Yaz başında uzun ve sistematik bir yazı dizisi ile ekonomik konjonktüre baktım. Politika uyumunu araştırdım. TL'deki değer artışının Türkiye'yi resesyona götürdüğünü söyledim. Nedeni Merkez Bankasının gecelik faizleri gereksiz yüksek tutmasıdır dedim.
Doğrusu ya, kamuoyu pek etkilenmedi. Ekodiyalog ortaklanın Deniz Gökçe ve Taner Berksoy "ne oldu, hani resesyon geliyordu!" diye takıldılar. Ama ihracat ve üretim artışının ikinci yarıda hızlanacağı beklentileri sürdü.
Geçen ay konuya dönme zamanının geldiğini düşündüm. Dış ticaret, istihdam, sanayi üretimi, kur, vs. temel göstergelerle başladım. Vurucu hamle 12 Aralık'ta (yarın) üçüncü çeyrek milli geliri verisinin yayınlanmasını beklemeye karar verdim.
Evdeki hesap çarşıya uymadı. Pazar günü VATAN ekonomiyi birinci sayfaya taşıdı. Daha ne olduğunu anlamadan Salı günü kendimi manşette buldum: İyimser Hoca Bile Tedirgin!"
Adımız iyimsere çıkmış
"İyimser iktisatçı" sıfatını ben de epeydir kabullendim. Daha doğrusu herkesten duyunca kabullenmek zorunda kaldım. Bu kadar çok insan herhalde yanılmıyordur, demek ki iyimsermişim diye düşünmeye başladım.
Mesafeli bakınca iki neden görüyorum. Biri fizyonomik duruyor. Asık suratlı değilim. Tersine, güleç sayılabilirim. Biraz müstehzi biraz muzip gülümserliğe müsaitim. Bunlarda kolayca iyimserlik okunabilir.
Diğeri içerikle bağlantılı. Enflasyonla mücadelenin başladığı 2000 yılından bu yana yaptığım analiz ve tahminlerin kamuoyunda kabul gören görüşlerden sistematik şekilde aynı yönde sapmasını yansıtıyor. Bu uzun cümleyi açalım.
2000'de başlayan kur çapalı IMF destekli dezenflasyon programını destekledim. Ekonomi büyür, enflasyon düşer dedim. 19 Şubat 2001'de bile devalüasyonu reddettim. İlk ikisinde haklı çıktım. İkincisi tam fiyasko oldu.
Esas iyimser tahminlerim kriz sonrasında ortaya çıktı. Herkes dolar tırmanır derken ben geriler dedim. Herkes ekonomi büyümez derken ben büyür dedim. Herkes enflasyon düşmez derken ben düşer dedim. Son dört yılda adım böyle iyimsere çıktı.
Sorun bende değil
Maalesef sayılar öyle demiyor. 2002 sonrası tahminlerimi gerçekleşme ile karşılaştırıyorum. Her yıl büyüme, ihracat ve ithalatın benim tahminimden yüksek, enflasyon ve kurun ise düşük gerçekleştiği net şekilde ortaya çıkıyor.
Sistematik olarak karamsar tahmin yapan bir iktisatçının adı nasıl iyimsere çıkar? Çok basit. Eğer kamuoyunu ülke gerçeklerini yansıtmayan bir karamsarlık kapsarsa gerçekçiler iyimser zannedilir. Bence olay bundan ibarettir.
Özetleyelim. Dün ekonomi iyiye gider derken iyimser değil gerçekçi idim. Bugün kötüye gidiyor derken gene karamsar değil sadece gerçekçiyim. Konjonktür analizine devam edeceğiz.
İyimser-karamsar sohbeti
Yaz başında uzun ve sistematik
Haberin Devamı

