Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Krueger'in ziyareti

Medyanın televole üslubu IMF b

Haberin Devamı

Medyanın televole üslubu IMF birinci başkan yardımcısına kadar uzandı. Kırk yıllık Profesör Krueger'i "Anne" diye başlığa çıkarmak kimin aklına geldi bilmiyorum. Bu kelime oyunu hoşuma gitmedi desem yalan olur. Krueger'in farklı İstanbul ve Ankara temaslarında neler söylediğini bilmiyorum. Doğrusu ya, çok da önemi yok. IMF'den hükümete gelecek mesajı anlamak için toplantılara katılmak gerekmiyordu. Programın içeriği ve mekanizmaları bilinince, IMF'in hangi konularda hassasiyet göstereceği de kolayca öngörülebiliyor. iktisat neticede bir mantık, bir düşünce disiplinidir. Üslup farkları olabilir. Ama içeriğin özü değişmez.

Programın iki ayağı
Ekonominin 2002 yılı performansını hatırlayalım. Tüketici enflasyonu yüzde 68,5'dan yüzde 29,7'ye geriledi. Milli gelirin büyüme hızı eksi 7'den arü 7'ye gidiyor. Cari işlemler dengesinde ise küçük de olsa bir fazla bekleniyor.

Son elli yılda üç temel göstergenin aynı anda böylesine olumlu çıktığı bir başka yıl yoktur. Üstelik, "hızlı büyüme-düşen enflasyon-dış fazla" üçlüsü siyasi belirsizlik ve seçim ortamında gerçekleşmiştir. 2002 yılında ekonominin toparlanmasını temin eden, IMF ile üstünde anlaşılan programın büyük sapmaya izin vermeden uygulanmış olmasıdır. Olumlu sayılar programın doğru uygulandığı takdirde ne kadar yararlı olduğunu kanıtlamaktadır.

Program deyince ne kastediyoruz? Aslında programın temel nitelikleri zaten jenerik isminde mevcuttur. Literatürde bu tür programlara "enflasyonla mücadele ve yapısal dönüşüm" adı verilmektedir. Program Türkiye ekonomisinin iki temel sorununa birlikte çözüm aramaktadır. Biri enflasyondur. İkincisi ise büyümeyi olumsuz etkileyen yapısal sorunların çözülmesidir. Reformların bir bölümü doğrudan kamu maliyesi ile ilgilidir. Dolayısı ile enflasyondaki düşüşün kalıcı olmasını kolaylaştıracaklardır. Geri kalanı reel ekonominin etkinliğini artırmaya yöneliktir.

Enflasyon düştükçe ve yapısal sorunlar çözüldükçe Türkiye ekonomisi üstüne kâbus gibi çöken darboğazları aşacaktır. Bunlar yapılmadığı takdirde ise sorunlar artacak ve ekonomi büyük mali çalkantılar içinde bocalamaya devam edecektir.

IMF ne diyecek?
Bu koşullarda, "Anne", baba, ya da kardeş, IMF'den gelecek sorumluların ne söyleyeceği çok açıktır. Bir: mali disiplinin sürdürülmesi zorunludur. Yoksa güven unsuru kaybolur ve reel faizler yükselir. Kamu borcunu ödeyemez hale gelirsiniz.

İki: yapısal reformlar savsatılamaz. Çünkü bankacılıkta, kamu maliyesinde, enerji gibi anahtar sektörlerde vs. varolan sorunlar etkin kaynak dağılımına izin vermez. Reel ekonomiyi hırpalar. Hizlı büyümeyi engelller.

Velhasıl, IMF programın 2003 yılında da 2002 yılında olduğu gibi kararlılıkla uygulanmasını isteyecektir. Başka türlü olması mümkün değildir. Ankara'dan gelen işaretlerden, aynen öyle olduğunu anlıyoruz. AKP hükümetinin enflasyonla mücadele ve yapısal dönüşüm programını kararlılıkla sahiplenmeye başlaması çok olumlu bir gelişmedir.

DİĞER YENİ YAZILAR