyor. AB’ye girdiğinize göre paranızı euro’ya bağlayın diyor. Konuşmadık ama “1 avro=1 euro” şeklinde daha genel bir parasal reformu destekleyeceğine eminim.
“Para Kurulu” ile döviz giriş-çıkışları para arzını ve dolayısı ile kısa vadeli faizleri belirliyor. Yani fiilen para politikasından vazgeçilmesi anlamına geliyor. Son beş yılda yapılan para politikası hatalarının Türkiye’ye verdiği zararı düşünürsek fena fikir olmayabilir.
Zamanlama sorunları
Diyelim Hanke’nin önerisini kabul ettik. Geride çok önemli içiçe iki soru kalıyor. Döviz kurunu ne zaman sabitleyelim? Hangi kur düzeyinde sabitleyelim? Tahmin edileceği gibi, ayrıntıya inince işler karışıyor.
Hanke “Kısa dönemde bunu yapamazsınız” diyor. Neden olarak döviz kurunun denge fiyatından çok uzaklaşmış olmasını gösteriyor. Sayı da verdi. YTL en az yüzde 35-40 aşırı değerli dedi. Buna karşılık kısa dönemde büyük bir düzeltme beklemediğini de ekledi.
Hanke bu arada bize Türkiye’nin uyguladığı yanlış para politikası sayesinde nasıl kar ettiğini anlattı. Macaristan ve Polonya’da düşük faizle borçlanıp aldığı parayı yüksek faizle YTL’ye yatırıyormuş. Mart’ta Türkiye pozisyonunun boşaltmış. Ama Temmuz’da geri dönmüş. Şu anda çıkmak için bir neden görmüyormuş.
Kur rejimi ve iktisat politikası
Pazartesi günü ilginç bir toplantıya katıldım. Galatasaraylı kardeşim Aykut Eken’in organizasyonu ile Türkiye-Belçika Ticaret Odası ünlü Amerikalı iktisatçı Profesör Hanke’yi ağırladı
Haberin Devamı

