Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Kriz olur mu?

Son bir aydır her yerde bu sor

Haberin Devamı

Son bir aydır her yerde bu soruya muhatap oluyoruz. Vatandaşın yeni bir kriz çıkmasından korktuğu anlaşılıyor. Neden olarak iç ve dış olumsuz gelişmelere işaret ediliyor.

İçeriden başlayalım. Kur ve faiz yukarı gitti. Dış ticaret ve cari işlemler açığı rekor düzeylere ulaştı. İsterseniz bunlara YÖK kanununun yarattığı siyasi gerginliği de ekleyebilirsiniz.

Dış etkenler arasında ikisi önemseniyor. Biri Amerikan Merkez Bankası Fed'in faizleri yükselteceği yönünde işaretler vermesi. Diğeri de petrol fiyatlarının 40 doların üstüne çıkmaya başlaması. Irak'ta işlerin giderek sarpa sarması da sayılıyor.

Volatilite analizi
Nisan ortasından itibaren mali piyasalarda volatilitenin arttığı bir gerçektir. Üç ana piyasa da volatiliteden etkilenmiştir.

TL kısa sürede dolara karşı yüzde 20'ye yakın değer kaybetti. İkinci el tahvil piyasasında faiz 10 puan yükseldi. Borsa da ciddi şekilde düştü.

En büyük çalkantı Hazine'nin yurtdışında çıkardığı tahvillerde görüldü. Brezilya ve diğer benzer ülke tahvilleri ile birlikte Türkiye tahvilleri de çok değer kaybetti. Yükselen piyasalarda risk primi arttı.

İç ve dış piyasalar için farklı analizler gerektiğini düşünüyorum. İç piyasa hakkındaki görüşlerimi daha önce yazdım. Çalkantıyı Merkez Bankası'nın yüksek miktarda döviz alması sonucu likiditenin azalmasına atfettim. Diğer faktörleri önemsemediğimi belirttim.

Dış piyasadaki olaylar iki paralel gelişmeyi yansıtıyordu. Türkiye dahil, gelişen ülke tahvillerinde spekülatif bir balon oluşmuştu.

Eninde sonunda zaten patlayacaktı. Fed'in faiz arttırımını gündeme getirmesi tetiği çekti. Balon patladı. O kadar.

Şunu özellikle belirtmeliyim. İç piyasa dinamiklerinde yükselen piyasa tahvil fiyatlarının etkisi çok azdır. Bunlar döviz varlıklarında porftöy tercihi için önemli göstergelerdir. Kura ve TL faizlerine etkisi kısmi ve çok dolaylı olabilir.

Düzeltmeler olacaktır
2001 öncesi ile bugünün koşulları çok farklıdır. En önemlisi döviz kurunun serbest bırakılmasıdır.

Zaten dalgalı kurun amacı ekonominin dış dengede (döviz arz-talebinde) oluşabilecek değişmelere uyum sağlamasını kolaylaştırmaktır.

İktisatçı dilinde buna "düzeltme" deniyor. Döviz kuru ya da faiz, şu ya da bu nedenle ekonomik koşulların gerektirdiğinden farklı bir düzeyde oluşunca, sistemin mantığı onları yeni dengelerine yöneltiyor. Örneğin bir kur düzeyinde dış açık büyüyünce kur tırmanıyor.

Bir faiz düzeyinde kredi talebi patlayınca faiz yükseliyor. Son bir ayda yaşananlar bence olağan düzeltmelerdir. Bir kriz riski ya da ihtimali mevcut değildir. Böyle düzeltmelere alışmak gerekmektedir.

DİĞER YENİ YAZILAR